
|



Resim ölmedi yaşıyor
"Dur Bir Dakika: Anlatı Olarak Resim" sergisinin küratörlerineden Mika Hannula sergiyi karmaşık bir çantaya benzetiyor: İçi ağzına kadar "şefkatli öpücükler" ve "öğle sonrası çay partileri deneyimleriyle dolu bir çanta"ya.
AYŞEGÜL SÖNMEZ
IFCA (Nordic Institute for Contemporary Art) ve Proje4L işbirliğiyle İstanbul’da gerçekleştirilen "Dur Bir Dakika: Anlatı Olarak Resim" sergisi, yarın Türkiye’nin tek güncel sanat müzesi Proje4L’de açılıyor. Sergi, yıllardır kavramsal sanatçıların tartışmalarına malzeme ve hedef olan, bir takım eleştirmen ve izleyiciler tarafından öldüğü iddia edilen resim sanatının, bırakın ölmeyi, fena halde yükseldiğinin altını çiziyor. Kuzey Avrupalı sanatçıların resimlerinin yer aldığı sergi, ne resmi oluşturan malzemenin sınırlarını genişleten ne de daraltan yapıtları sunuyor; adeta "Dur bir dakika! Resim ölmedi" diyen yapıtlardan oluşuyor.
Sergi genç kuşaktan gelen kuzeyli sanatçıların resimlerinden oluşuyor. Medium olarak resim. Resim çünkü küratör Helsinki Güzel Sanatlar Akademisi Dekanı Mika Hannula’ya göre "otantik gerçeklik diye bir şey yok." Nasıl yani? Yine Hannula’ya kulak verirsek şöyle:
"Bir resme bakarız ve bu neden anlamlı bir başlangıç noktasıdır? Her şeyden önce iddiam şu ki, bu sorunun yanıtı ilüstre edildiği varsayılan otantik gerçeklik ve herhangi bir tablo arasında bir ilişki olduğu fikrine olan mesafeyi ve uzaklaşmayı vurguluyor. Buna karşın bu bir birlikte varolma süreci, bir resme bakmak yerine, bakmak ve onunla birlikte varolma süreci. Bulunması gereken bir öz, evrensel ve saşkın bir gerçeklik yoktur, her ne kadar iyi niyetle peşinden koşsak da.."
Anlatı olarak resim sergisi de işte tam da bunu, otantik gerçekliği yadsıyan bakış açısının ilgilendiği "sanat yapıtı ile birlikte olma sürecine katılanlar arasındaki ilişki"nin altını çizen resimlerden oluşuyor. Hannula bu durumu da karmaşık bir çantaya benzetiyor. "Şefkatli öpücüklerden ve öğle sonrası çay partilerinden nasıl deneyimler edinildiğiyle ilgili karmaşalarla ağzına kadar dolu bir çanta"ya.
Peki bu çantada kimler, nasıl varlar? "Norveç folk masalları işlerimde sık sık görünüyorlar," diyen Vanessa Baird... "Resmin fikirlerime uyduğunu gördüm" diyen Birgir Snaebjörn Birgisson... "Resim genelllikle ifade etmek için en iyi araç," diyen Niklas Engvall... "Oldukça asosyalim. Yalnız çalışmayı tercih ederim," diyen Eline Merenmies. "Her zaman resmin bazı imkânları olduğundan emin olamıyorum," diyen Milla Toivanen. "Resimdeki direktliği seviyorum," diyen Lene Vaering Jensen... Ve "Resimde devrimlerin hâlâ olanaklı olduğuna inanıyorum," diyen Robert Lucander. Kuzey İsveç’teki binaların ve bölgelerin şafak vakti izlenimlerini gösteren Niklas Engvall’den, ırklar ve ırkçılıkla ilgili sorunlara bir yanıt niteliği taşıyan sarışın hemşirelerin resmini yapan Birgisson’a kadar serginin Kuzey ülkelerinden gelen tüm sanatçıları, dur bir dakika deyip resimleri aracılığıyla birer hikâye anlatmaya girişiyorlar. Anlattıkları hikâyeler her ne kadar geldikleri yer gibi yabancı olsa da, çok iyi bildiğimiz bazılarımızın öldüğünü iddia ettiği bir yolla anlatılıyor: Resim yaparak. Serginin sanatçılarından Milla Toivanen, "Her zaman resim yapmayı sürdürenler olacak ama yoğun ilgi konusunda ikna olmuş değilim çünkü izleyici için çok zor ve sıkıcı bir malzeme. Kır kayağını andırıyor," diyor.
"Dur Bir Dakika: Anlatı Olarak Resim" sergisi, ‘Dur bir dakika! Resim her şeye rağmen yaşıyor," derken bir kez daha sanatta önemli olanın öyle ya da böyle güzel ve bol sürprizli bir hikâye anlatmak olduğunu gösteriyor. İyi de ediyor. Resmin ta kendisiyle yüzleşmek isteyenleri sergiye ek olarak serginin açılışından bir gün sonra, 6 Nisan’da serginin küratörleri, sanatçıları ve Türkiye’den ressamların katılımıyla gerçekleşecek bir panel bekliyor. Serginin ikinci bölümü İsveç’te, üçüncü bölümü ise Finlandiya’da gerçekleşecek.
Proje4L
(0212) 281 51 50
Bitiş tarihi: 15 Haziran 2002
KÜLTÜR & SANAT


Resim ölmedi yaşıyor
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Erkeklerden politika, kadınlardan gerilim
Bebelere klasik müzik
Tarık Ali’nin işi zor!
Matematikçinin trajik serüveni
İstemek yetmiyor
Sonsuz aşkın uğruna
Bir tarih platformu...
"Bu kitapta herkes kukla"
Yurttaş anıtlar
Işıklı yolda yürüyecek
Büyümüş de anne olacakmış!
Tasarım takıya ruh verir
Yasak ve acı elma
Mavi kutudan çıkanlar
Sly yine polis!
"Psikopatlığın çoğu zarar azı yarar"
Toprak ve cam
Bıçak sırtı kahkaha
Kısa filmlere koşun!
Ünlü fotoröportajlar
Tarih zevkimiz
Maalouf’un uzaktan aşkı
"Aşk İksiri"nin lezzeti
Doğu’ya Batılı bakış
Konsantre Rousseau alır mıydınız?
Haftanın albümleri
Sanat: "11 Eylül’den sonra"
İsrail ve Filistin’de kültür sanat...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|