17 Nisan 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





"Psikopatlığın çoğu zarar azı yarar"

Önce şizofren bir psikiyatrın sergüzeşti, "Kuş Bakışı". Şimdi de "Psikiyatri El Kitabı." Romancı Kaan Arslanoğlu, psikiyatriye kesin dönüş yaptı diyorsanız, yanılıyorsunuz.

     SERPİL GÜLGÛN

     Devrimciler", "Kişilikler", "Kimlik", "Çağrısız Hayalim", "Öteki Kayıp","İntihar", "Kuş Bakışı". Kaan Arslanoğlu’nun 1985’ten bu yana yazdığı romanlar. "Sorunlular, Yakınları Ve İlgilenenler İçin / Psikiyatri El Kitabı"na gelince, o; faydalı bir eser. Faydalı. Zira, doğru psikiyatr kimdir’den ilaç tedavisine, depresyondan panik atağa, epilepsiden şizofreniye, madde bağımlılığından bunamaya, içe kapanık tiplerden sınır kişilik bozukluğuna, intihardan evliliğe, adli psikiyatriden kekemeliğe, sorunlu sorunsuz, hepimizin merak ettiği pek çok konuda insanı aydınlatıyor.
     
     Yedi romandan sonra niçin psikiyatri el kitabı diye bir kitap hazırladınız...
     Benim asıl yapmak istediğim sadece roman yazmak. Ama sadece roman yazarak geçimimi sağlayacak kadar toplumsal teveccüh kazanamadım. Bu yüzden eğitimini aldığım ve yıllardır deneyim kazandığım psikiyatri pratiğini sürdürüyorum. Üstelik görüyorum ki bu alanda büyük kuramsal boşluklar var ve dahası gerçek anlamda toplumu bilinçlendirmek için önerebileceğiniz yazılı kaynak neredeyse yok gibi. Konunun kuramsal yanıyla ilgili bir kitabı çok önceleri hazırlamıştım: "Yanılmanın Gerçekliği". Bu da işin pratik yanıyla ilgili. Psikiyatri ve psikoterapi alanında geniş bir pazar oluşmaya başladı. Ve bu pazar bize özgü kuralsızlıkla büyüyor.
     
     Mesela?
     Alanın temel kavramları, kuralları nelerdir, bilinmiyor. Bizde hâlâ psikolog ve psikaytr arasındaki fark da bilinmiyor. Hatta tıp içerisinde bile karıştırılıyor. Daha da önemlisi genellikle bizde "başvurana" en az bilgiyi vermek marifet kabul ediliyor. Oysa, kişiyi hastalığı ya da sorunu hakkında bilgilendirdiğinizde sorunun neredeyse yarısını halletmiş oluyorsunuz. Öte yandan bu konuda ciddi bir kaynak sorunu, bir boşluk var. Ya akademik kitaplar söz konusu, ya da bir takım hastalıkları yenme tekniklerini aktaran kendi kendine tedavi kitapları var. Bu kitap ise daha çok profesyonel yardım almak isteyenlere veya o yardımı almakta olanlara yönelik olarak hazırlandı. Şu bölümleri okursanız, faydalı olur diyebileceğim bir çalışma elimde olsun diye hazırladım, anlatıp durduklarınızı kişi evinde bir kez daha gözden geçirdiğinde çok daha iyi sonuç alıyorsunuz.
     
     Bizde en çok rastlanılan sorunlar hangileri peki?
     Psikozlar işin ciddiliği yönünden bir yerde hep duruyor, aşağı yukarı her toplumda aynı oranda. Daha sık rastlananlar ise nevrozlar. Bunun birçok alt tipi var. Kültürden kültüre toplumdan topluma en çok değişen işte bu nevroz tipleri. Sosyo - kültürel düzey düştükçe konversiyon bozuklukları daha sık görülüyor. Bayılmalar, bazı organların felçleri gibi. Böyle dramatik olaylar eskiden çok daha yaygındı, psikolojik körlük, sağırlık, bacakların tutmaması gibi, Türk filmlerine bile geçmiş. Şehirleşmeyle birlikte depresyon yaygınlaşıyor, anksiyeteler, panik ataklar, obsesif kompulsif (saplantı zorlantı) bozuklukları artıyor. Kişilik sorunlarından özellikle borderline tip (sınır kişilik bozukluğu) patlama gösteriyor.
     
     Kitapta, "Sanatçılar arasında psikopatik bireyler genel toplum ortalamasına oranla oldukça yüksek orandadır, radikal akımlarda da orta ve hafif psikopatlar öncü rol oynarlar," diyorsunuz. Bu psikopatlığa övgü mü bir yerde?
     Kişilerin toplum hayatında yükselebilmeleri için sanatta olsun ya da olmasın, normalin üstünde ya da dışında bazı özelliklere sahip olmaları gerekiyor. Ya IQ’leri yüksek olacak, normalden zeki olacaklar, ya da EQ’leri yüksek olacak. Veya kişilik özellikleri başkalarından farklılıklar gösterecek. Aşırı ihtiraslı, aşırı atak, aşırı şüpheci, aşırı titiz, aşırı disiplinli gibi... Belli uç özellikler olmayınca kişi sivrilemiyor. Bu bir işadamı için de geçerli, bir siyasetçi için de... Sanatçılar arasında da kişilik bozukluğu gösteren çok fazla insan var. Psikopatlığın aşırısı çekilmez. Hem kendi kendini çekemez hem toplum onu çekemez. Ama orta veya hafif düzeyde bir psikopat ya da başka türden bir kişilik bozukluğu vakası iyi yönlendirilirse veya kendini iyi yönlendirirse yeteneğine uygun bir alanda çok başarılı olabilir.
     
     "Psikiyatri El Kitabı"
     Kaan Arslanoğlu
     Adam Yayınları
     210 sayfa
     Fiyatı: 6.000.000 TL.
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Resim ölmedi yaşıyor
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Erkeklerden politika, kadınlardan gerilim
Bebelere klasik müzik
Tarık Ali’nin işi zor!
Matematikçinin trajik serüveni
İstemek yetmiyor
Sonsuz aşkın uğruna
Bir tarih platformu...
"Bu kitapta herkes kukla"
Yurttaş anıtlar
Işıklı yolda yürüyecek
Büyümüş de anne olacakmış!
Tasarım takıya ruh verir
Yasak ve acı elma
Mavi kutudan çıkanlar
Sly yine polis!
"Psikopatlığın çoğu zarar azı yarar"
Toprak ve cam
Bıçak sırtı kahkaha
Kısa filmlere koşun!
Ünlü fotoröportajlar
Tarih zevkimiz
Maalouf’un uzaktan aşkı
"Aşk İksiri"nin lezzeti
Doğu’ya Batılı bakış
Konsantre Rousseau alır mıydınız?
Haftanın albümleri
Sanat: "11 Eylül’den sonra"
İsrail ve Filistin’de kültür sanat...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet