28 Mart 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Piyasalardaki asabiler

     Finans piyasalarında kredi verenler pek genç olmazlar. Oysa dünyanın her yerinde hisse senedi, döviz veya bono gibi varlıkları alıp satanlar cıva gibi gençlerden oluşur. Aslında uzun süre şaşırdığım bu gerçeği anlamak zor değildir. Malum; kredi vermek cesaret istese de müşteriyi tanımak daha önemlidir. Bu da deneyim ister. Oysa son derece kaygan bir zeminde hareket eden finans piyasalarında al - sat yapabilmek hem cesaret, hem de çabuk karar vermeyi gerektirir. Bir de risk alanın stres de aldığını unutmayalım. Genç yaşta stres kaldırılsa da, yaş geçince kalp krizinden götürüyor.
     Fon yönceticilerinin stres ve sağlığı Amerika'da da ilgi çekmiş. Amerika'nın belki en saygın ekonomik araştırmalar kuruluşu olan NBER (Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu) geçenlerde (Mart 2002) son derece ilginç bir araştırma yayımladı. Dmitry Repin ve Andrew Lo isimli araştırmacıların ele aldığı çalışmanın başlığı: Gerçek - zaman Finansal Risk Süreçlerinin Psikofizyolojisi. Başlık karışık geldiyse açıklayalım: Çeşitli finans piyasalarında al - sat işi yapanların ruh hali ve bunun onların sağlığına yansıması.
     Malum; davranışsal ekonomi son zamanlarda çok moda. Yatırımcıların rasyonel olmayan duygularına örnek olarak aşırı güven, aşırı tepki, sürü anlayışı, zarardan kaçınma, korku, doyumsuzluk, veya en azından iyimserlik ve karamsarlık gösteriliyor. Belirttiğimiz çalışma da bu tür duyguların anlık alım - satım yapanlarda ciddi etkiler yarattığını gösteriyor.
     Bu doğrultuda Boston'da tanınmış bir finans kuruluşunun on profesyonel döviz ve faiz türev işlemcisi adeta kobay yapılmış. Grubun yarısı daha deneyimli elemanlarmış. Her işlemcinin yüzü, elleri ve kolları elektronik sensörlere bağlanmış. Derisi, kalbi, yüz ve kol kaslarının aktiviteleri ile vücut ısıları izlenmeye alınmış. Bellerinden önlerindeki monitörlere bağlanan bu sensörler yaptıkları her işlemle beraber kayda giriyormuş. Tıpkı uçak pilotlarının veya şoförlerin simülasyon araçları gibi.
     Üç piyasa konjonktüründe tepkiler sınanmış: sapma, trend dönüşü ve artan volatilite. 13 para birimi ve iki future sözleşmesinin konu yapıldığı bu sınamada, otonom sinir sisteminin bağlı olduğu fizyolojik değişkenler izlenmiş. Sonuçlar insan fizyolojisinin piyasadaki değişimlerden etkilendiğini gösteriyor. Yani piyasadaki her oynama vücutta da belli değişikliklere neden oluyor. Buna kalp de dahil! Deneyimli ve deneyimsiz oyuncular arasında da farklıklar gözleniyor. Deneyimliler çabuk afallamıyor, daha sakin oluyorlar. Duygusallığın ve sezgilerin son derece egemen görülmesi ise araştırmanın başka bir ilginç sonucu. Karar almada bu iki faktör öne çıkıyor. Risk ortaya çıktığında elbette her işlemcinin insani tarafları beliriveriyor.
     Düşünüyorum da, bir başka çalışmaya daha ihtiyaç var gibi geliyor. Acaba al - satçıların ömür beklentileri (kaç yıl yaşadıkları) değişiyor mu? Veya bir süre sonra kaçı işi gücü bırakıp balıkçı oluyor?
     
     hursit@marun.edu.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Yargıyı eleştirmek

Melih AŞIK
Erciyes’ten ses

Fikret BİLA
MGK ve Kürtçe yayın

Hasan CEMAL
Ecevit'in Forum İstanbul mesajı: Geriye dönüş mü?

Yılmaz ÇETİNER
Kriz bitti Maksim ile Çakıl açıldı

Güneri CIVAOĞLU
Akıl Oyunu

Can DÜNDAR
Bizi internet mi mahvetti?

Hurşit GÜNEŞ
Piyasalardaki asabiler

Sami KOHEN
Bu zirveden ne çıkar?

Tuncay ÖZKAN
Ölen ölür de ya sağ kalanlar?

Hasan PULUR
Aman susun konuşmayın!

Derya SAZAK
Hedef 2023 yarının kurulması

Meral TAMER
Türkiye'de bekle - gör, Vietnam'a gir!

Güngör URAS
Askeri harcamada dünya birincisiyiz

M. Ali BİRAND
AB konusunda tutum değişiyor...

© 2002 Milliyet