15 Nisan 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Lorant’ın başarısı

     DÜN geceki derbi gerek saha içinde, gerekse tribünlerde çok gergin atmosfere sahne oldu. Beşiktaş, ilk devrenin son on dakikasına kadar oyuna hükmeden taraftı. Yüksek tempoyla Fenerbahçe’yi kendi alanına hapsettiler. Ancak yoğun baskıya rağmen tek gol pozisyonu bile bulamadılar. Bunun nedenleri de futbolculardaki aşırı sinirlilik ve de rakibin çok iyi kapanmasıydı. Beşiktaş’ın riskli ofansif anlayışta takım savunması genelde başarılıydı. Geriye çabuk dönerek kontratak tuzağına düşmediler. Ama Ali Eren’in kırmızı kart görmesinin yarattığı moral bozukluğu zaten sinirli olan takımın oyun disiplinini bozunca, devre sonunda skor dezavantajına düştüler. İkinci yarı başında gelen ikinci gol maçın da bitişiydi. Beşiktaş ilerleyen bölümde maçın skorunu kabul etmeyen bir hırs sergiledi. Ama bu hırs futbol dışı hareketleri de beraberinde getiriyordu. Tabii ki futbolda bu kadar gerilimle olumlu icraatlar yapmak mümkün değildi. Bunun için de hırs ve baskı üretkenliğe dönüşmedi. Bu arada Daum da motivasyon ve taktik açıdan sınıfta kaldı.
     Fenerbahçe’nin dünkü önemli galibiyetinde tabii ki büyük pay sahibi Lorant’tı. Daha önceleri yaptığı hataları, takımının genel saha içi rahatsızlıklarını göz önünde tutup, rakibinin de neler yapacağını iyi etüt ederek herkesi şaşırtan, ama doğru bir tertip çıkardı. Savaşan oyunculara ağırlık verdi. Taktik plan, kalabalık alan savunmasıyla rakibi dar alana sıkıştırmak, sonra da kontratak planlarını işlerliğe koymaktı. Ümit Özat’ın yönetimindeki alan savunması çok başarılıydı. Bilhassa Rüştü’nün olmayışı futbolcuları çok daha dikkatli davranmaya yönlendirmişti. Beşiktaş’ın çok tempolu oynadığı 35 dakikalık bölümde tek pozisyon bile vermemek maçın kazanılmasındaki odak noktaydı. İlk yarı sonundaki kritik gol, hazırlanışı ve yapılışıyla mükemmeldi. İkinci devre fark ikiye çıktıktan sonra takım rahatladı ve oyunu savunma ağırlıklı, ama kontrolünde götürdü. Ceyhun, geniş alanda iyi toplar taşıyarak takımı rahatlatan, atağa kaldıran isimdi. Serhat’ın da yerinin ileri uçta kenar değil, ileride son adam olduğu dün gece bir kez daha belgelendi. Fenerbahçe’nin gördüğü sarı ve kırmızı kartlar maçın gergin atmosferinden ve hakemin çok zor durumda kalmasından kaynaklandı. Yoksa bunların çoğu hak edilmiş kartlar değildi.
     Dün geceki derbi oynandı, bitti. Ama fair - play olarak sınıfta kaldı. Tribünlerin gerginliği artık ülkemizde alışılmış bir tablo. Dün de bu üst düzeye çıktı. Ama Beşiktaşlı futbolcular da bu gerginliği tırmandırmak için ellerinden geleni esirgemediler. Bu da hiç yakışmadı. Zaten ilk yarıdaki yüksek tempolu yoğun baskılarında pozisyon bulamayışlarının nedeni olumsuz motivasyonlarıydı.
     Hakem Muhittin Boşat, çok kötü yönetim gösterdi. Kendisi açısından maçın kırılma noktası Ali Eren’i ihraç etmesiydi. Bu karar bizce yanlıştı. İkinci yarıda ise kendisine saha içinde ve dışında yapılan baskılar karşısında düdüklerinde yanlış yapmadı. Ama Fenerbahçeli oyuncuları haksız kartlarla cezalandırdı. Ümit Özat’ın birinci hareketinde birşey yoktu. Ceyhun’a gösterdiği ilk sarı kart komikti, ikincisi ağırdı. Çoktan ihraç edilmesi gereken İlhan’a büyük sabır gösterdi. Ama İlhan, Boşat’ın aşırı hoşgörüsünü bile taşıyamadı.
     
     ourundul@milliyet.com.tr


 SPOR


Bir testi kırıldı
At yarışları
Avrupa'dan futbol
Ülker’den mutlu son
2. ve 3. Lig
San Antonio farklı galip
Çelik, ‘Demir’i büktü
KIYAMET KOPACAK
"Şaibe var"
‘HEMEN TOZ OL’
TRABZON DA ‘KONGRE’ DEDİ
Süper güvenlik
‘BİZ BİR EKOLÜZ’
Ferrari ezdi, geçti
DIYAR-I ALTIN
Gaziantep’e Körfez dersi
Antalya vazgeçmedi
Konya çelme taktı
Haber Turu
90 dakika
Lorant’ın zaferi
Parantez
Tahrik ve Ali Eren!
Hocanın cesareti
Lorant’ın başarısı


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet