
|


Ecevit'in Forum İstanbul mesajı: Geriye dönüş mü?
Bu köşede dün çıkan yazım, "Ekonomide bıçak sırtı: Arjantin tehlikesi bitti mi?" başlığını taşıyordu. İyimser sinyaller veren bir başlık değildi bu. Bir yıldır iyi yolda giden ekonomi programından sapma eğilimlerini konu alıyor ve bazı tehlikelere işaret ediyordu.
Tedirginliğim dün arttı.
Çünkü, Başbakan Ecevit'in Forum İstanbul'da yapmış olduğu konuşma bazı açılardan ekonomi programının topun ağzına gelebileceği izlenimini veriyordu.
Geriye dönüş mü sorusunu akla getiriyordu.
Hangi bakımlardan?
Biri, büyüme - enflasyon...
Öteki, bağımsız kurullar...
Ecevit konuşmasında, enflasyonla mücadele adına büyümeden taviz verilmesi gerektiği yolundaki görüşlere katılmadığını belirtti. Bu sözlerin ilk bakışta IMF programının özüyle çelişir bir havası vardı.
Ne demek istiyordu Başbakan?
Büyüme için enflasyon mu boşlanacaktı? Hem yüksek büyüme hem enflasyonla mücadele bir arada nasıl olacaktı? Böylesine mucizevi bir formül arayışı mı başlıyordu hükümette?
Başka sorular da akla takılıyordu:
Program değişikliği için IMF ile masaya mı oturulacaktı? Yoksa IMF'ye rağmen vites mi değiştirilecekti?
Ya da Ecevit'in konuşması, enflasyonla mücadelenin sevimsizliğine şal örtmeye çalışan klasik bir siyaset adamı çıkışı sayılabilir miydi?
Hangisi, bilemiyorum.
Ancak Ecevit'in bu konuşmasının Kemal Derviş'in ofisinde, Hazine'de, Türk lirasının hak ettiği yere gelmesi için fiyat istikrarını bir numaralı hedef olarak benimsemiş Merkez Bankası çevrelerinde tedirginlik yarattığı söylenebilir.
Aynı zamanda bu konuşmanın mesajı, özellikle dış yatırımcılar nezdinde, "Koalisyon hükümeti bu programı sonuna kadar götürmeye niyetli değil" şeklinde algılanabilir.
Bu durumda güvensizliğin büyümesi, Türkiye'ye dönük olarak dış kaynak, dış kredi musluklarının açılmasını biraz daha geciktirir. Dışarıya giden paraların geri dönüşünü erteler.
Bir nokta daha var:
Başbakan Ecevit konuşmasında devlet içindeki 'özerk kuruluşlar'dan bir kez daha yakındı. Bu konuda yasa değişikliğine gidileceğinin işaretini verdi. Daha önceki bir konuşmasında bu çerçeveye Bankacılık Üst Kurulu'nu da koymuştu Ecevit.
Bu eğilim de yapısal değişim açısından tedirginlik verici. Çünkü, ekonomideki yapısal değişim sürecinde ortaya çıkan bu özerk kurullar, politikacıların ekonomide kamuyu babalarının çiftliği gibi kullanmalarına set çekmek isteyen isabetli bir anlayışın ürünüydü. Politikacıların ekonomik açıdan devletle ilişkilerini şeffaf, somut kurallara bağlamayı öngören bir ihtiyacı yansıtıyordu.
Şimdi ne yapılmak isteniyor?
Aşırılıkları törpülemek mi?
Yoksa geriye dönüş mü?
Büyüme derken popülizm mi yine?
Enflasyona boş vermek mi? Kamuyu baba çiftliği olarak görme zihniyetine çark etmek mi?
Bilemiyorum.
Son derece isabetli bir proje olarak iki gün önce sahneye ilk adımını başarılı biçimde atan Forum İstanbul'da Başbakan Ecevit'ten daha farklı bir konuşma beklenirdi. Geçmişi çağrıştıran değil, geleceğe bakan ufuk açıcı bir vizyonu keşke seslendirebilseydi Sayın Ecevit...
Ne yapılmak isteniyor? Yoksa seçim beklenenden daha çabuk mu kapıyı çalacak? Ekonomide bunca fedakarlık yine boşa gidebilir mi? Hükümetin havası, ipin ucunun boşlanmaya başladığı 2000 yılının sonbaharına mı dönüyor?
Düşünmek dahi istemiyorum bu ihtimalleri...
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|