30 Mart 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Yakup Cemil...

     KÖŞE yazarları olarak bazen köşelerimizi "Yakup Cemil gibi" mi kullanıyoruz?
     Benim bu soruya cevabım, "evet, maalesef"tir.
     Yakup Cemil, İttihat ve Terakki Komitesi'nin silahlı militanıydı... Bazen "Cemiyet - i Mukaddese" dedikleri komitenin emriyle, bazen kendi öfkesiyle, "muhalifler"i vururdu.
     Bugün böyle adamlar yok çok şükür. Emirle yazan hiç kimseyi de görmedim... Ama köşelerimizi bazen "silah gibi" kullanmadığımızı kim iddia edebilir?
     Ertuğrul Özkök'le konuşmasında, bu tür yazıları kastederek "Yakup Cemil" benzetmesini Demirel yapmış.
     Demirel'e karşı olmak, köşelerimizi nasıl kullandığımız konusunda özeleştiri yapmamızı engellememeli.
     * * *
     ELEŞTİRECEĞİMİZ kişi veya kurumlara mutlaka hakaret etmek, lakap takmak, aşağılayıcı deyimler kullanmak zorunda mıyız?
     "Satılmış, liboş, dönek, dinozor, adi, alçak, melun, ajan, beşincikol" gibi çirkin deyimleri kullanmadan eleştiri, hatta hiciv yapamaz mıyız?
     "Şüpheli, sanık, mahkum" kavramları arasındaki ciddi hukuki ve ahlaki farkı bilmek ve gözetmek zorunda değil miyiz?
     Kamuoyunda tanınmış bir kişinin veya siyasi bir grubun gözaltına alınmasını, yargılanmasını haber yaptığımız gibi beraat etmelerini de aynı şekilde haber yapıyor muyuz?
     'Linç duygusu'na kapıldığımız dönemler olmuyor mu?
     RTÜK çeşitli yönlerden eleştirilebilir ama verdiği cezalarda "kişileri eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ve aşağılayıcı yayınlar"ın büyük bir yekün tutmasının bir anlamı yok mu?
     Elimizdeki kalem ve ekran gücünü zaman zaman silah gibi, en azından sorumsuzca kullandığımızı inkar edemeyiz.
     Bu ciddi bir sorundur.
     * * *
     MEDYA gücünün sorumlu ve olgun bir biçimde kullanılmasını sağlamak için "basın ahlak kuralları" ve "basın hukuku" ortaya çıkmıştır.
     Yargı ağır işleyen bir mekanizma olduğu için... Ayrıca, kanunen suç olmasa da, meslek kurallarına aykırı yayınlar da olabileceği için, dünyanın her yerinde mahkemelerden başka basın ahlak kurumlarına ihtiyaç duyulmuştur.
     Meslek kurallarını gerçekten titizlikle uygulayan Basın Konseyi böyledir.
     Gazeteciler Cemiyeti "basın ahlak ilkeleri"ni yayımlamıştır. Haberde objektiflik ve kişilik haklarına saygı bu ilkelerin özüdür.
     Basın organları kendi içlerinde 'mesleğin anayasa kuralları'nı tespit etme gereğini duymuşlar, bu açıdan iç denetim mekanizmaları kurmuşlardır: İlk örneğini Milliyet'te gördüğümüz ombudsmanlık bunlardan biridir...
     Doğan Medya Grubu Yayın Konseyi de yayınlarda meslek ilkelerini, kişilik haklarını daha bir özenle korumak için oluşturulmuş, bu yönde ilkeler tespit etmiştir.
     Elimize kalemi alınca veya ekrana çıkınca "eli silahlı adam" psikolojisine kapılmamızı önlemek için, bu tür 'dışarıdan denetim'ler her zaman yetmiyor. 'İçimizde', ruhumuzda bir sorumluluk duygusunun ve özeleştirinin olması lazımdır. Buna ihtiyacımız var...
     
     t.akyol@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Yakup Cemil...

Melih AŞIK
Philip’i sökelim

Fikret BİLA
Ecevit - Derviş görüşmesi

İpek CEM
Özel bir durum

Hasan CEMAL
Ecevit fotoğrafın bütününü ne kadar görüyor?

Güneri CIVAOĞLU
Rakamlarla Kürtçe

Can DÜNDAR
İşgal en büyük terördür!

Abbas GÜÇLÜ
Eğitim Gönüllüleri Vakfı???

Sami KOHEN
Hep aynı tavır...

Mehmet Y. YILMAZ
...Ve olaylar böylece gelişir!

Meliha OKUR
Şükür’den ‘Akın Tekstil’ çalımı

Hasan PULUR
"Yarılmaca"dan "Havariler"e

Derya SAZAK
Model Avrupa Birliği

Meral TAMER
McKinsey'in fendi, Betil'i yendi

Tamer HEPER
Ben de bilmiyorum

Metin TOKER
Askerin rahatsızlığı nedendir?

Güngör URAS
Betil yeni bir aşk yeni bir iş arıyor

M. Ali BİRAND
Neden vergi veriyoruz?

© 2002 Milliyet