
|


Türkiye'nin neresi model?
GRAHAM Fuller de Türkiye'nin "başarılı bir model" olduğunu yazıyor.
Fuller, CIA ve Rand Corporation için araştırmalar yapardı; halen de yapıyor mu bilmiyorum, önemsemiyorum da... Önemli olan yazdıklarının ne ölçüde sosyal bilimsel tutarlılığa sahip olduğudur.
Fuller Türkiye'yi model olarak görüyor ama onun kastettiği, bizim resmi ideologlardan çok farklı.
Devletimizin değil, toplumumuzun "model" olduğunu söylüyor:
"Türkiye, örnek alınmaya layık başarılı bir modeldir. Bu onun laikliğinden (secularism) dolayı değildir. Çünkü Türk laikliği din üzerinde total bir kontrole, hatta baskıya dayanır. Türkiye kesinlikle bir model haline gelmektedir, çünkü Türk demokrasisi katı devlet ideolojisini geriletmekte; yavaş ve gönülsüz de olsa, kamuoyunun ve memlekette yükselen demokratik ruhun bir parçası olarak İslami akım ve partilere izin vermektedir..."
* * *
TÜRKİYE'NİN toplumsal gelişme düzeyi ve demokrasi geleneği, Araplardan farklı olarak, İslami akımları da demokratikleşme yönünde etkiliyor.
Fuller, Türkiye'deki sosyo ekonomik gelişme ve demokrasi birikimi sayesinde "siyasi İslamın, başlangıçtaki dar ve demokratik olmayan bir İslam anlayışından" belli bir "politik ve sosyal liberalleşme ve gelişme" sürecinde hızla "sorumlu" davranan bir akıma dönüştüğünü belirtiyor.
Suudiler gibi gelenekçi despot, veya Baasçılar gibi 'ilerici' despot rejimler hem toplumsal gelişmeyi engellemişler, hem "toplumda demokratik bir ruhun yükselmesine izin vermemişlerdir". O yüzden tıpkı laik Arap milliyetçileri gibi Arap İslamcıları da totaliterdirler. Sorun dini değil, sosyo politiktir. Batı'da da faşizm ve komünizm yaşanmıştı.
Toplumsal gelişme ve demokrasi ise, dini akımlarda da liberal değerlere açılım getiriyor. Türkiye de bu bakımdan "model ülke"dir. (G. Fuller, 'The Future of Political Islam', (Foreign Affairs, March / April 2002)
* * *
TÜRKİYE, Fuller'e göre, bu sosyolojik ve demokratik gelişme sebebiyle ve bu gelişmenin İslami akımları liberal değerler yönünde etkilemesiyle "model ülke"dir.
28 Şubat'tan, 12 Eylül'den falan dolayı değil.
Fuller'in yazdıkları Weber ve Eisenstadt gibi Batılı, Nilüfer Göle, Yeşim Arat ve Elizabeth Özdalga gibi Türk sosyologların da tezlerine uygun...
Toplumsal gerçeğe de uygun: Prof. Binnaz Toprak gibi uzman bir siyaset bilimcinin yönetiminde TESEV'in yaptırdığı "Türkiye'de Din, Toplum ve Siyaset" adlı araştırma gösteriyor ki, Türkiye'de İslami kesimler de liberalleşme yönünde bir değişimi yaşıyorlar, irtica korkusu bir paranoyadır.
Paranoyanın simgesi, türbanlı kızlara modern bilimleri yasaklayan haksız ve akla aykırı otoriteryanizmdir.
Kentleşme, piyasa ekonomisi, kitle eğitimi gibi sosyolojik dinamiklerin liberalleştirici rolünü bilmeden Türkiye'nin gelişme yönünü kestirmek imkansızdır.
Türkiye'de artık gelişmelerin ana yönünü tayin eden devlet değil, toplumdur. Türkiye bu başarısıyla modeldir; oligarşik devlet cihazlarıyla değil.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|