03 Nisan 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Yeryüzü kayıtları: Filistin

     Kötüler, güçlüdür. Güçlü oldukları için kötüdürler; kötü oldukları için güçlü.
     Güçlü oldukları için kötüdürler; çünkü güç, kendine duyduğu hayranlıkla er ya da geç kötülüğe evrilir. Henüz kötülüğe dönüşmemiş bir güç, kendini tutmaktadır ve güç kendini tutamaz. Onu tutabilecek olan ancak bir başka güçtür. Güçlü olan tutulamaz olduğu için korkutucudur. Korkutan şey kötüdür. Korku kötülüğü çağırır.
     Kötü oldukları için güçlüdürler; çünkü kötü olan için engel yoktur. Çünkü kötü özdeşim kuramaz; ilkeldir. Bu yüzden onun için acı yoktur. Acı yoksa engel de yoktur; sakınımsızdır. Sakınımsız olan güçlüdür.
     Önce Afganistan’da şimdi Filistin’de olanlar, bundan sonra savaşın efendileri nerede isterse orada olacak olanlar, tastamam bunlarla ilgilidir. Tek kutuplu dünyayla birlikte kontrolsüz gücün düzeneği kurulduğunda "Yaşasın!" diye bağıranlar, şimdi güç ve kötülükle ilgili bu basit fizik kuralının kendini fütursuzca gerçekleştirdiğini görmekten dolayı çok "hüzünleniyorlar" mıdır acaba?
     Umut, hüzün vesaire
     Hüzün, yenik bir sözcüktür. Hele umut. O, baştan kaybetmiş bir sözcüktür. Güce ve kötülüğe karşı bir şey yapmak için umut gerekmez; durum umutsuzsa da yapılacak bir şey vardır. Filistin’de durum umutsuzdur. Ama kötülüğün gücü durdurulamıyorsa, hiç değilse, sırf insanlığın kayıtlarına geçsin diye, yazılabilir. Geleceğin çocuklarına, bir zamanlar büyük adamların bütün yeryüzüne karşı hiçbir zeka pırıltısı barındırmayan yalanlar söyleyerek ezilmiş bir halkı yok ettiğini yazmak gerekir. Kayıtlar için... Aslında kimsenin bu yalanı yemediğini, ama güç karşısında nasıl da inanmış gibi yapmak zorunda kaldığını, "savaşın efendileri işlerini bitirinceye kadar" herkesin nasıl uslu uslu oturduğunu, Arafat’ın mum ışığında eski, dramatik hallerini sürdürmeye çalışmasını, Filistinli oğlan çocuklarının gözleri bağlıyken kıpırdamayan dudaklarıyla çok şey söylediğini, bütün erkeklere bağlanan göz bağlarının bir örnek olmasının bütün bu planın çok önceden yapıldığının en berbat kanıtı olduğunu...
     
     Sümsük insanlık
     Geleceğin çocuklarının, insanlığın ne mıymıntı, ne sümsük bir şey olabileceğini anlaması gerekir. Kayıtları eksiksiz tutmak mecburidir. Çünkü belli ki, 11 Eylül’den sonra kurulan dünya düzeninde, geleceğin çocuklarının insanlığın matematiğini anlamak için, artık kötülüğü ve korkuyu daha çok anlamaları gerekecektir. Yeni bir çağ başlamıştır. Gücün ve kötülüğün daha pervasız olacağı, insanlığın ne kadar sakil ve düşük olabileceğinin görüneceği bir çağ. Güç ve kötülük yayılacaktır. Kayıtları tutmak gerekir. Geleceğin çocuklarına "dünyayı kurtarmak" için iyi bir neden söylemek gerekir. Ezenle ezilenin artık iyice netleştiği bir çağda onlara ezilenlerin yanında durmak için iyi bir gerekçe kaydetmek gerekir. Yazık ki, iyilerin, geleceğin çocuklarını ikna etmek için daha iyi insanlar olmaktan başka bir gerekçesi yoktur; daha güzel insanlar olmaktan başka... Gülmek ve öpüşmekten, güneşe karşı gerinmek ve birine sarılmaktan, ıslık çalmak ve kahkaha atmaktan başka... Ama kayıtlar yeterince iyi tutulursa... Belki. Umut olmasa bile, yine de...
     Çok yıllar sonra, bir akşam güneş batarken, sandalyesinde ayaklarını sallaya sallaya çaya batırılmış "püsküüt" yiyen ve yeryüzü kayıtlarını okuyan bir çocuğun, dünyayı değiştirme fikrine kapılmasını dileyerek ve Yeryüzü Kayıtları Ustası Çetin Altan’a "Hoşgeldiniz" diyerek...
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
'Kasap' durdurulsun

Çetin ALTAN
Eveeet, evet...

Melih AŞIK
Doğrusu nedir?

Fikret BİLA
Vahşete bakış

İpek CEM
Şiddete seyirci kalıyorlar...

Hasan CEMAL
Şaronizm de, intihar terörü de çıkmaz sokak!

Güneri CIVAOĞLU
Sanat voltası

Abbas GÜÇLÜ
Cesur kararlar uygulanabilecek mi?

Hurşit GÜNEŞ
Patrick'i arıyorum

Nail GÜRELİ
Dokunulmazlık arası suç duyurusu

Sami KOHEN
Amerika ne bekliyor?

Mehmet Y. YILMAZ
Arafat’ın belindeki İsrail silahı

Meliha OKUR
Halkbank’ın öteki yüzü

Tuncay ÖZKAN
Savaşa karşı çıkmanın bedeli

Hasan PULUR
Üçü de kadın, üçü de gazeteci...

Meral TAMER
Krizde büyüyen de var

Ece TEMELKURAN
Yeryüzü kayıtları: Filistin

Tamer HEPER
Düşünceleriniz hukukidir

Güngör URAS
İç talep artmadan büyüme olmaz

M. Ali BİRAND
Türkiye’nin riyakarlık örneği

© 2002 Milliyet