
|


Kadınlar plastik sanatçıları sever
KAYNAMA NOKTASI
Ahmet Salih
Cem Boyner sipariş ettiği YDH kitabını yayınlatmadı Çağla Şıkel, Beyaz Türklerin mekanından kaçtı Avusturyalı kadın ressam ünlü Türk erkeklerini çizdi
Sanat tarihi bilgisine gerek yok. Popüler sinemayla ilgili birisi çok yetenekli kadınların plastik sanatçı erkekler uğruna kendilerini nasıl heder ettiklerini çoktan öğrenmiştir. Çağının en başarılı heykeltıraşlarından olabilecekken Rodin’le fırtınalı ilişkisi sonucu önce sanatını sonra aklını yitiren Camille Claudel’i sinemada Isabelle Adjani canlandırmıştı. Anthony Hopkins’in Picasso’yu oynadığı "Picasso’yla Yaşamak" filminde ise ünlü ressamın hayatına giren kadınları nasıl istismar ettiğini öğrenmiştik.
Elbette ki, şu sıralar AKM’de ve Bebek Sanat Galerisi’nde "A,B,C,D Deniz Cinleri" adlı bir sergisi olan Ömer Uluç bu iki maskülen rol modeline tam oturmuyor. Zaten Vivet Kanetti gibi bir radikal feministle yaşayan erkeğin bu anlamda eli kolu bağlıdır. Ama kadınların Ömer Uluç’a olan ilgisi de azımsanacak gibi değil. Zeynep Fadıllıoğlu, Figen Batur ve Ayşegül Sönmez bugünlerde işi gücü bırakmış eşin, dostun ve gazetecilerin dikkatini Uluç’un sergisine çekmek için ahizelere sarılmışlar. Ömer Uluç ise bir yandan artık Guggenheim Ailesi ile çalışan bir dünya sanatçısı olmanın tadını çıkarıyor, bir yandan da Bodrum, Türkbükü’nde açacağı kişisel müzesinin hazırlıklarıyla uğraşıyor.
Dünya sanatçılarımız bir değil, iki değil ki; Antoni Tapies, Günther Uecker, Richard Serra gibi dünyaca ünlü plastik sanatçılarla çalışan Galerie Sechzig’in sahibi Avusturyalı galerici Gerold Hirn, Habib Aydoğdu’nun resimlerine vurulmuş ve artık onunla çalışacak.
***
Avusturyalı ressam Tina Fischer ise Çukurcuma’daki Artist Sanat Galerisi’nde sıra dışı bir sergi açtı. Süleyman Demirel, Müslüm Gürses, Yılmaz Erdoğan, Fatih Terim, İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses, Sibel Can, Beyaz gibi ünlülerin pentürlerini yapan Fischer’in sergisini henüz bu isimlerin hiçbiri ziyaret etmedi. Fraeulein Fischer’in anlattığına göre sadece Beyaz gelebileceğini söylemiş ama o da mütevazı ressamdan yüklü bir meblağ talep etmiş.
Söz hem bazı erkeklere yönelik yoğun kadın ilgisinden hem de magazinel maçolarımızdan açılmışken; İbrahim Tatlıses’in Bursalı sarışın sevgilisi Ayşegül Yıldız, biliyorsunuz, kısa bir süre önce Asena’nın şiddetine maruz kaldı. Ama bu Yıldız’ın "Tatlıses süreci"nde şiddetle ilk karşılaşması değil. Genç kadın bir yıl önce de polise sığınmış ve kendisinin Tatlıses’in Etiler’deki villasında zorla alıkonulduğu yönünde ifade vermiş, sonradan bu ifadeyi değiştirse de kamu davası sürmüştü. Peki, Yıldız neden villaya kapatılmak istenmişti? Meğer küçük hanım, Tatlıses’in İstanbul’da olmadığı bir gece bir kız arkadaşıyla Mahsun Kırmızıgül’ün evinde doğum günü kutlamış.
İzin verin, arabesk dünyasında bir-iki cümle daha kalalım. Alişan’ın saçlarıyla sorunu sürüyor. Yakışıklı şarkıcı Şişli’deki Hairex saç bakım salonunda iyice seyrelmiş saçlarını yoğunlaştırmak için bir çeşit peruk kullanımı olan ve şu aralar ünlüler arasında iyice yaygınlaşan "ünite" denilen yöntemi uygulatmış kendisine. Aynı yöntem Selami Şahin’e de uygulanıyor.
***
Aktüel dergisinin eski genel yayın yönetmeni ve şimdinin Medyakronik yazarı Alper Görmüş birkaç yıldır Cem Boyner’in siparişi üzerine Yeni Demokrasi Hareketi’ne ilişkin bir kitap yazıyordu. Görmüş zaman zaman kitabı tamamlamak için Ayvalık’ta inzivaya çekiliyordu. Boyner de yazarını rahat ettirmek için ona miktarının bilgisi bizde mahfuz bir avans ödemişti. Kitap tamamlandı ama Boyner son anda yayımlatmaktan vazgeçti. Elbette kitabın yazım ücretini kuruşuna kadar ödedi.
Ayvalık’ta giderek bir aydınlar kolonisi oluşuyor. Yazarlar, müzisyenler, çevirmenler bu "şirin beldemizöde aldıkları tarihi binaları restore ettirip çılgın kalabalıktan uzakta sakin bir çılgınlık içinde hayatlarını idame ettiriyorlar. Çevirmen Cemal Ener, müzisyen Serdar Ataşer ve yine çevirmen Roza Hakmen, Alper Görmüş’le birlikte Ayvalık kolonisinin kurucularından addedilebilirler.
Nişantaşı’ndaki Buz adlı kulüpte perşembe akşamı ilginç bir olay meydana geldi. İki kız arkadaşıyla kulübün kapısından ritim tutarak, dans ederek giren Çağla Şıkel, mekanda dostlarıyla eğlenen ünlü ajans sahibi Başak Gürsoy’u görür görmez önce sakinleşti, birkaç dakika sonra da Buz’u terk etti. Bir gün Beyaz Türkler’in tarihi yazılırsa, Buz mutlaka bu kitabın en önemli uğrak noktalarından biri olacaktır.
Yazara e-mail
PAZAR


"Sanat için" evlendiler!
"Hazin bir hikayedir benim hayatım"
"Evimde özel tasarım eşya yok"
Eski araba bulmak şimdi çok kolay
Orijinal mekanında "Othello"
Nişantaşı kantinde buluşuyor
Mehmet Y. Yılmaz’dan 141 "radikal" yazı...
Birahanelerin değişimi
Filistin askıda
DVD / Selim BOY
Çin mutfağının vazgeçilmez adresi
Geçmiş zaman olur, iki...
Seminer kitaplıkları
Aşktan konuşalım
Kadınlar plastik sanatçıları sever
Tıraş fırçasının üstünde incecik yollar
Devlerin aşkı
SAYFA BAŞI

|
|

|