07 Nisan 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Frears ve Film Festivali işi pişirdi

İyi tanıdığımız İngiliz yönetmen Stephen Frears, İstanbul Film Festivali’nin Ustalara Saygı bölümünde dört filmiyle yer alıyor

     Filmleri peş peşe gösterime girmiş bir yönetmeni ilk kez İstanbul Film Festivali’nin Ustalara Saygı bölümünde görüyoruz. İngiliz sinemasının genç kuşağından, Özgür Sinema akımının hemen arkasından yetişen Frears’i bize ilk kez tanıtan, elbette, yine Festival olmuştu. Bu yılki programda da yer alan "My Beautiful Laundrette / Benim Güzel Çamaşırhanem" gay sözcüğünün telaffuz edilmediği, dağarcığımızda henüz homoseksüel kısaltması homo’nun yer aldığı bir dönemde bize aşkın bir başka güzelliğini gösterdi. Pakistan asıllı İngiliz yazar Hanif Kureishi’nin ırklar arası ilişkileri mizah çerçevesinde ele aldığı "Benim Güzel Çamaşırhanem" sayesinde Daniel Day Lewis’i de tanımış olduk.
     Frears’ın bu filmden hemen sonra gerçekleştirdiği "Sammy and Rosie Get Laid / Sammy ve Rosie İşi Pişirdi" ticari gösterime giremedi. Programda yer alan bu film, ikinci Kureishi - Frears işbirliğiydi. Thatcher dönemini de dolaylı olarak eleştiren filmde, Pakistan’dan kaçan bir hükümet görevlisi, Londra’da memnun mesut yaşayan oğlu Sammy ve gelini Rosie’nin huzurunu kaçırır. Genç çiftin poligamik yaşamından dehşete düşen gelenekçi baba, onları daha iyi bir semte taşınarak daha orta sınıf değerlerine uygun bir yaşam tarzına yönlendirmeye çalışır.
     Cambridge Üniversitesi’nde hukuk öğrenimi gören Frears, sonraları çok çeşitli türlerde filmler çevirip, ele aldığı metne göre değişken tarzlar kotarmaya çalışan bir yönetmen haline gelse de toplumsal içerik onu hep cezbetti. Ne de olsa kariyerine Özgür Cinema’nın önde gelen isimlerinden Karel Reisz ve Lindsay Anderson’ın asistanlığını yaparak başlamıştı. İlk filmi 1971 yapımı "Gumshoe" da bir taşlamaydı. Sinemaya ara verdiği 14 yıl boyunca televizyonda çalışan Frears, "Bloody Kids", "Loving Walter", "Saigon Year of the Cat" gibi dünya dağıtımı çok kısıtlı kalan ve ne yazık ki bu toplu gösteride de izleyemeyeceğimiz filmlerden sonra 1984 yılında "The Hit" adlı gangster filmiyle uluslararası alanda tanındı.
     Kureshi ile verimli işbirliği ardından oyun yazarı Joe Orton’ın anılarına dayanan, gay aşk öyküsü "Prick up Your Ears"i çevirdi. Choderlos de Laclos’un "Tehlikeli İlişkiler"inin görkemli uyarlaması ile sinema endüstrisindeki kredibilitesini iyice yükseltti. 1990 yapımı Jim Thompson uyarlaması kara film türündeki "The Grifters" ile En İyi Yönetmen dalında Oscar’a aday gösterildi. Hollywood ile içli dışlı olan Frears, arada yine dayanamayıp, toplu gösterideki üçüncü film "The Hi-Lo Country / İhtiras Tomurcukları"ndan önce Britanya’daki işsizlik ve futbol düşkünlüğü üzerine mtühiş bir komedi olan "The Van / Karavan"ı çevirdi. Kısa bir süre gösterimde kalan "İhtiras Tomurcukları" Frears’a Berlin’de En İyi Yönetmen Gümüş Ayı ödülü kazındırmış olsa da yönetmenin zayıf filmlerinden biri. Woody Harrelson ve Patricia Arquette’in New Mexico çöllerinde yasak aşk yaşadığı bir tür neo - western olarak tanımlanabilir.
     Venedik Film Festvali’nde takdirle karşılanan ve genç oyuncusu Meegan Burns’e Marcello Mastroianni ödülü kazandıran 2000 yapımı "Liamöde Frears aslına döndü: Toplumsal içerikli edebiyat uyarlamasına. Jimmy McGovern’ın romanından aktarılan "Liam", otuzlu yıllarda ekonomik bunalım sırasında İngiltere’de yaşanan sefaleti bir çocuğun gözünden anlatıyor. Filmde ünlü oyuncu Ian Hart da rol alıyor. Sadece Avrupa Filmleri Festivali’nde gösterilen film, nihayet İstanbulluların karşısına çıkacak.
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Berrak beyin, arı ruh, keskin göz
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Cevapsız kalan feryat
Bohem hayatın görsel şöleni
Frears ve Film Festivali işi pişirdi
New Order’a yakıştı
Kubaba’nın parmak izi
Araya araya kendini bulan ressam
DNA misali kurulmuş öyküler
Şeytanın bacağı incindi
Film gibi mimari
Fanteziciler ekran başına!
Bir erkek modeli
Yalnızlık kaç kişiliktir?
Bir açıklaması olmalı...
Kendimizi sürprizlere bırakmak
Hâlâ aşkı konuşuyoruz
Estetik savaş mümkün mü?
Katilin derdi kendisiyle
Gencecik filmler
Varoluşun müziğini yapıyor!
Bir şantöz söylüyor
Yolcudur Abbas...
Sanat ve yaşam
Sanatçı doktorlar
Geçmişin izini sürenlere
Haftanın albümleri
Anneler ve sırları
Yasak, yasakçı ve yasaklanan
Sözcüklerin bir "yer"i olmalı
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olmalı mı?
Hayat atölyesi
Tarihi Kentler Birliği Tokat Buluşması...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet