07 Nisan 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




2002 enflasyonu % 25'lere inerse şaşmayın

     Eğer 20 yıllık arkadaşım Prof. Asaf Savaş Akat'la 1 ay kadar önce Yeniköy'deki bir kafede rastlaşıp, akşam yemeğini birlikte yememiş olsaydık, enflasyondaki hızlı düşüşü anlamakta hala zorluk çekiyor olabilirdim. Ama artık biliyorum ki, enflasyonla balayı dönemi hükümetin beklentilerinin de ötesine geçip yüzde 30'un altına, hatta yüzde 25'lere kadar inebilir. İş dünyası da bu gerçeği bir an önce dikkate alsa, hiç fena olmaz.
     Asaf'ın bunları bana anlattığı günlerde, Devlet Bakanı Kemal Derviş de Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti de, iş dünyasının yüzde 35'lik enflasyon hedefine hala ikna olmadığından, şirketlerde hesapların hala yüzde 50 - 55'lik yılsonu enflasyonuna göre yapıldığından, bu olumsuz beklentinin de enflasyonun düşüş seyrini olumsuz etkilediğinden yakınıyorlardı.
     Zaten Prof. Akat da reel sektörde fiyatların şişik olduğuna dikkat çekerek, yanlış fiyatlamadan bir an önce vazgeçilmesi gerektiğine işaret ediyor. Akat'a göre hem kurlar düşük, hem de talep eksik olduğu sürece özel sektör şişik fiyatlarda indirime gitmeden, satışların canlanması mümkün değil. Şu anda ufukta ne talebin canlanacağı, ne de kurlar üzerinde yukarı doğru baskı olacağı yönünde bir işaret var. Buna karşılık tarım fiyatlarının gerileyeceği önümüzdeki yaz ayları için enflasyonun yüzde 1'lerin üzerine çıkmayacağı, hatta bazı aylarda eksiye düşeceği tahminleri de yaygın.
     Asaf, enflasyonun yüzde 35'lik hedefin de altına düşebileceğini bir ay öncesinden tahmin etmişti. Tüketici fiyatlarında ilk 3 aydaki yüzde 8.4'lük sonuç, -ocak ayı enflasyonunun yüzde 5 (çok yüksek) çıktığını da hesaba katarsak- Asaf'ı doğrular nitelikte.
     Bu arada Asaf, 2001 yılını hariç tutarsak, her yıl ilk 3 aylık enflasyon temposunun, yıl sonu enflasyon oranından daha yüksek olduğunu da hatırlatıyor. Ve ne talep, ne de kurlar üzerinde görünür gelecekte bir baskı beklenmediğine göre bu haliyle bile (3 aylık 8.4 çarpı 4 artı kümülatif etki eklendiğinde) yılsonu için kabaca yüzde 34 gibi bir oranın ortaya çıktığına dikkat çekiyor.
     
CEO için yeni öneriler
     Murahhas Aza ve genel müdür yetkilerinin tek kişide toplandığı, Amerika'dan ithal CEO (Chief Executive Officer) ünvanını nasıl Türkçeleştirebiliriz?
     E - posta, faks ve telefonlar gelmeye devam ettiği sürece, ben de bu arayışı sürdüreceğim.
     Geçen yazıda 2 öneri finale kalmıştı:
     * İcra Başkanı
     * Baş İcra Sorumlusu (BİS)
     Şimdi yenileri eklendi:
     * Yürütme Başkanı YB
     * Baş Yürütme Sorumlusu BYS
     Feniş Holding'in Murahhas Azası, DYP eski milletvekili Sedat Aloğlu aradı. "İcra eski Türkçe. Yürütme Başkanı diyelim" dedi. Yürütme kelimesinin bizdeki kötü çağrışımlarını hatırlatacak oldum. Yasama, yürütme, yargı üçlüsünü daha sık telaffuz edersek yanlış anlaşılma da ortadan kalkar dedi. Bu arada bir de papağan fıkrası anlattı. (Bakınız yandaki yazı)
     * Rüştü Yönel: "CEO'ya Türkçe karşılık olarak önerilen Baş İcra Sorumlusu BİS'e karşıyım. Adliyede ve hukukta hala kullanılsa da icra kelimesi eski bir terim. Türkçemizde icra yerine yürütme kullanılıyor. BİS yerine BYS'e ne dersiniz?
     * Murat Besli (University of Wales): CEO için iletilen fikirlere katılmamak elde değil. Sizin konumunuzdaki yazarlar, akademisyenler ve bilhassa Türkçe bilimciler CEO olarak isimlendirilen yönetim ünvanına ve daha birçok yabancı ekonomik kavrama Türkçe karşılık bulmalıdır."
     * Mehmet Günhan Özevin: "Türk Ticaret Kanunu'nda böyle bir tanım ve yetkilendirme yapılmamasına karşın CEO ünvanı kullanıldığında, yasal sınırlar zorlanmış olmuyor mu?"
     
Suskun papağan, CEO'ymuş
     Feniş Holding Murahhas Azası Sedat Aloğlu'nun, 4 - 5 yıl önce San Fransisko'daki bir toplantıda Unilever'in o zamanki CEO'sundan dinlediği fıkra:
     Papağan almak isteyen müşteri, dükkan sahibinden papağanların fiyatları ve özellikleri hakkında bilgi alıyormuş. "500 dolar olan 20 kelime bilir. 1000 dolar olan 40 kelime söyler. 1500 dolar olan 50 kelime bilir, üstelik 10 tanesi de farklı bir dildendir. Şu köşede duran papağanın fiyatı ise 5 bin dolar."
     Müşteri, bu en pahalı papağanın marifetlerini öğrenmek ister. Dükkan sahibi "O hiç konuşmaz. Tek kelime bile bilmez. Dükkandaki diğer papağanlar ona CEO diyorlar" der.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Nanik

Melih AŞIK
Hafif bilmece

Fikret BİLA
Siyasi ayrışma

Hasan CEMAL
Merak etmeyin, Türkiye'den adam olur!

Güneri CIVAOĞLU
Hoş seda

Can DÜNDAR
"Güzel Zeyno... Kibar Zeyno...!"

Abbas GÜÇLÜ
Üniversitelerde neler oluyor?

Mehmet Y. YILMAZ
Hem annemi, hem babamı, ben köyümü özledim!

Tuncay ÖZKAN
Tank ihalesi neden imzalandı?

Hasan PULUR
Ecdadımız da az marifetli değilmiş...

Derya SAZAK
Mehmet Ali Bayar rüzgarı

Meral TAMER
2002 enflasyonu % 25'lere inerse şaşmayın

Ece TEMELKURAN
"Biz değerliyiz, kendimizi seviyoruz!"

Metin TOKER
"Yeni İmparator" ABD Ne Tutum Alacak?

Osman ULAGAY
Doların bu kadar düşmesi iyi mi, yoksa kötü mü?

Güngör URAS
Astor’larda erkekler para, hanımlar ün yapmış

Serpil YILMAZ
İsim var görüntü yok!

© 2002 Milliyet