
|


Nişantaşı kantinde buluşuyor
Nişantaşı’nın ev yemekleriyle ünlü lokantası Kantin kısa sürede bütün semtin kantini oldu. Özellikle semtin çalışan nüfusu lokantada hiç öğün atlamıyor
MEHMET KENAN KAYA
İçinden yanmış ekmek kokularının yükseldiği bol yağlı bir tost makinası, kaynamaktan tadı burulmuş çaylar, sigara dumanı ve uğultu... Eğitimini Türkiye’nin okullarında, askerliğini de kışlalarında yapmış birçok kişi için "kantin" sözcüğünün çağrışımı bunlar... Peki hiç düşündünüz mü, kantin dediğimiz o yer okullarda, kışlalarda falan değil de mesela Nişantaşı’nda bir apartmanında olsa nasıl bir yer olurdu?
Aslında bu bir fantezi değil, çünkü geçen yıl Nişantaşı’nda açılan bir lokanta kısa sürede bütün Nişantaşı’nın, özellikle de Nişantaşı’nda çalışan birçok kişinin kantini oldu. Hani acıkır acıkmaz aklınıza ilk gelen o olduğu için hemen yolunu tuttuğunuz, öğle saatleri tıpkı okulda yaptığınız gibi sabırla beklediğiniz, bütçenizi pek yormayan bir atıştırma mekanıydı burası. Yani kantin... Bildiklerinizden farkı ise yemeklerinin, servisinin ve mekanının neredeyse kusursuz olması...
Aslında Kantin’in hikayesi ilginç: Bir kere pazar hariç her gün saat 10.30’da açılan ve akşam servisi ardından 19.00’da kapanan bu lokanta bir kantin rahatlığıyla şık bir restoran arasında bir çizgide hizmet veriyor. Ev yemekleri ağırlıklı mönüsü civardaki İtalyan ve Fransız lokantalarının ustalığını taşıyor ama tabaklarının doluluğu bir "bol kepçe lokantasını" andırıyor. Bir gelen bir daha pek vazgeçmediği için de civardaki birçok insan için "Hadi acıktık, Kantin’e gidelim" kıvamında ciddi bir popülaritesi var.
"Üç yaşındayken çorba karıştırıyordum"
Kantin’i sahibi, şefi kısaca her şeyi olan Şemsa Denizel işletiyor. Yemeğe olan ilgisini "3 yaşında çorba karıştırıyordum" gibi bir girizgahla anlatan Denizel’e göre kantin "alafranga ve stilize" bir yer. Lezzetinin sırrı ise kullandığı malzemenin kalitesine ve mutfak personelinin özenine bağlı.
Mayısta yaz mönüsüne geçecek olan Kantin’in yemekleri ise "her gün" ve "bu gün" diye iki bölüme ayrılmış. Mesela ince bir hamurla yapılan ve bir çeşit pizzaya benzeyen çıtırlar, yulaflı şinitzel, Kantin Hamburger ve cheesecake Kantin’in her günkü mönüsü... "Bu gün" mönüsü ise kışları bir çorba-üç sıcak, yazları da 3 sıcak-1 zeytinyağlı olarak formüle edilmiş. Mönüde ayrıca tamamen Denizel’in eseri olan Sebze Tepsisi gibi yemekler de var. Yani uzun sözün kısası burası Kantin ama tıpkı müşterilerin dediği gibi "Bu kantinde her gün iyi yemek çıkıyor."
PAZAR


"Sanat için" evlendiler!
"Hazin bir hikayedir benim hayatım"
"Evimde özel tasarım eşya yok"
Eski araba bulmak şimdi çok kolay
Orijinal mekanında "Othello"
Nişantaşı kantinde buluşuyor
Mehmet Y. Yılmaz’dan 141 "radikal" yazı...
Birahanelerin değişimi
Filistin askıda
DVD / Selim BOY
Çin mutfağının vazgeçilmez adresi
Geçmiş zaman olur, iki...
Seminer kitaplıkları
Aşktan konuşalım
Kadınlar plastik sanatçıları sever
Tıraş fırçasının üstünde incecik yollar
Devlerin aşkı
SAYFA BAŞI

|
|

|