07 Nisan 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Birahanelerin değişimi

ŞİŞEDEKİ BALIK / MEHMET YALÇIN

     Taksim’de, postanenin hemen yanında, Harbiye’ye doğru giden otobüslerin duraklarının ise hemen arkasında kalan Borsa Restaurant’ı çok severdim. Bu kadar ayak altı bir yer olmasına rağmen kalitesini düşürmezdi, self servis olduğu halde nefis yemekler verir, bira istediğinizde ise dev bira bardaklarını buzluktan çıkararak, biranızı buz gibi servis ederdi. Zaten adı birahane değildi ama, burada herkes bira içerdi. Borsa restoranlar zincirinin mükemmeliyetçi ve titiz sahibi Rasim Özkanca elini buradan eksik etmez, bu sayede de kalite düşmezdi.
     Geçenlerde yine önünden geçtim buranın... Ama bu kez tamamen değişmişti. Adı "Birahi" olmuş, tabelasının yanına Efes Pilsen neonları konmuş, iç dekorasyonu da tamamen farklılaşmıştı. Çok yumuşak ışıklarla hafif aydınlatılan salonda, erkek sayısı kadar da kadın vardı. Baş başa oturmuş genç kızlar söyleşiyorlar, kimse de onları yadırgamıyordu. Önlerinde de bira ile, kızarmış patates, köfte gibi yiyecekler vardı. Ortam birahaneden çok Avrupai bir kafeyi andırıyordu.
     Bugünlerde eski birahanelere bir göz atın, birçoğunda benzer değişiklikler gözlemleyeceksiniz. Zira gerek Efes, gerekse Carlsberg, birbiri ardına "Birahaneleri iyileştirme projeleri" başlattılar. Birahanelerin kadınların da isterlerse başbaşa bile gidebilecekleri bir uygarlığa kavuşması, ekşi bira ve yanık yağ kokusundan kurtulması, daha lezzetli yiyecekleri daha iyi servis etmesi için kolları sıvadılar.
     
     Geç bile kaldı
     Aslında "birahaneleri iyileştirme" işini bir başka açıdan North Shield pub’larının sahibi Teoman Hünal yıllar önce başlatmıştı. İngiliz tipi, koyu renk ahşap ve meşin dekorlu şık pub’lar açmış, böylece biranın illa da lumpen bir atmosferde içilmesi gerekmediğini, "birahane"nin de şık atmosferlisinin olabileceğini Türk halkına göstermişti. İngiliz tipi pub’lar yaygınlaşınca, eski usul erkek erkeğe birahanelerimizin vaziyeti iyice göze batar oldu. Bira şirketlerimiz de "Bira bir alt sınıf içkisi imajına hapsolmamalı. Biraya yazık oluyor, kaliteli insanlar biradan soğuyor" diyerek harekete geçtiler.
     Sadece İstanbul’da değil, Anadolu’nun diğer birçok ilinde ve ilçesinde de seçilen pilot birahanelerde başlatılan bu "sınıf yükseltme" harekâtı, kaliteleri hiç de fena olmayan biralarımızın tutkunları için çok hoş bir gelişme... Bence sıra, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Bomonti Bira Fabrikası’nın öncülük ettiği, anılarda yaşayan "bira bahçeleri"ni diriltmekte... Önümüz yaz, bira üreticilerimiz havadar ve serin bahçelerde kadınlı erkekli gidilen neşeli bira bahçeleri açabilirler. Yaz sıcağında, buz gibi köpüklü altın sarısı biralarımızı, serin bahçelerde yudumlarız. Tıpkı dedelerimiz gibi...
     



 PAZAR


"Sanat için" evlendiler!
"Hazin bir hikayedir benim hayatım"
"Evimde özel tasarım eşya yok"
Eski araba bulmak şimdi çok kolay
Orijinal mekanında "Othello"
Nişantaşı kantinde buluşuyor
Mehmet Y. Yılmaz’dan 141 "radikal" yazı...
Birahanelerin değişimi
Filistin askıda
DVD / Selim BOY
Çin mutfağının vazgeçilmez adresi
Geçmiş zaman olur, iki...
Seminer kitaplıkları
Aşktan konuşalım
Kadınlar plastik sanatçıları sever
Tıraş fırçasının üstünde incecik yollar
Devlerin aşkı


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet