04 Nisan 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Eğlencede uyuşturucu gölgesi

Reina dolu dizgin, Süper Star’dan müthiş performans, Oba açılıyor, Dr. Bilal Rakkas’da, Sarıyer’de Mer, Selin; Onur’u seviyor, Çapamarka’da keyifli geceler...

     Şimdi yazacaklarıma önce annem, sonra can dostum İzzet Çapa ve sırdaşım İsmail Akkaya çok kızacaklar. Çünkü yıllar önce uyuşturucu mafyasından neler çektiğimi çok iyi bilirler. Posta Gazetesi’nin çıktığı yıldı. Pasha’nın da Genel Yayın Yönetmeniydim. Gençliğin ve sosyetenin uyuşturucu alışkanlığını
     yazı dizisi yapmıştım. Dizi yayınlandı, arabam parçalandı, yolum kesildi, yüzlerce tehdit telefonu aldım. Sonunda
     bu misyonu üstlenmekten vazgeçtim, açıkçası havlu attım. Ama geçenlerde gelen bir telefon yine beynimde şimşekler çaktırdı. Üniversiteli bir genç anlattı; Taksim ve Beyoğlu’ndaki eğlence yerlerinde arkadaşlarıyla eğleniyormuş. Masumane şekilde başlayan eğlenceye uyuşturucu karışmış. Gençlere marihuana, esrar, kokain, Extacy’i alenen teklif eden bir yığın serseri varmış ortalıkta. Gece kulüplerinin loş ışıkları altında marihuana ile başlayan uyuşturucu merakı, yüksek dozda Extacy ile devam etmiş. Beni arayan genç tedavi
     görüp bu illetten kurtulmuş. Uyuşturucuların lise öğrencilerine satıldığını, partilerde grup seks yapıldığını, anne-babaların
     ve emniyet görevlilerinin çok dikkatli olması gerektiğini söyledi. Ne kadar ısrar ettiysem de hangi gece kulübü
     ve barlarda satış yapıldığını söylemedi. Sadece emniyetin bu mimli yerleri çok iyi bildiğini iddia etti. İçim parçalandı. Aynı gece sırdaşım İsmail Akkaya ve İzmirli ünlü sanayici, Mazhar Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu’nun oğlu olan sevgili
     Mazhar ile birlikte Ortaköy’deki Reina’daydık. Mekanın patronu Mehmet Koçaslan’ın davetlisiydik. Yemekte Sezen Aksu’nun teyze kızı, benim de arkadaşım sevgili Zehra vardı. Laf lafı açtı, sohbet gençliğin uyuşturucu alışkanlığına geldi. Mehmet de bu konuda çok duygusal. Sahibi olduğu eğlence ünitesinde
     bu konu üzerinde hassasiyetle duruluyor. Kendisi de çok iyi bir baba, üç tane pırıl pırıl çocuğu var. Ailesi Amerika’da yaşadığı için Mehmet çok sık gidip geliyor. Mehmet, Amerika’daki gençliğin eğitildiğini, uyuşturucunun okullarda ders olarak okutulduğunu söyledi. Valla ben de aynı öneriyi Milli Eğitim Bakanlığı’na sunmayı düşünüyorum. Türkiye’nin sağlam gençliğe müthiş ihtiyacı var. Yeğenim yerine koyduğum Mazhar da genç kuşağın temsilcisi olarak, uyuşturucunun gençliği tehdit ettiği konusunda hemfikir olduğunu söyledi. Çevresinde çok düzgün,
     elit bir gençliğin yer aldığını ve grup halinde uyuşturucu ile savaştıklarını belirtti. Zaten
     
