
|


Mehmet Ali Bayar rüzgarı
Kendisi gelmeden Washington'dan rüzgarı geldi.
Elçilikteki görevini bırakan genç diplomat Mehmet Ali Bayar, siyasete atılmak üzere Ankara'ya dönüyor. Bayar'ın kariyerini izleyenler açısından bu gelişme sürpriz olmadı. Demirel'in Cumhurbaşkanlığı döneminde Köşk'te dış politika danışmanlığı yapan Bayar'ın Washinton'a atanması da geleceğe dönük bir 'siyasi nadas' planlamasının ürünüydü.
Çankaya'dan politikaya dönüş niyetiyle inmesine karşın Egebank skandalıyla hesapları altüst olan Süleyman Bey'in çevresinde Mehmet Ali Bayar adının konuşulduğunu bu köşede duyurmuştuk. Son olarak Başbakan Ecevit'in ocak ayındaki Washington ziyaretinde heyetteki en aktif diplomatlardan biri olarak izlemiştik, Bayar'ı... Ulusal Basın Kulübü'nde Başbakan'ın basın toplantısında yanımızda oturuyordu, 'Dönüş ne zaman?" diye sormuştuk. Kafasında siyaset vardı ve Ankara için gün sayıyordu.
Kararını vermiş ve mayıstaki DTP kongresinde partinin genel başkanlığını üstlenmek üzere Türkiye'ye dönüyor.
Siyaset, Bayar'ın genlerinde var.
DP ve AP geleneğinin köklü temsilcisi Nuri Bayar, 1980 öncesi Meclis'in en saygın isimleri arasındaydı.
Bayar'ın politikaya, merkez sağ kulvardan,babasının dava arkadaşlarının partisinden girmesi bu açıdan şaşırtıcı değil. "Bizim neslimize, 60 doğumlulara çok iş düşüyor, ülkenin kaderine el koyma zamanı geldi" derken de çok haklı. Türkiye'deki siyasetçi kuşağı, 1970'lerin Sovyet Politbüro'su kadar yaşlandı. Ülke ekonomisi Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik ve sosyal yıkımına uğramasına karşın ülkeyi yönetenlerin çekilme niyetleri olmadığı gibi genç insanların önünü açma düşünceleri de yok. Akla getirmek istemedikleri gerçek şu ki, Türkiye'de 1970'lere dek seçimle gelinen bakanlık, başbakanlık yaş ortalaması 40'lardır. Batı Avrupa demokrasilerinde de böyle değil mi? Clinton 8 yıl başkanlık yaptı, 53 yaşında dönemini tamamladı. 50 yaşındaki Tony Blair ikinci seçimi kazanırken, bir daha aday olmayacağını açıkladı. Almanya Şansölyesi Schr"eder, 60 yaşında Avrupa'nın en yaşlı başbakanıdır.
Elbette gençlik tek başına bir avantaj değildir ancak, her fırsatta genç nüfusa sahip olmakla övünen Türkiye'nin artık siyasetçi kuşağının yaş ortalamasını 40 - 50'lere düşürmesi zamanı gelmiştir.
Ülkeyi kırk yıldır yöneten liderlerin Türkiye'yi, 1980'lerde paralel hedeflere koştuğumuz, İspanya, Yunanistan, Portekiz ve İrlanda'nın 20 yıl gerisine düşürmeleri bile tek başına bir 'emeklilik' gerekçesi olamaz mı? Kişi başına 2 bin dolarla dünya liginde "düşük orta gelirliler" ligine düşen Türkiye AB hedefini tutturamazsa, gelecekte Romanya ve Bulgaristan'ın da altına inecek.
Siyasette yenilenme şart.
Mehmet Ali Bayar, diplomatik kariyerini bırakarak bunu deneyecek. Aynı cesareti Kemal Derviş de sergilemeli, meydan Tayyip Erdoğan'a bırakılmamalıdır.
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|