
|



Fanteziciler ekran başına!
Gizem ve feza meraklıları! Çarşamba akşamlarına ve perşembe gecelerine dikkat! Dikkat, çünkü o günlerde CNBC- e’de iki sıkı dizi yayınlanıyor. Biri "Roswell", diğeri "Millennium".
SERPİL GÜLGÛN
Her şey değişiyor. Dünya değişiyor, feza değişiyor, uzaylılar değişiyor. Yok artık öyle eskinin patlak gözlü, yampiri bacaklı, koca kafalı, perdeli elli fezalıları. Şimdikilerin eli yüzü bir düzgün ki, sormayın gitsin. İnanmıyorsanız, geçin ekran başına, CNBC-e’nin "Buffy - The Vampire Slayer"ı sollayacak gibi görünen yeni gençlik dizisi "Roswell"i izlemeye koyulun. Adını diziye veren Roswell, malum ufoloji (var mı hakikaten böyle bir ilim sahası?) aleminin alamet - i farikası olan meşhur Amerikan kasabası. Max, Michael ve Isabel ise dünyaya çarpan uzay gemisinden kurtulan uzaylılar. Ne var ki, hiçbiri hangi yıldızdan (biz de biliyoruz, gezegen demeyi, ama jargon böyle n’apalım) geldiklerini bilmiyor. Zira, uzaylı ebeveynlerini hiç tanımamış, kasabadaki iki aile tarafından evlat edinilmişler. Uzun sözün kısası: Çocuklar büyür, bugüne gelinir ve her şey Liz’in bir silahlı saldırı sırasında ölmesiyle başlar. Evet, yanlış duymadınız, ölmesiyle... Kız ölür ama Allah’tan Max ve Mike oradadır. Kıza öteden beri kesik olan Max, hemen devreye girer, onu hayata döndürür. Ne var ki bu, hiç de kendileri için hayırlı olmayacak ve kasabanın kötü kalpli şerifi Valenti ve onun kıl oğlu Kyle peşlerine düşecektir.
Oyuncular: Shiri Appleby (Liz), Jason Behr (Max). Brendan Fehr (Michael), Emillie de Ravin (Tess, Liz’in kankası), Katherine Heigl (İsabel, Max’in kızkardeşi), William Sadler (Şerif Valenti), Nick Wechsler (Şerifin kıl oğlu Kyle)
Sadece ‘şahane’!
Beş bölümü, hadi taş çatlasın, altı - yedi bölümü gösterilip kaybolan "Harsh Realm"in yerini dolduran "Millennium" için şahaneden başka ne denir bilemiyoruz. Ama bu, kanalın "Harsh Realm"i kaşla göz arasında, hiçbir açıklama vermeden kaybettirmesini affettirmiyor. Bu biiir. İkincisi, sanal alemi ayağımıza getiren "Harsh Realm"imizi geri istiyoruz. Ve üüüç: "Harsh Realm"ı geri istiyoruz derken, yetkililere "Millenniumödan vazgeçin demiyoruz. Katiyen. "Gizli Dosyalar" ( X - Files)ın yapımcıları tarafından hazırlanan "Millenium"a gelince, o, dört dörtlük bir dedektiflik dizisi. Ama öyle böyle değil, hakikaten dört dörtlük. Çekimler ve olay örgüsü her seferinde şahane. Akışkanlık acayip! Bu arada adamımız Frank Black eskinin dedektiflerine hiç benzemiyor. Ne Hercule Poirot gibi tek başına takılıyor ne onun gibi tostoparlak ne onun gibi güle oynaya işi bitiriyor ne de Sherlock Holmes gibi tek bir neferle, Dr. Watson ile yola koyuluyor. Bir kere, adamımız hiç gülmüyor. Poker suratlının Allahı. Yüzü, cenaze duvarı gibi bir şey. Bir deri kemik. Çekirdek bir ailesi var. Bir karısı, bir kızı. Steril bir dünya yani. En azından görünürde. Artı arkasında sayısı, gücü ve niteliği meçhul bir grupla, Milenyum ile çalışıyor.
Gruptaki adamların dertleri genelde suç, özelde seri katiller. Dediğimiz gibi sabık FBI ajanı adamımızın eski dedektiflerle hiçbir alakası yok. Onu suçlulara götüren özelliği parlak zekâsı ya da detay manyaklığı filan değil. Bizatihi olağandışı bir özelliği. Kabaca duru görü diyebileceğimiz özelliği... Şöyle ki, adamımız hayata seri katillerin gözüyle bakıyor. Yani bir nevi "Laura Mars’ın Gözleri" hadisesi (İzleyenler bilir, Faye Dunaway oynamıştı bu filmde, fotoğrafçıydı, kurbanların bakışıyla katili görüyordu). Ama tersten. Yani kurbanların olay anında veya gelecekte nasıl öldürüleceklerini görüyor, cesede bakmaya gerek bile duymadan nasıl öldürüldüklerini söyleyebiliyor. Sonuç? Perşembeleri, saat 23.00 sularında gösterilen "Millennium"u kaçırmayalım, seyredelim, başka alemlere dalalım, karanlık yüzümüzle karşılaşalım!
Oyuncular: Lance Henriksen (Frank Black), Brittany Tiplady (Jordan Black), Klea Scott (Özel Ajan Emma Hollis).
KÜLTÜR & SANAT


Berrak beyin, arı ruh, keskin göz
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Cevapsız kalan feryat
Bohem hayatın görsel şöleni
Frears ve Film Festivali işi pişirdi
New Order’a yakıştı
Kubaba’nın parmak izi
Araya araya kendini bulan ressam
DNA misali kurulmuş öyküler
Şeytanın bacağı incindi
Film gibi mimari
Fanteziciler ekran başına!
Bir erkek modeli
Yalnızlık kaç kişiliktir?
Bir açıklaması olmalı...
Kendimizi sürprizlere bırakmak
Hâlâ aşkı konuşuyoruz
Estetik savaş mümkün mü?
Katilin derdi kendisiyle
Gencecik filmler
Varoluşun müziğini yapıyor!
Bir şantöz söylüyor
Yolcudur Abbas...
Sanat ve yaşam
Sanatçı doktorlar
Geçmişin izini sürenlere
Haftanın albümleri
Anneler ve sırları
Yasak, yasakçı ve yasaklanan
Sözcüklerin bir "yer"i olmalı
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olmalı mı?
Hayat atölyesi
Tarihi Kentler Birliği Tokat Buluşması...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|