     Mazhar at biniyor, spor yapıyor,
     boş zamanlarında arkadaşlarıyla
     birlikte Türkiye’nin tarihi ve doğal güzelliklerini geziyor. Son olarak Safranbolu’ya gitmişler, anlata anlata bitiremedi. O gece Reina tıklım tıklımdı. Ortaklardan
     sevgili Ali Ünal, şef Hüseyin Kaya ve garson Kemal servisteki
     üstünlüklerini gösterdiler. Yemekte başlangıç olarak ortaya orman mantarı, ıspanak ve acılı tereyağ sosunda karides tava, somon & kılıçbalığı carpaccio geldi. Ben ana yemek olarak karidese devam ettim. İsmail ıspanaklı linguini ve sebzeli sığır eti bonfile yedi. Mazhar mantar, ıspanak püresi, baharatlı patates ile ızgara dana pirzola tercih etti. Mehmet ise şarap soslu ve fesleğenli patates püresi eşliğinde ızgara bıldırcın aldı. Tatlılar mı? Ben kestane püresi ve dondurma
     ile sunulan Sicilya usulü armut yedim. Diğerlerinin tercihi aynıydı; tiramisu. Sunum her zamanki gibi muhteşemdi. Saat 21.00’de başlayan geceyi 00.05’de zor bitirdik. Ne de olsa gidecek daha pek çok mekan vardı. Bence sosyetenin en şeker çiftlerinden Monik-Ceri Benardete ile sohbet ettim. Habertürk’ün patronu Ufuk Güldemir ile gecce.com’un patronu sevgili Kenan Erçetingöz barda iş konuşuyorlardı. Salon bir anda doldu. Necmettin Karabacak, Deniz Seki, Beyaz, Kerim Cıngıllıoğlu, Ozan Kaçmaz, Yılmat A.Ş’nin yakışıklı patronu Burak Türeci, Feryal-Kemal Gülman, Heves Ekinci, Gökhan Çarmıklı, Oktay Kaynarca, şöhreti Avrupa jet sosyetesine uzanan
     Ender Mermerci ve Çiğdem Simavi,
     Varol-Erol Kaynar kardeşler vardı. Nedense Kaynarlar’ın yanında bu defa bayan arkadaşları yoktu.
     
Çapamarka ‘in’, Selin Boronkay ile Küçük Onur’un aşkı
     Çıkışta soluğu Çapamarka’da aldık. ‘İn’ bir yer ya, eksik kalmamamız gerekir. Kim var, kim yok orada. Saat 01.30 civarıydı, kapıda arabamızı koyacak yer bulamadık. Reina’daki yemekten sonra
     bize katılan sevgili kuaförüm Veysel Şenel arabasını Hilton’un otoparkına, sıkıntılı olan İsmail ise yolun ortasına bırakıverdi. Kapının girişinde stand yaptılar. Baktım, sol tarafımda sevgili Neşet ve
     Şirin Yalçın çifti. İmrenilecek bir evlilikleri var, Allah nazardan saklasın. Yeni de bebekleri oldu. Ama Neşet biraz kilo almış. Uzun süredir ortalıkta görünmemelerinin nedeni bebekleriymiş. Matraş Deri’nin genç ve yakışıklı patronu Erdal Matraş, bir zamanlar Beyoğlu Zarifi’den çıkmayan sosyetik çapkın Selim Hamamcıoğlu, Hakan Ural, Tekofaks’ın patronu sevgili Ayhan Ağabey (Bermek) ve zarif eşi Reyhan, kızı Hande ile damat adayı, İzmirli yakışıklı hemşerim Murat Başoğlu, Fanatik Gazetesi’nin yakışıklı yayın yönetmeni Necil Ülgen, Milli Takımlar Menajeri
     Can Çobanoğlu, Beyhan Köksal,
     işadamı Derya Umut, Esra Tokar, Arzu Sadıkoğlu o kalabalıkta görebildiklerim oldu. Çıkışta People’a uğradık. Bir köşede sosyetenin hızlı güzellerinden Selin Boronkay, çocukluktan kurtulan ama adı unutulan şarkıcı Onur ile sanki tek vücut olmuştu. Bir başka köşede Mustafa Altıoklar, çıtır manken oyuncu Tuğba Ünsal ile iş konuşuyordu. Sınıf atlamaya çalışan şarkıcı Hilal Cebeci, Tuğba-Rafet
     El Roman, Ahmet Hotiç, Murat Cevahir, Gökhan İleri, Sinan Çetin, Asuman Krause, güzel arkadaşım Kenan Işık, Meltem Cumbul, İlker İnanoğlu -Güzide Duran, Levent ve Ömer Kızıl, Nurseli İdiz, Derya Umut, Faruk Bayhan, Abdullah Oğuz, Serdar Bilgili, başarılı
     DJ Özhan Özal’ın müziğiyle
     adeta kendilerinden geçmiş dans ediyorlardı. Kısacası People yıkılıyordu. Bu arada Meltem Cumbul’u uzun süredir görmemiştim, dertleştik. İzmir’de Meltem’i tanıdığımda henüz
     10 yaşındaydı. Acayip hırslıdır. ‘Adam olacak çocuk b..undan belli olur’ derler ya, Meltem de öyleydi. Konservatuvar, sonra Londra’daki tiyatro okulu derken alıp başını gitti. Müşfik Kenter, Meltem için "Okulun en yetenekli öğrencisi" demişti. Ama tabii bu kadar hırs
     ve başarı, özel yaşamına sekte vurdu. O gece Meltem’in mutlu olmadığı gözlerinden belliydi. Almanya’ya yerleşen sevgilisi Şevket Gözalan yüzünden. Eee, gözden ırak olan gönülden de oluyor elbette.
     Efendim, bizim site halkına nazar değdi. Seba Residance’de oturan bazı kendini bilmezler bacak kadar çocuklarını spor salonuna sokup milyarlık aletlerin içine ettiler. Düşünün, 6 yaşında erkek çocuğu, koşu bandının üzerinde. Allah insanlara önce görgü, sonra para versin. Site yöneticisi başkan
     sevgili Adnan Bel ve diğer üyeler
     ne yapacaklarını şaşırdılar. Köpeğini bahçelere işetenler mi istersiniz, bacak kadar çocukları ortalığa salıp milletin malına ziyan verenler mi?.. Şimdilerde Darüşşafaka GYM’e başladım valla. Sabahın 08.00’inde yollara düşüyorum. Ne yapalım Seba GYM’de eski tad yok. Oysa 22 yıllık arkadaşım Celal Altınel (Süslü) ile Necdet Göral’ın ortak
     olduğu Darüşşafaka GYMNASIUM tek kelime ile muhteşem. Özel hocalar nezaretinde her türlü spor yapılıyor. Spor hocası Ertan Durak bana güzel bir program hazırladı. Ertan Durak, Neslihan Yavuzcan ile ‘Sağlıklı Bedenler’ adlı programı sunuyor. Neyse, geçtiğimiz gün sitede yine şenlik vardı. Karısı Hülya Bel, Adnan’a sürpriz bir doğumgünü düzenledi.
     Seba İnşaat’ın ortaklarından Haşmet Mürşit, Filiz Yolaçan, Meltem Sayın, Siret Derman, başarılı erkek kuaförü Özcan, yine site sakinlerinden Sami, bendeniz ve Bel Ailesi’nin yakın dostları çok güzel bir gece geçirdik. Çingene & Zorba’nın sazları eşliğinde göbek atan Adnan ile Sami’nin yanında Asena ne ki?.. O gece sitedeki GYM’ye yeni aletler alınması konusunda Adnan söz verdi ama bence aletten önce bazı kişilerin haylaz çocuklarına terbiye vermesi gerekir. Yazık, spor salonundaki kızı bile bezdirmişler.
     
