
|


Rüyada bile uyanık olmak
Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter filmlerini göklere çıkaran beyin fırtınasının hızı kesildi. Şimdi "çok sesliliğin nimetlerinden" yararlanarak, bazı farklı görüşlerden kırıntılar sunalım.
Önce, adı geçen filmleri romanlarından ayırmak lazım.
Son derece zeki bir yazar olan Tolkien'in 1950'lerde yazdığı Yüzüklerin Efendisi'nde "fantastik bir serüven örgüsünde son derece ilginç ve yaratıcı bir dil, şiirsel bir anlatım" var. (Sabri Kuşkonmaz, Berfin Bahar, Şubat 2002)
Film ise, romandan farklı. Farklı olması doğal, ama bu "bilinçli" farklılığın amacı ne? Aynı dergide bu konuyu inceleyen Özcan Buze, amacı kısa adı CFR olan Council on Foreign Relations'a kadar götürüyor. Buze'ye göre, Türkçesiyle Dış İlişkiler Konseyi olan bu kuruluş yalnızca ABD'nin dış ilişkileriyle ilgilenen bir organ değil. Amerikan devletinin "çelik çekirdeği" sayılan bu kuruluş ABD içinde ve dışındaki bütün politikaları etkiliyor, çeşitli adlar ve kisveler altında "küresel bir dünya hükümeti" gibi çalışıyor.
CFR ve İngiltere'deki benzeri Bentham House'un sinema ve edebiyat dünyasına müdahalesinin çok geniş boyutlara vardığını belirten Özcan Buze Harry Potter gibi Yüzüklerin Efendisi'ni de "metafizik, irrasyonel düşünceyi telkin eden birer ideolojik bombardıman malzemesi" olarak niteliyor.
Ayrıca, Hollywood film sanayiinin ABD silah sanayii pazarının alt kültürünü oluşturmaya yardımcı olduğu savını yabana atmamalı. Uzun uzun ve tekrar tekrar gösterilen savaş sahnelerinin, insanların bilinçaltını nasıl bombaladığını bir düşünün hele.
Aslında, ideolojik bombardımana karşı insanın bilinci sürekli bir dikkat içinde savunma halindedir. İdeolojiyi günlük yaşamdan kopuk fantastik kalıplar içinde, bir rüya aleminde verirseniz, zaten çağın günlük temposu içinde yorulan insanın bu savunma mekanizması gevşer. Rahat koltuğunda filmi seyrederken, fantastik sinema, ideolojik bombardımanıyla çullanır, fark ettirmeden mesajını yerli yerine yerleştirir.
A. Turan Alkan, "Potter histerisi"ne değindiği yazısının bir yerinde şöyle diyor:
"Sinema filmleri, televizyon dizileri, reklam kuşakları, video klipler, bilgisayar oyunları, romanlar ve bütün bu 'kültür ürünleri'nin bombardımanı neticesinde kazanılan düşünce, davranış ve - tabii ki - tüketim alışkanlıkları neticesinde insan artık kendi rüyasını değil, başkalarının rüyasını görmeye ve yaşamaya başlıyor." (Zaman gazetesi, 11 Mart 2002).
Çağımız insanının işi zor. Akıldışı düşünce bombardımanına karşı akılcı düşüncesini savunmak mecburiyetinde. Rüyalarında bile "uyanık" davranmak zorunda. Duygu yoğun sevdasını bile seks yoğun saldırılardan koruması gerekiyor.
Bir şiir Sanal şairimiz Bulut'un dizeleriyle veda:
"Kuşlar ve çocuklar... / telgrafın tellerine konar. / Bilirim seni uykularında... / ben yalnız. / Özlemimi verdin / kuşlara ve sevdamı çocuklara. / Yalan... / ki ben kaldım sana / bir deri bir kemik / ve sonsuz bulutlara / elveda."
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|