
|


Daha yazılacak çok film vardı...
Türk sinemasının kıdemli yazarı, gazetemizin film eleştirmenlerinden Erman Şener’i 60 yaşında kaybettik
Sinemamız en renkli kişiliklerinden birini, gazetemiz Erman Abi’sini, basın-yayın mezunları Erman Hocalarını, Yeşilçam ise en sadık savunucusunu yitirdi... Sinema yazarı ve eğitimcisi Erman Şener, dün sabah, karaciğer yetmezliği nedeniyle, evinde yaşama veda etti.
44 yıllık gazeteciydi
1942’de Afyon’da doğan Erman Şener, İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde öğrenim gördü. 1958’de gazeteciliğe başladı. Serbest muhabirlik yaptı; 1967-73 arasında Ses Dergisi’nde çalıştı. 1973’te Milliyet Gazetesi’ne girdi. Bir dönem film eleştirmenliği yaptı. Milliyet Sanat Dergisi’nde eleştiri ve incelemeleri yayımlandı. Mizahi diliyle geniş bir okur kitlesine ulaştı.
Okulda rekor kırdı!
Şener, 1977-80 yıllarında Anadolu Üniversitesi’nde, sonra da İstanbul Üniversitesi’nde öğrencilere devamlılık rekoru kırdıran sinema dersleri verdi. 80 ve 90’lı yıllarda gazetemizde televizyon filmi eleştirmenliğini de sürdürdü. Aynı dönemlerde TRT’de Türk sinemasının seçkin örneklerine yer verdiği "Çarşamba Sineması"nı hazırlayıp sundu.
Gazeteciler Cemiyeti ve Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyesi olan Şener’in 1970’ten başlayarak şu kitapları yayımlandı: "Yeşilçam ve Türk Sineması, Kurtuluş Savaşı ve Sinemamız, Festivaller, Sinema Seyircisinin El Kitabı, Ses Sanatçılar Ansiklopedisi, Arkın Sinema Sanatçıları Sözlüğü, Sinemaya Giriş, Televizyona Giriş." Şener’in cenazesi bugün Söğütlüçeşme Camii’nde kılınacak öğle namazından sonra toprağa verilecek.
‘Gidişi çok erken oldu’
Doğan Şener:
"Erman ilginç bir insandı. Çok geniş bir kalem koleksiyonu vardı. 20 yıldır ilginç kalemler toplardı. Bir de muazzam bir sinema arşivi vardı. Çok üretken ve çalışkandı. Soyadlarımız aynı olduğundan çoğu kişi bizi kardeş sanırdı. Ama gerçek şu ki, kardeşten daha yakındık... Ailesine çok düşkündü. Yemeğe gittiğimiz zaman onlardan birinin sevdiği bir yemek varsa, tıkanır, yiyemezdi. Evde otursun, yazsın, çizsin isterdi."
Atilla Dorsay:
"Sevgili Erman... Sen de çekip gittin.. Ne erken, ne zamansız bir ölüm bu. Sadece 1942 doğumluydun ve bu yüzden sana vermeyi tasarladığımız Sinema Yazarları Emek Ödülü’nü 2 yıldır erteliyorduk; araya daha yaşlılar girdiği için... Yazık, sana bu ödülü asla veremeyeceğiz artık... Yüreğin her şeye karşı sevgiyle doluydu. Seni, içki söyleşilerini, fıkralarını ve sinemaya bağlılığını çok arayacak, çok özleyeceğiz. Ruhun şad olsun"
Agah Özgüç:
"Atılgan, acar, kimseye taviz vermeyen bir kişiliğe sahipti. Çok iyi yazılar yazan, sinemayı iyi tanıyan bir dostumuzdu. Türk sinemasına karşı olmayan, hep Yeşilçam’ın tarafında yer alan, bunun nedenlerini de doğru açıklayan biriydi."
Necip Sarıcı: (Lale Film Stüdyosu’nun sahibi)
"En mütevazı sinema yazarıydı. Hiçbir şeyle övünmezdi. Ama sinemaya çok hizmeti oldu. Kitapları çok önemliydi. Türk sinemasının son dönemini anlatan yeni kaleme aldığı kitaba çok özen gösteriyordu. Ama kitaba hastalığı nedeniyle ara vermişti, bitiremedi..."
YAŞAM


Daha yazılacak çok film vardı...
Yoksul yavru çok sığınacak yuva yok!
Stres AIDS gibi
Vah zavallı doktorum!
Namaz kılıp, seri cinayetler işledi
Hayat ‘ucuz’ bıçak pahalı
Oyuncak silahla bankayı soydu!..
Loto doçenti 4’te kaldı
Süt sağamadı uçak yaptı
Çağlar’ın adıyla dolandırıcılık
Lisede kavga çıktı: 3 yaralı
Liseli Pınar iki kurşunla intihar etti
SAYFA BAŞI

|
|

|