Sarıyer’de Mer ve Oba geceleri başlıyor
     Bir tesadüf sonucu Beyoğlu’ndaki Mer’de balık yemiştim. Daha sonra yine Sarıyer sahilinde yürürken
     bir baktım, yine Mer. Meğer Beyoğlu’ndakinin şubesiymiş. Sadberk Hanım Müzesi’nin
     100 metre ilerisinde. Eskiden burada Yaprak Restaurant vardı. Sahipleri Yüksel ve Kemal Selçuk ile Mustafa Işık. Orijinallik olsun diye sahildeki teknelerde balık yemeyi düşünürken, Mer’e girdik. Muhteşem bir manzara var. Mezeler taze. Balığa yer kalsın
     diye hamsi ançuez, Mer salatası
     ve karides söğüş ile tereyağlı ciğer aldık, nefisti. Ardından da birer parça kalkan ızgara yedik. Valla
     çok komik bir hesap geldi. Alkol almadık. Özellikle ailece gidebileceğiniz bir yer. Telefon numarası (0212) 242 23 80. Çıkışta eski dostlara ‘Merhaba’ demek için Oba’ya gittim. Hem de deniz kıyısında birer çay içeriz diye ümitlendim ama Oba çok değişmiş. Burayı, Yeliz Yeşilmen’in sevgilisi olarak tanıdığımız genç işadamı Ceyhun Başaran almış. Hayli de masraf yapmış. Teras’da yazın püfür püfür rüzgar eserken, konuklar demli çaylarını yudumlayıp nargile içecekmiş. Sezen Aksu, Uğur Yücel’in birlikte şov yaptıkları
     eski Oba günlerini yaşatmak için Ceyhun Bey, basın ve halkla ilişkiler yapan Ebru Keskin ile birlikte harekete geçmiş. Ajda Pekkan, Huysuz Virjin, Candan Erçetin ile görüşüyorlarmış. Hayırlısı olsun.
     
Süper Star yorulmuyor, Rakkas’da Bilal fırtınası
     Akşama, sevgili arkadaşım Cengiz Karaduman’a sözüm vardı. ANS’nin Genel Koordinatörü Volkan Öksüz ile birlikte Nakkaştepe’deki Rakkas’a gittik. Eskiden Rakkas’ın olduğu yerde çok güzel bir gece kulübü vardı; Andromeda. Sahibi Levent Özkan’dı. Şimdi Taksim’deki Spica’nın sahibi. Buradaki Boğaz manzarası müthiş. Cumartesi akşamından itibaren sevgili
     Dr. Bilal başladı. 1996 yılında yazlık Andromeda kapandıktan sonra işletmeci Ayhan Özeroğlu ile Abdullah Vahalar dekorasyonu yenilemişler.
     Dört farklı salon var ve her birinden ayrı müzik sesi yükseliyor. 1500 kişilik kapasitesiyle daha çok düğünlere, özel yemeklere çalışıyorlar. Dr. Bilal’in sahne aldığı ‘Rakkase’ şık ve sıcak bir yer, yemekli. İşletme Müdürü Arif Erkal. Halkla ilişkileri yürüten Hilay Doğan ve salon şefi Burak Tiryaki işlerinin ehli isimler. Cengiz ile dertleştik. Cengiz’in, Levent’teki
     dört katlı otoparkta da ortaklığı var. Buraya boyunu aşan, aslan oğlu Cem bakıyor. Cengiz annesine ve oğluna çok düşkün. İki lafın başında annesinden söz ediyor. Annesi Calibe Hanım benim fanatik okuyucum, ara sıra sohbet ediyoruz. En büyük arzusu da Cengiz’i ikinci kez nikah masasına oturtmak. Bir süredir Gökhan Özen’in vokalisti Nihan ile nişanlı olan Cengiz, eylülde evliliği göze almış.
     O gece Dr. Bilal’e kanunda Kadri Şarman’ın oğlu Özgür, darbukada Serkan, vokalde Daniel, davulda yine ünlü bir müzisyen Metin Bükey’in oğlu Berkant, klarnette Serkan, klavyede Uğur Yıldız eşlik ettiler. Bilal ‘Sensizim’ ile sahneyi açtı, ardından ‘Bebeğim’, ‘Ah le yar yar’, ‘Telafi’, ‘Tabir-i caizse’, ‘Hüp’ gibi sevilen parçaları okudu. Fazla kalamadım, çünkü gezilip görülecek yerler vardı. Rakkas’ın telefon numarası
     (0216) 310 53 95. Rakkas çıkışı soluğu Şişli’deki Günay’da aldık. Kapıdan zor girdik, tıklım tıklımdı. Barda tünedik. Süper Star, saat 23.00’de sahne almış. Biz gittiğimizde programın birinci bölümünü bitiriyordu. Çok şık bir jean pantolon, üzerinde Canan Yaka imzalı muhteşem bir bluz vardı. Ünlü yönetmen Ayşe Ersayın, annesi Güngör ve kızkardeşi Elif Nazlı ile birlikteydi. İkisi de fanatik okuyucularım, nedense ünlülerin anneleri beni daha yakından takip ediyorlar. Güngör Hanım ile konuştum. Ön masada milletvekilleri Yüksel Yalova ile Hayri Kozakçıoğlu bir grupta oturuyorlardı. Yan masalarında Semra-Zeynep Özal,
     Müge Çam, Çiğdem Simavi, Semiramis Pekkan vardı. Orkestrada Asım Ekren ve Buğra Uğur yine kopardılar. Üç saat müthiş bir performans gösteren Süper Star, daha önce Galata Kulesi’nde sahne alan bir oryantali çıkarıyor arada. Birgül adlı kız müthiş dans ediyor, zaten turistler hayran kaldılar. Ajda Pekkan, Levent’teki Soprano’da sahne alan
     Dr. Ferhat ile Günay’da düet
     yapıyor. Birlikte ‘Neler Oluyor’,
     ‘Gel Ey Seher’ ve birkaç arya okuyorlar. Süper Star’ın kendi repertuvarı zengin malum; ‘Bambaşka Biri’, ‘Yeniden Başlasın’, ‘Hoşgör
     Sen’, ‘Hancı’... Ama Ajda Pekkan
     ‘Ellerimde Çiçekler’, ‘Gönül Sayfam’,
     ‘Bağdat Yolu’, ‘Çile Bülbülüm’ gibi şarkılar da söylüyor. Valla biz
     izlerken yorulduk. 54 yaşındaki
     Süper Star’a helal olsun. Efendim, bugünlük de bu kadar. En kötü gününüz böyle olsun, kalın sağlıcakla.
     
     Yazara e-mail: sdudek@simge.com.tr
     



 MAGAZİN


‘Kaya için ölümü göze alamam’
Asuman’dan 4x4 çıkış
Tarkan İbo’ya 50 milyarlık dava açtı
Benim en sadık dostum yunuslar
Eğlencede uyuşturucu gölgesi


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet