15 Nisan 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Provokatör yamak

Barbaros Şansal: "Yıldırım Mayruk terzi, ben de yamağıyım. Biz diğer modacılar gibi Batı taklidi kıyafetler yapıp kapitalizmi desteklemiyoruz"

     Buluşmalar / Ahmet TULGAR

     Türkiye popüler kültüründe her seferinde şiddetli yankı bulan Yıldırım Mayruk defilelerinden sonuncusu mankenlerin polemikleri ya da kıyafetlerin dekolteleriyle değil, içerdiği politik ve sosyolojik mesajlarla konuşuldu. Özellikle kendisini terzi yamağı olarak adlandıran Barbaros Şansal’ın Filistinlilere destek veren gösterisiyle. Defilenin prodüktörü Şansal ile Mayruk defilesini deşifre ettik...
     
     Yıldırım Mayruk defilelerinin medyatik başarısını neye bağlıyorsunuz?
     Elbiselerin ışığı, kalitesi ve dikimi çok daha farklı, üst düzey ve global anlamda mükemmel. Özgün. Ancak bizim yaptığımız defile değil, bir prodüksiyon. "Sultans of the Dance" gibi teatral bir moda sunumu. Bu yüzden aylarca gündemde kalıyor. Ayrıca her gösterimizin magazin medyasının dikkatini çekecek bir skandalist, provokatif yaklaşımı olur.
     
     ‘Çıplak ve seviyeli’
     Bu kez de transparanı çok kullandınız, ama insanlarda o kadar çıplaklık duygusu uyandırmadınız.
     Evet, çırılçıplaktılar, ama adi değildi kıyafetler. Bu rafine bir zevkle sağlanabilir. Transparan ve dekolte kadınların edep yerlerini göstermek değil, estetiğini sergilemektir.
     
     Bu kez de dünyanın azalan tatlı su kaynaklarına dikkat çekiyordunuz. Modanın her zaman sosyal meselelere el atmasından yana mısınız?
     Moda toplum tarafından üretilir, modacılar tarafından değil. Moda ajanları sürekli dünyayı dolaşarak fotoğraf çekiyorlar. Uzakdoğu’daki bir etnik düğme kapama şekli, Ortadoğu’daki bir provokatif grubun kullandığı bir sembol, mesela Dior bunu çok kullanıyor, bütün dünya etnik, folklorik kökenlerden objeler çıkararak eklektik tasarımlar çıkarma peşinde. Bizler toplumdaki her şeyden etkileniyorsak, elbette toplumsal sorunlara da dikkat çekeceğiz.
     
     Podyumda İsrail’in Filistinlilere uyguladığı terörü bayrak çıkararak protesto etme kararını ne zaman aldınız?
     Haberlerde yiyecek kamyonlarının o bölgeye sokulmadığını, uluslararası yardım kuruluşlarına izin verilmediğini öğrendim. Ben de insanoğluyum. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Günlerdir o bayrağı, kan ve dehşet içinde seyrediyordum. Bu bayrağı bir güzelliğin içinde de dalgalandırmak gerekiyordu. Ancak o zaman bir rafine mesaj verilebilirdi.
     
     Filistin bayrağı yerine Ürdün bayrağı çıkardınız ama.
     Bütün patırtıya rağmen meğer bayrak da Ürdün bayrağıymış. Ama mesaj doğruydu, zaten Ürdün’ün nüfusunun yüzde 70’i de Filistinli. Halkımız bu konuda çok hassas. Sadece alt tabakaların değil, bilakis üst tabakaları üreten alt tabakaların desteğiyle toplumun önünde olan bizlerin bu bayrağı daha yukarılarda tutması gerektiğine inanıyorum.
     
     Bazı Türk modacılar "Modaya politika karıştırılmamalı" dediler.
     Onlar modacı, ben modacı değil, terzi yamağıyım. Yıldırım Bey de terzi. Dünya görüşümüz onlardan farklı. Onlar da Batı taklidi kıyafetleriyle kapitalizmin siyasi mesajını veriyorlar. Niye Afgan ya da bizim gibi Afrika tasarımları yapmıyorlar?
     
     Mayruk’un mankenlere etkisi?
     Yıldırım Mayruk’un sihirli değneğini çektiği manken yok olur. Mükemmeliği konuşulan bir modelin o sihirli değenek çekildiği zaman gecelik fiyatı konuşulmaya başlandı.
     
     Dünya modasında bir gençlik faşizmi söz konusu. Her şey gençler için tasarlanıyor. Siz bu "yaşçılığa (ageism)" karşı yaşlı mankenleri podyuma çıkardınız. Bu da bir protesto muydu?
     Bu yaşlı mankenler çok alkış aldılar, kadınlar onlarda kendilerini gördüler. Kapitalizm bilinçsizce başkalarının parasını harcayan gençleri elde edip bir şeyler satmaya çalışabilir, ama biz parasını bilinçli harcayan insanların tasarımcısıyız.
     
     Asena’yı podyuma çıkarmanız da bir provokasyon muydu?
     Prodüksiyonların çeşitli açıları olur. Entelektüel, magazin açısı olur. Bir çok açısı da olmalıdır zaten. Bunlar pazarlama hileleridir. Asena Hanım, kendisine sataşanlara cevap vermemeyi bilen, dedikodu yapmayan, seviyeli cevaplar veren, aklıbaşında bir insan. Unutmayın ki, Türkiye’deki dansöz imajını değiştirdi. Bence Asena o podyumda yürümeye çoktan layıktı.
     
     Neden kadınlar Asena’ya alkışlarıyla bu kadar çok destek verdiler?
     Çünkü Asena, kadının gücünü temsil ediyor.
     
     İbrahim Tatlıses size bir şey söyledi mi?
     Teşekkür etti. "Bize onur verdiniz" dedi.
     



 MAGAZİN


Cem Leman’ı korumaya aldı
Provokatör yamak
People’da yaz eğlencesi başladı


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet