05 Nisan 2002 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 


BELGELER

AB- KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
KOPENHAG KRİTERLERİ



Öcalan için uygulanan baskı şimdi Bayık için uygulanıyor
Suriye pes etmişti İran köşeye sıkıştı

İran altı gündür sessizliğini korurken, Ankara’da "iade beklentisi" arttı. Bayık’ın Urumiye’deki "Arfiyan" hastanesinde tedavi gördüğü bilgisi Tahran’a ulaştırıldı

     UTKU ÇAKIRÖZER Ankara

     PKK Başkanlık Konseyi lideri Cemil Bayık ve beraberindeki PKK’lıların İran’da olduğu haberlerine altı gündür yanıt vermeyen İran’ın sessizliği, Ankara’da "iade beklentisini" artırdı. PKK’lıların verilmesi için Genelkurmay Başkanlığı ve bakanlıkların Tahran’a yönelik giderek artan baskısının, 1998’de Abdullah Öcalan’ı sınır dışı etmesi için Suriye’ye uygulanan yaptırımlarla benzerliği dikkat çekti.
     Türkiye’nin ısrarlı taleplerini İran dün de yanıtsız bıraktı. Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Selahattin Alpar’ın İran Dışişleri’ne yaptığı başvurunun üzerinden altı gün geçmesine rağmen, Tahran yönetimi, Ankara’daki Büyükelçileri Lavasani’nin önceki gün Bayık’la ilgili haberlerin "asılsız" olduğunu iddia ettiği belirsiz açıklama dışında hiçbir girişimde bulunmadı.
     Bayık’ın Urumiye’deki adresi ve PKK’ya bu ülkede verilen destekle ilgili İran’a dosya iletildiği ifade edildi. İstihbarat birimleri tarafından edinilen Bayık’ın Urumiye’deki "Arfiyan hastanesi" nde tedavi gördüğü bilgisi Tahran’a ulaştırıldı.
     Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun dün basında çıkan "teröristler silahlarıyla sınırınızdan nasıl içeri girebiliyor" yönündeki demecinin zamanlamasının da İran’a baskıyı artıracak şekilde planlandığı belirtildi. Askeri yetkililer, Kıvrıkoğlu’nun sözleri ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş’in Eylül 1998’de Suriye sınırında yaptığı konuşma arasındaki benzerliklere dikkat çektiler.
     
     Dosyası hazırlandı
     Bayık konusunda Türkiye’nin yaptığı girişimlere dün Adalet Bakanlığı da katıldı. Bakanlığın, Bayık’ın iade olasılığına hazırlıklı olmak için Diyarbakır DGM Başsavcılığı’ndan Bayık ve Ataç’ın iade dosyasının hazırlanmasını istediği belirtildi.
     
Japonya’dan bile iadesi istenmişti
     ERSAN ATAR Ankara

     İran’da olduğu belirtilen PKK’nın sözde Başkanlık Konseyi Üyesi Cemil Bayık ile ilgili çelişkili bilgilerin bir süre öncesinde Adalet Bakanlığı’na ulaştığı ortaya çıktı.
     İstihbarat birimleri, yaklaşık 6 ay önce Bayık’ın "hareketli halde" olduğunu, kısa bir süre içinde Japonya’ya geçme hazırlığını yaptığını bildirdi ve gerekli hazırlıkların yapılmasını istedi. Bakanlık resmi kanallardan ulaşan bu bilgi üzerine iade prosedürü için gerekli olan tam adresi belirleme yoluna gitti ve bu amaçla Japonya ile temasa geçti. Japon makamlarına yazılan yazıya kısa sürede yanıt alındı. Japon makamlarından gelen yanıtta, "Bizde böyle bir bilgi olmadığı gibi, ilgili kişi ülkemizde değildir" denildi.
     Adalet Bakanlığı yetkilileri, Bayık’ın İran’da olup olmadığı yönünde kendilerinde bir bilgi bulunmadığını belirttiler.
     Bakanlığın basında çıkan haberler üzerine İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları’na yazılı başvuruda bulunarak, basındaki haberlerin doğruluğunu sorduğu öğrenildi. Her iki bakanlık da Adalet Bakanlığı’na kendilerinde resmi bir bilginin bulunmadığını bildirdi.
     
Babası: Evladım değil, cezasını çeksin
     İran’da yakalandığı bildirilen terör örgütü sözde üst düzey yöneticilerinden Cemil Bayık’ın babası Mustafa Bayık, "Ben onu evladım olarak görmüyorum. Cezası neyse çekecek" dedi. Keban ilçesine bağlı Aşağı Çakmak köyünde oturan Mustafa Bayık, İran’da yakalandığını gazetelerden öğrendiği oğlunu en son 26 yıl önce gördüğünü ve evlatlıktan reddettiğini belirterek, şunları söyledi: "Cemil, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi son sınıfta okurken, örgüte katıldığını öğrendik. O tarihten sonra hiç görmedim. Evladım olarak da görmüyorum. 26 yıldır annesini babasını sormayan bir evladı ben istemem. Ben onları devlete, millete faydalı olmaları için okuttum, devlete karşı olsunlar diye okutmadım."
     



 SİYASET


Afganistan’a Atatürk modeli
Suriye pes etmişti İran köşeye sıkıştı
MHP’den TÜSİAD’a: Suç biraz sizde
Ahmet Özal bakan olacak
Türbanlı çocuklara kelepçe
inceleniyor

Ölüm emrini polis müdürü mü verdi?
Bu da Çevik Kuvvet!
Türkeş’in eşi anmaya katılmadı
RTÜK: Kürtçe mahalli dil


 SAYFA BAŞI 




© 2002 Milliyet