
|


Yeni şeyler söylemek zamanı mıydı?
Yaşar Kurt, son albümü "Reflexöte yeni bir şeyler denemek istemiş, besbelli. Ama keşke eski tokatları atmaya devam etseymiş.
NAİM DİLMENER
Çağımızın bilge adamlarından birisi Yaşar Kurt. Uzun bir süredir, doğru bildiklerini, korkmadan çekinmeden yüksek sesle dile getiriyor. Gökalp Baykal, Rashit ve üç - beş başka isimle birlikte, müzik piyasamızın en radikal isimlerinden biri aynı zamanda. "Sokak Şarkıları" adlı ilk albümünü yaptığı günden beri böyle bu. 90 ortalarında yayınlanmış bu albüm ile, Yaşar Kurt, bu dünya ile başı bir ya da birkaç şekilde belada olan herkese tutunacak bir dal uzatmıştı. Kendinizi tamamen koyvermeden, suyun akışına bırakmadan evvel sarılabileceğiniz şarkılardı bunlar. Belki sizi dibe vurmaktan kurtarmayacak ama vurma nedenleriniz konusunda aydınlatacak, suçun sizde olmadığını söyleyecek ve en derin uykulardan uyandıracak şarkılar... Bu ilk albümdeki on iki şarkının tamamı da, albümün adına layık bir şekilde "sokak şarkısı" haline geldiler. Beyoğlu, Tünel ya da Ortaköy’de, bu şarkıları kendilerinden geçmiş bir şekilde yüksek sesle söyleyen birilerine her an rastlayabilirsiniz. İçten içe biriktirilmiş nefretin dışarı vurulabilmesi için bir Yaşar Kurt şarkısından daha iyi yol yok aslında.
Daha ilk albümünü çıkarmadan bile önce, son derece geniş ve son derece tutkulu bir dinleyici grubu edinebilmiş biriydi Yaşar Kurt. Çaldığı yerler tıklım tıklım doluyor, şarkılarını dev bir koro eşliğinde söylüyordu. İlk albümün çıkışı ile birlikte, hayran grubu genişledi, şarkılar yayıldı... İkinci albüm de kolaylıkla gelecek diye bekleniyordu ama olmadı; müzisyenin, plak şirketi ile düştüğü ihtilaf nedeniyle "Göndermeler" için epeyce bir süre beklemek zorunda kaldık. Sonunda o da çıktı ve herkesin Yaşar Kurt şarkıları dağarcığı biraz daha zenginleşti, yeni sıkıntılarla, bunalımlarla karşılaştığımızda söyleyecek daha fazla şarkımız oldu. Henüz yayınlanan "Reflex", Yaşar Kurt’un üçüncü albümü. Müzisyenimiz, ikinci albümün kaldığı noktadan açıyor yenisini: "Durmadan akşam, durmadan sabah durmadan... Zorla akşam zorla sabah durmadan..." "Reflex", ilk beş şarkının sonuna kadar, en sadık Yaşar Kurt hayranını bile şaşırtmayacak bir yolda yürüyor. Altıncı şarkı ile birlikte, Yaşar Kurt hariç herkesten bekleyecebileceğiniz (ve bu nedenle yadırgamayacağınız) bir alana açılıyor albüm... Yaşar Kurt, Vedat Biçkin ve Erkan Oban’ın (ki bu son iki isim düzenlemelerin de sahipleri) gitar seslerinin arasına; akordeon (Nedim Hazar), ud (Çağrıhan Erkan) ve kemençe (Nermin Kaygusuz) nağmeleri katılıyor; şarkılar, Latin Amerika’dan başlayıp, Kafkasya üzerinden İstanbul’a kadar dere tepe yol alıyor... Albümün ikinci yarısında, benim gibi azılı Yaşar Kurt tutkununu şaşırtmayacak tek parça "Kutu Kutu Pense"... Belki biraz da (çok fazla şen bir hava vermiş akordeona rağmen) "Boynum Dik"... Bu şarkıda, Yaşar Kurt’un dizeleri, tıpkı eskisi gibi asi ve sert...
Reflex
Yaşar Kurt
AĞDAŞ
KÜLTÜR & SANAT


Trajikomik aile efsanesi
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Pislik tam da içimizde"
Başka bitli kafalar
Bir derviş ressam
Ben seni seven kadın
Hüzzam makamında Nietzsche
Doğu’nun ilk sanat müzesinden...
"Temiz iş yapmak istemiyorum"
Politika, mizah ve sinema
Yüreğinizin gözü var mı?
Okuyasınız bu yazıyı
Aylak sanatçı yorgundur
Dario Fo Van’da
Savaşa absürd yaklaşım
Kaktüs çiçek açtı
Tutuklu ve aşık Nâzım Hikmet
İnsana ve yaşama dair
Pop’a göz kırpıyorlar
Jean-Claude van Damme’ın muhteşem (!) dönüşü
Arnie Kolombiya’da
Çok özel kutular
Tasarının imgeyle karşılaşması
Derinlikler ve renkler
Almanya’nın yeni sürprizi
Yeni şeyler söylemek zamanı mıydı?
Fantazya artık daha zengin
Şiir severlere yeni soluk
Haftanın albümleri
Sözcüklerin bir "yer"i olmalı
Hayat atölyesi
Bir kesişim: Radyo - Internet
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|