17 Nisan 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Tarık Ali’nin işi zor!

Son kitabı "Fundamentalizmler Çatışması" ile birlikte Türkiye’ye gelen Tarık Ali’nin işi gerçekten de zor. İp üstünde yürümeyi denediği için, hem gözünü budaktan sakınmayıp hem de siyasal ve ahlâki bir denge uzmanlığında direttiği için...

     ORHAN KOÇAK

     Tarık Ali, iki yandan çekiştirildiğini çok iyi biliyor. Son kitabı "Fundamentalizmler Çatışması"nın konusu da bu: Bir yanda modernlik ve onu şimdilik temsil eder görünen İmparatorluk (adı bazen ABD oluyor, bazen Batı), öte yanda bir süre daha köktendincilik tarafından temsil edileceğe benzeyen mağdurluk. Bir yanda araçlarla donanmış haksızlık, öte yanda aciz ve körleşmiş hak. İp cambazlığı belki de yanlış mecaz; çünkü daha çok bir mekik hareketini andırıyor Ali’nin yaptığı, yapmak istediği: Hakkı yenilmişin yanında olmak ama ona mutlak haklılık tanımaktan kaçınmak (Ali’nin de parçası olduğu sol hareketlerde "eleştirel destek" denirdi buna); haksızın karşısında olmak ama gasp ettiği Aydınlanma mirasına da sahip çıkmak... İki ayrı hat üzerindeki bu çift yönlü hareket, Hırvat filozof Vrankoviç’e göre zekânın da asıl tanımıdır. Ama duygusal bedelleri de vardır. Dışlanma ve etkisiz kalmayla sonuçlanabilir.
     "Fundamentalizmler Çatışması"ının sonlarında, Tarık Ali’yi bu kitabı yazmaya yönelten itiyi de anlıyoruz. 11 Eylül’den sonra Glasgow’da savaş karşıtı bir mitingin ardından, "bir genç müslüman" Ali’nin yanına yaklaşmış ve ona "[Allah’a] inanıp inanmadığını" sormuş: "‘Hayır’ dediğimde yüzündeki şaşkınlığı, arkadaşının yorumunu (‘Ailelerimiz sizin hakkınızda bizi uyarmıştı’) ve üzerime ok gibi yağan öfkeli sorularını unutamam."
     Akıl yürütme, açık tartışma, başka bir deyişle Aydınlanma, hep sahip çıkılacak bir yöneliş olabilir ama her kullanıldığında etkisini gösterecek, hatta geri tepmeyecek bir silah mıdır? (Aydınlanma’nın en etkili yazarının ona çoktan sırt çevirmiş olan ön - romantik Rousseau olması bir rastlantı mıdır?)
     "Fundamentalizmler Çatışması"nda Tarık Ali birkaç işi birden yapıyor: Geçmişin dinsel çatışmalarını şimdikilerin ışığında okuyor -ama sonrakileri öncekilerin zorunlu bir devamı olarak görmemeyi başarıyor; çünkü arada emperyalizm var- kitapta emperyalizmin Ortadoğu ve Hint alt kıtasındaki serüvenlerinin kısa tarihini de sunuyor ve bütün bunları otobiyografisinin alt metni olarak kurguluyor. Dahası hayatının nihai açıklamasına dönüştürüyor. Lahor’daki çocukluğuyla ilgili lirik bölümlerde, Pakistan toplumunun çapraşık siyasal yapısını da okumak mümkün. Yakın döneme kadar yol arkadaşı saymış olabileceği bazı şahsiyetlere karşı polemiklerini de satır aralarında görüyoruz. Suudi romancı A. Münif’in hem Vahhabilerin hem de şimdi onlara karşı savaşır görünen ABD emperyalizminin ipliğini pazara çıkaran romanları için söylediği sözler ("Hiçbir zaman ‘resmi’ olmamış, hiçbir zaman birilerini memnun etmek için yazmamış ve hiçbir zaman bir ülkenin bayrağına sarılmamış bir yazardır Münif") geçenlerde ABD bayrağına sarılmış olarak resim çektiren Salman Rushdie’yi hedef alır gibi. (Rushdie, 17 yıl önce, Ali’nin "Nehrular ve Gandiler" adlı kitabının önsözünü yazmıştı.)
     Tarihçiler, İslam tarihçileri, kitapta belli bir amatörlüğe takılacaklar. Ama Ali’nin açıksözlülüğü, bu türden burun kıvırmaları boşa çıkaracak: Kitabı yazmasına yol açan bir etkenin tam da böyle bir amatörlüğün sebepleriyle hesaplaşma isteği olduğunu kendisi belirtiyor: "1990’daki Üçüncü Petrol Savaşı’na (Körfez Savaşı) kadar İslam’a en ufak bir ilgim uyanmadı. Sonra çok okudum." Düşmanının düşmanını daha iyi anlamak için Marx’tan başka şeylere de bakması gerekiyormuş demek - bütün bir kuşağın yazgısı. "Fundamentalizmler Çatışması", Tarık Ali figürünü sadece barikatlar ve Lennon ile birlikte düşünebilenlerde hoş bir şaşkınlık uyandıracak.
     
     
     
     "Fundamentalizmler Çatışması: Haçlı Seferleri, Cihatlar ve Modernite"
     Tarık Ali
     Türkçesi : Abdullah Yılmaz
     Everest, 2002, 446 s.
     Fiyatı: 11.000.000 TL.
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Resim ölmedi yaşıyor
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Erkeklerden politika, kadınlardan gerilim
Bebelere klasik müzik
Tarık Ali’nin işi zor!
Matematikçinin trajik serüveni
İstemek yetmiyor
Sonsuz aşkın uğruna
Bir tarih platformu...
"Bu kitapta herkes kukla"
Yurttaş anıtlar
Işıklı yolda yürüyecek
Büyümüş de anne olacakmış!
Tasarım takıya ruh verir
Yasak ve acı elma
Mavi kutudan çıkanlar
Sly yine polis!
"Psikopatlığın çoğu zarar azı yarar"
Toprak ve cam
Bıçak sırtı kahkaha
Kısa filmlere koşun!
Ünlü fotoröportajlar
Tarih zevkimiz
Maalouf’un uzaktan aşkı
"Aşk İksiri"nin lezzeti
Doğu’ya Batılı bakış
Konsantre Rousseau alır mıydınız?
Haftanın albümleri
Sanat: "11 Eylül’den sonra"
İsrail ve Filistin’de kültür sanat...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet