17 Nisan 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Yok mudur durduracak bu futbol kepazeliğini

     Su üç büyük futbol takımına da bakın, nasıl feryat ediyorlar? Bu lig şaibeliymiş! Yeni mi anladılar? Asla! Eskiden beri içindeler oyunun. Futbol sahalarında kandırılan bir tek izleyiciler. Bir de yurttaşlar. Onlar da uyuşmuş, teslim olmuşlar yalana, şikeli heyecanlara. Bilmem nasıl uyandırılacaklar.
     Önceden ayarlanan, sonuçları belli olan, şike ve şaibe bataklığının gülleri futbol kurumlarıyla; bu lig de, bu sistem de çökmüştür.
     Bu çöküşte en büyük sorumluluk bugün feveran eden üç büyükler ile, kulüplerin oluşturduğu kurumlardadır. Futbol Kulüpleri Birliği ne yapıyor? Hiç!
     Bu Futbol Federasyonu ile onun başkanı, bu işleri en iyi bilen ama gıkını çıkartmadan fırtınayı atlatmayı bekleyen Haluk Ulusoy mu kurutacak bataklığı? Merkez Hakem Kurulu Başkanı Bülent Yavuz mu kurutacak? Türk futbolunu bunlar mı kurtaracak? Olmaz, olamaz.
     
     Kararsızlık ve umarsızlık
     Bu işleri hukuk ile hükümet toplamalı ama, hukuk neye nasıl bakacağına, hükümet neyi nasıl halledeceğine bir türlü karar veremiyor. Tıpkı kandırılan milyonlarca yurttaş gibi olaylarda seyirci durumundalar.
     Futbol yeniden yapılandırılmalı. Hem de acil olarak. Daha doğrusu spor sistemimiz yeniden yapılandırılmalı. Bu konuda Ankara’ya ve spordan sorumlu Devlet Bakanlığı’na çok eleştirilerim var. Bu kokuşmuşlukla bu ligin ayıbını Ankara siyaseten nasıl taşır sırtında? Dünya madarası olduk.
     
     İlkesiz spor yönetimi
     Şu kulüplerin durumuna bakın. Arkalarına mafya gruplarını, onların korumalarını, amigolarını alıp kulüplere başkan seçilenler, kötü futbolun ve başarısızlığın faturasını hep ama hep kurumlara çıkartanlar şimdi sahneye düştüler. Ne takımlarının kuruluş ilkelerinden ve amaçlarından haberdar bunlar, ne de sporcu ahlak ve bilimselliğinden. Bunlar parayı, şikeyi, çeteyi biliyorlar.
     Kimi devlet müteahhidi zengin; parasıyla takım yöneticisi olup kimlik satın alıyor. Kimi tefeci, kimi kokainci, kimi futbolcularla seks alemlerinde, kimi mafya babalarıyla eğlencede... İlkeler yok, tavır yok, çalışmak yok, gece kulüplerinde, grup çılgınlıklarında turlamak için kulüplerdeler. Bunlar futbolun önderi, yöneticisi, lideri... Haydi oradan be! Çekin elinizi spordan. Türkiye’nin geleceğinden.
     
     Batak kulüp kurtarmak
     En akıllısı ve ahlaklısı, batak kulüp kurtarmak için taraftar başbakan yardımcısının kapısında sabahlayacak. Bunlar kapitalist. Bunlar korumacılığa karşı. Bunlar pazar ekonomisinin ürünü?.. Bunlar siyasetin futboldan elini çekmesini istiyorlar.
     Borsaya açıldılar ya... Hür teşebbüs oldular ya... Hep aynı dümen. Yalan, yalan, yalan... Borsada işlem yaptırabilmek için, zavallı taraftarı soymak için hangi siyasi baskıları kullandığınızı, SPK ile borsa yetkilileri gün gelir mutlaka açıklarlar. Başbakan yardımcısıyla kol kola, stat ayarla, borç ertelet, siyasetin gücünü, hükümetin yetkisini kullan sonra da spor eşitlerin yarışıdır de! Kargalar güler adama.
     
     Bataklığın gülleri
     Herkes yolunu buluyor. Siyasetin, mafyanın, bürokrasinin eli futbolda. Herkes nasipleniyor. Bataklığın gülleri sizi. Sizi gidi sizi! Futbol kulüplerinin adamı oldunuz, federasyondasınız diye Genelkurmay’dan emniyete, siyasete kadar her yere bütün kirli üstünüzle başınızla girip çıkıyorsunuz. Sanıyor musunuz ki iziniz kalmıyor? Oralarda futbol adamlığınızı kullanarak elde ettikleriniz sadece size yarıyor. Sizin yönettiğiniz Türk futbolu veya sporu kaybetmeye mahkum.
     Ankara, Ankara duy sesimizi! Bataklık oldu futbol, gülleri feryatta. Bir yurttaş olarak sesleniyorum:
     Artık yeter! Yok mudur durduracak bu futbol kepazeliğini?
     
     tuncayozkan@tuncayozkan.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Kürt ve İslam

Çetin ALTAN
"Söylemeye gerek yok, insanlık salak biraz"

Melih AŞIK
Beypazarı’ndan

Fikret BİLA
Hortum işleri

İpek CEM
Internet neden bizi korkutuyor?

Hasan CEMAL
Ecevit'li DSP seçimde ne yapar?

Güneri CIVAOĞLU
Liderin ayakları

Abbas GÜÇLÜ
Hangisi yalan söylüyor? DİE mi, MEB mi?

Hurşit GÜNEŞ
Çırpınırdı kurlar...

Nail GÜRELİ
Geometri, evren, Tanrı

Sami KOHEN
Tepkide ölçü...

Mehmet Y. YILMAZ
‘Hırsız var’ demeden önce düşünmek şart!

Meliha OKUR
TOBB’da denge hesabı

Tuncay ÖZKAN
Yok mudur durduracak bu futbol kepazeliğini

Hasan PULUR
Dedikodu tatlı şeydir...

Meral TAMER
Beyoğlu'nun sinema ile artan büyüsü

Ece TEMELKURAN
Filistin: Muhalefetin ölüm dili

Tamer HEPER
Önümüzdeki günler zor

Güngör URAS
ABD’de paranın yumuşağı da var serti de

M. Ali BİRAND
Hollanda ve Belçika hâlâ direniyor...

© 2002 Milliyet