10 Nisan 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Yolcudur Abbas...

Bilsak Tiyatro Kumpanyası, Nâzım’ın "Yolcu"sunu çağdaş bir yorumla sahneliyor. Çıkışta gönlünüzden kopanı kumbaraya atıyorsunuz.

     Nâzım Hikmet, öncelikle büyük bir şair olarak anılıyor. Her ne kadar komünist eğilimleri ve büyük bölümünü ‘sürgün - mahpus’ geçirdiği yaşamıyla, yerel kültürel ikonlarımızın en karakteristiklerinden biri olarak zihnimize kazınmışsa da, tüm mahareti bundan ibaret değil tabii. Brecht ve epik - diyalektik yaklaşım etkisinde yazdığı tiyatro metinleri de adeta birer başyapıt. Dram sanatına Brecht’ten miras kalan yabancılaşma etkisi yöntemiyle izleyicinin metinle kurduğu ilişkide yerleşik duyuş, düşünüş ve davranış kalıplarını kıran bir biçimi benimsiyor.
     Yabancılaşma, teatral geleneğimizde tatmin edici yorumlarla yer almayı yüz yıl sonra bile başarabilmiş değil. Ama işte Bilsak Tiyatro Kumpanyası, genel bir ‘yolcu’ motifi kullanan "Yolcu" oyununu gezici bir kumpanyaya sahneleterek yabancılaşma sorunsalına ‘basit’ bir işlevsellik kazandırmış. Kadın, kocasından ayrı bilinmeyen bir yöne doğru yolcu. Makasçı, Ankara fabrikalarına yolcu. Atlı köyüne doğru yolcu. Şef kara toprak yolcusu. Kumpanya farklı sahnelerin yolcusu. İzleyen zaten yolcu!
     Muharrir Nâzım Hikmet’in oyununu İSM 2.Kat’ın karanlık salonunda prova eden ‘gezici’ Bilsak Tiyatro Kumpanyası ile karşılaştık mekâna alınır alınmaz. İki kadın, bir erkek ve bir de elindeki ilkel megafonla mizansen akışını aktaran bir görevli. Ki sonradan komşu köyün bakkalını tutuklamak için gönderilen, yolda haydutlarca yaralanan atlıya dönüşecek. Kendisi aynı zamanda "Yolcu"nun yönetmeni de oluyor. Atlı olarak oyuna katıldıktan sonra 1920’lerde geçen temsilin akışı tamamen değişiyor. O ana kadar, iki adam bir kadını paylaşamadığı için değil belki de, bu insanlar, ücra bir istasyonda ‘dünyadan, umuttan ve sevgiden’ uzak yaşamaya mahkûm edildikleri için gerilim tırmanmıştı oyunda. Gelen atlı dışardaki gerçek hayatın temsilcisi olarak giriyor hayatlarına. Gazilerin gazi, şehitlerin şehit olduğu muhabereyi, bi haber olunan toplumsal gerçeği temsil ediyor. Gavur kaçarken köyleri köprüleri yıkmış, etraf hayduttan geçilmez olmuş. ‘İki erkek bir kadın’ arasındaki gerilim ilk defa o gece rahatsız etmiyor kahramanları. Karanlık uykularından uyanıp başka bir büyük kavga, başka bir büyük dünyanın farkına varıyorlar. Yanılsama ve gerçeklik arasındaki sınırı ihlal eden Bilsak Tiyatro Kumpanyası, imgelerle zaman zaman parodileşen yorumlarında, tarihi bir kesit aracılığıyla politik bir işe imza atmış. Göstermeciden anlatana geçiş yapan nefes kesen oyunculuklar eşliğinde.
     
     İSM 2.Kat / (0212) 254 96 9
     
     Muharrir: Nâzım Hikmet Bey
•  Rejisör: Giritli Alp Bey
•  Temsil Heyeti: Ayşe Hanım, Giritli Alp Bey, Akhisarlı Şerif Bey, Şehsuvar Bey.
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Berrak beyin, arı ruh, keskin göz
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Cevapsız kalan feryat
Bohem hayatın görsel şöleni
Frears ve Film Festivali işi pişirdi
New Order’a yakıştı
Kubaba’nın parmak izi
Araya araya kendini bulan ressam
DNA misali kurulmuş öyküler
Şeytanın bacağı incindi
Film gibi mimari
Fanteziciler ekran başına!
Bir erkek modeli
Yalnızlık kaç kişiliktir?
Bir açıklaması olmalı...
Kendimizi sürprizlere bırakmak
Hâlâ aşkı konuşuyoruz
Estetik savaş mümkün mü?
Katilin derdi kendisiyle
Gencecik filmler
Varoluşun müziğini yapıyor!
Bir şantöz söylüyor
Yolcudur Abbas...
Sanat ve yaşam
Sanatçı doktorlar
Geçmişin izini sürenlere
Haftanın albümleri
Anneler ve sırları
Yasak, yasakçı ve yasaklanan
Sözcüklerin bir "yer"i olmalı
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olmalı mı?
Hayat atölyesi
Tarihi Kentler Birliği Tokat Buluşması...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet