
|


Siyasi ayrışma
Türkiye'nin iç ve dış sorunları, çeşitli kanallardan hızla akarak siyaset barajını dolduruyor. İki seçim arasında baraja ulaşan sorunlar suları iyice yükseltti.
Barajın kapaklarını açıp yükselen suyu salacak olan da seçim elbette.
İktidar ortakları erken seçimden yana değiller ama muhalefet partilerinde olduğu gibi son zamanlar da onlarda da bir kıpırdanma, bir faaliyet göze çarpıyor. Partiler ve liderler yavaş yavaş nabız yoklamalarına, yurt gezilerine başladılar.
Son seçimden bu yana Türkiye'nin yaşadığı sorunlar, iç ve dış gelişmeler siyasi tabloda nasıl uç vermeye başladı? Su yüzüne çıktığı halde fark edilmeyen veya fark edilmek istenmeyen temel sorunlar neler?
Çok rahatlıkla söylenebilir ki, Türkiye'nin son iki yıldır yaşadığı en ağır sorun ekonomik krizler ve sosyal sonuçlarıdır.
Siyasi ayrışmada en önemli faktör olması gereken gelişmelerdir bunlar. Siyasi partileri birbirinden ayıran en önemli farklılıkların da ekonomi ve sosyal politikalarında gözükmesi gerekir. Bu farklılıklar olmalıdır ki seçmen birini değil diğerini seçsin. Fark görsün.
Ancak geldiğimiz noktada Türkiye'nin ekonomide çok fazla hareket alanı kalmadığını söyleyebiliriz. Uygulanmakta olan program ve finansman koşullarını değiştirmek, iktidar değişse bile çok zor. Hatta olanaksız görünüyor.
Bu nedenle olsa gerek, ekonomi politika gerçekte siyasi ayrışma yaratmıyor. Tepki oyları, ekonomik ve sosyal sonuçları değiştirmiyor. Büyük partilerin hepsi iktidardan geldi geçti.
Peki Türk siyasetinde ayrışma yok mu?
Var...
Hem de çok derin ve çok açık bir ayrışma var. Türkiye hızla etnik köken ve dine bakış farklılığına dayalı bir siyasi ayrışmaya doğru gidiyor, hatta sürükleniyor. Günlük boş tartışmalar, koşuşturmalar, yapay gündem maddeleri arasında üzerinde çok fazla durulmayan, görülmeyen veya görülmek istenmeyen bir ayrışma bu...
Aslında Türkiye'nin tartışmayı başarabildiği her konu bir yönüyle bu ayrışma gerçeğine işaret ediyor ama siyaset bu bağı kurmakta zorlanıyor. Siyaset ekonomik ve sosyal sorunların oluşturduğu geniş paydalar yerine dil, din, ırk, mezhep gibi dar paydalar üzerinde şekilleniyor. Siyaset daha kolay yapılabildiği dar paydalara bölünüyor.
Bu dar paydalara oturmadığını iddia eden partiler ise paydayı mümkün olduğunca genişletmek gerekliliğinin farkındalar mı, acaba?
fbila@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|