03 Nisan 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Halkbank’ın öteki yüzü

     Halkbank...
     1 katrilyon 250 trilyon lira sermayeli bir banka...
     A Grubu hisseleri temsil eden Hazine, B Grubu hisseleri temsil eden tamı tamına 15 bin 674 kişi var. Yahu, nereden çıktı bu 15 bin 674 kişi filan demeyin olur mu?
     Bakın, beraberce nereden nereye geleceğiz?
     Yıl 1938. Türkiye’de sermaye kıt. Halk sandıkları kanalıyla girişimci teşvik ediliyor. Kaynağını, "temeli doğru atılacak kurumlara yönlendirsin" fikri kabul görüyor. Türkiye’nin her tarafında oluşturulan sandıklar adeta "federasyon" çatısı altında toplanıyor. Ve 1960’lı yıllarda Halk Sandıkları, Halk Bankası Anonim Ortaklığı’na dönüşüyor. Çünkü altın karşılığı buraya para yatıranlara hisse veriliyor. Amaç, küçük işletmelere kaynak yaratacak sistemi kurmak.
     
Genel kurul hakkı iptal edildi
     Her yıl genel kurullar yapılıyor. Bilgi veriliyor. Ancak 1980’lere gelindiğinde KiT’lerle ilgili bir düzenleme yapılıyor. Ve kanun hükmünde kararname çıkıyor. Halk Bankası Anonim Ortaklığı’nın AŞ olma hakkı devam ediyor ama genel kurul yapma hakkı iptal ediliyor. A Grubu hisseleri temsil eden Hazine, hani görev zararı diyoruz ya, sürekli buna bağlı sermaye artırımı yapıyor.
     Al gülüm ver gülüm hesabı yöneticiler, genel müdürler, bu ortak sayısına rağmen atanıyor.
     Ancak gelinen noktada bu sistem çalışmıyor. Halk Bankası için de yeni bir dönem başlıyor. 15 Kasım 2000’de çıkan 4306 sayılı bir yasa ile bankayı 32 ayda rehabilite etme ve özelleştirme süreci başlıyor. Kaynak aktarımı yapılıyor.
     Adam sende bundan bize ne diyebilirsiniz. Biz demiyoruz.
     Çünkü; 4306 sayılı yasada A Grubu hissedarlar ile B Grubu hissedarlar arasında, sermaye artırım kararları dahil her ortağa verilecek kaynağın net olarak açıklanmadığını görüyoruz. Biliyoruz ki; bu kadar çok ortağı olan bir banka çok ortaklı halka açık banka statüsündedir.
     Türk Ticaret Kanunu’na göre burada bir çarpıklık yok mu?
     Acaba bu statü Sermaye Piyasası Kanunu’na göre nasıl tanımlanmış?
     Kimse bu çarpıklığın farkına varmadı mı?
     
TESK ve TOBB’a sorulmalı
     Öncelikle Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne sormak gerekiyor:
     Siz; sizin tabanınızı temsil eden bu hissedarlarla ilgili bugüne kadar ne yaptınız, hangi çabayı harcadınız?
     Halkbank’ı Kobibank yapalım diye yola çıkarken, ya da "biz, buraya talibiz" diye nutuk atarken niçin bu tabloyu açık açık bize anlatmadınız?
     İşte geldiğimiz nokta; hep aynı...
     Ama bunların üzerine bir bardak soğuk su içmeyi de denemeyin diyoruz...
     
     melihao@cnnturk.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
'Kasap' durdurulsun

Çetin ALTAN
Eveeet, evet...

Melih AŞIK
Doğrusu nedir?

Fikret BİLA
Vahşete bakış

İpek CEM
Şiddete seyirci kalıyorlar...

Hasan CEMAL
Şaronizm de, intihar terörü de çıkmaz sokak!

Güneri CIVAOĞLU
Sanat voltası

Abbas GÜÇLÜ
Cesur kararlar uygulanabilecek mi?

Hurşit GÜNEŞ
Patrick'i arıyorum

Nail GÜRELİ
Dokunulmazlık arası suç duyurusu

Sami KOHEN
Amerika ne bekliyor?

Mehmet Y. YILMAZ
Arafat’ın belindeki İsrail silahı

Meliha OKUR
Halkbank’ın öteki yüzü

Tuncay ÖZKAN
Savaşa karşı çıkmanın bedeli

Hasan PULUR
Üçü de kadın, üçü de gazeteci...

Meral TAMER
Krizde büyüyen de var

Ece TEMELKURAN
Yeryüzü kayıtları: Filistin

Tamer HEPER
Düşünceleriniz hukukidir

Güngör URAS
İç talep artmadan büyüme olmaz

M. Ali BİRAND
Türkiye’nin riyakarlık örneği

© 2002 Milliyet