10 Nisan 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Altın, hukuk, deprem ve Işıkara

     Hep söylenir ya, 12 Eylül'ün askeri yönetimi için; hukuku dışladı, sendikaların, üniversitelerin çanına ot tıkadı, denir. Doğrudur, ama bugünkü iktidarın yaptıkları da 12 Eylül'den aşağı kalmıyor.
     Baksanıza Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'ya yaptıklarına. Deprem konusunda konuşuyor, uyarılarda bulunuyor, bir an önce gerekli önlemlerin alınmasını istiyor diye halkın sevgilisi "Deprem Dede"nin üzerine yürüdüler. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nü üniversiteden alıp Başbakanlığa bağlamak için harekete geçtiler.
     Yalnızca bu mu?
     Bu iktidar hukuk tanımaz tavrının en vahim örneğini geçen hafta Bergama altını konusunda gösterdi. Yargının kesinleşen kararıyla Bergama'da siyanürle altın işletilmesinin durdurulacağı gün, Bakanlar Kurulu alelacele aldığı ve hukuksal hiçbir dayanağı olmayan kararla, işletmeye "devam" dedi.
     Kararın hukuksal dayanağı bulunmadığını, Anayasa'ya aykırı olduğunu biz değil, hukukçular söylüyor.
     O kadar ki, idare hukukunun otoritelerinden Prof. Dr. Ülkü Azrak'a danıştığımızda, "Karar nerede? Resmi Gazete'de yayımlandı mı?" diye sordu. Daha önceki örneğini bildiğimiz için, prensip kararı olabileceğini söyledik. Böyle bir şeyin hukukta yeri bulunmadığını belirten Hoca, yapılanın Anayasa'ya aykırı olduğunu vurguladı.
     Mahkeme kararı olan bir konuda, o kararı hiçe sayar şekilde kararname çıkarmak da Anayasa'ya aykırıydı ve Çankaya'dan dönmesi kaçınılmazdı. Cumhurbaşkanı'nı devre dışı bırakmak için böylesine hukuk dışı, kaçak bir yola başvurulmuştu.
     Bir kez daha yineleyelim; yeraltı servetlerinin değerlendirilmesine karşı olan yok. İstenen hukuka uygunluk.
     Hukuku hiçe sayan bu kararı savunan Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un gerekçesine bakar mısınız? Bölgede yaşayan 10 bin vatandaş, "madenimizi açın" diye imzalı başvuruda bulunmuş. (Kim? Nasıl toplamış?)
     Ey Sağlık Bakanı, yarın öbür gün "birileri" 10 bin değil de yüz bin imza ile "Susurluk mahkumlarını salıverin" dese mahkeme kararlarını hiçe sayarak bu isteklere de uyacak mısınız?
     Gözünü sevdiğimin hukuku, kimlerin eline kaldın!
     Hiç değilse, Işıkara kendini savunarak ortaya çıkıp "susmayacağım" diyor. Ya kararları hiçe sayılan hukuk insanları ne yapıyor?
     
Bir şiir
     Bu haftaki konuğumuz sanal dünyadan gelen dizeleriyle Ko. Ço. oluyor:
     "Zaman tünelinde bir aysberg / yarısı aşk yarısı tereddüt: / "Acaba dönse miydim eskiye?" / Acabalarla eksiliyor sevdamızdan bulutlar / seziyorum bir bir / madem ki mazi özlenir."
     
     ngureli@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Dil meselesi

Çetin ALTAN
"Kol kalınlığında ve dört lüle..."

Melih AŞIK
Gazocağı iğnesi

Fikret BİLA
Musevilerin tepkisi

İpek CEM
Gençliği söz sahibi yapalım, ama nasıl?

Hasan CEMAL
İktidarla yeni zengin arasında kavga...

Güneri CIVAOĞLU
Barış ayini

Abbas GÜÇLÜ
Yetişkinlerin eğitimi

Hurşit GÜNEŞ
Hangi toparlanma? Nasıl olacak?

Nail GÜRELİ
Altın, hukuk, deprem ve Işıkara

Sami KOHEN
Ortadoğu'da Türk, Yunan el ele...

Mehmet Y. YILMAZ
Prof. Işıkara medya hastalığına mı yakalandı?

Tuncay ÖZKAN
Deprem rantının sarsıntısı, depremden daha büyük olacak

Hasan PULUR
Yaşatarak unutturmamak...

Meral TAMER
Ericsson'dan Tayland masajı ve morali

Ece TEMELKURAN
Bu bahar gelecek! Başka yolu yok!

Tamer HEPER
Arsa sizin

Güngör URAS
Halkımız da ‘ilgi ve bilgi’ istiyor

M. Ali BİRAND
Cam köşkte oturursanız...

© 2002 Milliyet