18 Nisan 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Harikalar diyarı Ritz

     Şıklık, zarafet, incelik, detaya önem... Londra Ritz Oteli’nin otelcilik anlayışını yansıtan kelimeler bunlar. Her köşesinde zenginliğin ve şaşaanın yankılarını bulabileceğiniz bu otel, 1906’da açıldığından beri malikane havasını koruyor. Dekorasyonunda kullanılan kumaşlara kadar XV. Louis stiline sadık kalınarak 1995’te baştan aşağı tadilat gören Ritz’de konuklara servis bir sanata dönüştürülmüş.
     Kurucusu Cesar Ritz dünya otelciliğinin en büyüğü şüphesiz. İsviçre’de geçen mütevazı gençlik yıllarından sonra, İngiliz Kralı VII. Edward’ın sözleriyle, "kralların otelcisi, otelcilerin kralı" olmayı başaran birisi o. Yaşamına ait en iyi kaynak 1888’de evlendiği karısı Marie-Louise’in, onun ölümünden 20 sene sonra yazdığı o sade ama içtenlik dolu kitap.
     22 Şubat 1850’de doğan Cesar, Ritz Ailesi’nin 13’üncü ve en küçük çocuğu. Babası bir kasabada kaymakam olan Cesar, 15 yaşında iken şarap garsonu olarak Brig’deki Trois Couronnes et Poste oteline gönderilir. Kısa bir süre sonra otelin sahibi Mösyö Escher "Otelcilik sana göre bir meslek değil. Bunun için özel bir yetenek, ince sağduyu gerekli. Bu da sende yok maalesef" diyerek evine gönderir onu. Ama Cesar bu başarısızlığa rağmen yılmaz. 1867’de Paris’e gider, değişik otel ve restoranlarda çalışmaya devam eder. 1873’te Viyana’ya giden Ritz, Avrupa kraliyet aileleri mensuplarının ağırlandıkları Imperial Pavillion’un yanındaki Les Trois Freres Provencaux adlı restoranda çalışır. Ritz burada krallara, prens ve prenseslere servis yapma fırsatını elde eder. VII. Edward olarak İngiliz tahtına çıkacak olan Galler prensinin dikkatini çeker. O yıl noelde restoran menajeri olarak Nice’teki Grand Hotel’dedir. Artık yazları İsviçre Alpleri’nde, kışları Fransız Rivierası’nda çalışmaktadır. Bir sonraki kış San Remo’daki Nis
     Oteli’ne menajer olmuştur. Otelin girdilerini iki misline çıkartınca uluslararası üne kavuşur. 1884’te Monte Carlo’daki Grand Otel’in yönetmenliğine getirilir.
     24 Mayıs 1906’da Londra Ritz’i açar. Claridges, Savoy, Berkeley gibi kendini kanıtlamış otellerin şiddetli rekabetine rağmen Ritz kısa zamanda Londra’nın en "in" oteli olur. Ama oteli açtığı yıllardan beri ağır hastalıkla mücadele eden Ritz 26 Ekim 1918’de bu mücadeleyi kaybeder ve ölür.
     Ritz, Londra’nın göbeğindeki en sosyetik caddesi Piccadily üzerinde. Ve şehrin en güzel parklarından biri olan Green Park’ın yanında Bond, Cork caddelerinin burnu kaf dağındaki dükkan ve galerileri ile ünlü Burlington Arcade’in size satış yapmakla lütuf yapıyormuş hissini veren butikleri bir taş atımı mesafede; antikaya meraklı olanlar için Christie’s ve Sotheby’s de...
     Otelde alanındaki en son teknik gelişmeleri içeren "Robert at Ritz" adlı bir jimnastik salonu, müşterileri olan hanımların her birine kraliçe gibi davranan bir kuaför ve güzellik salonu var. İşadamlarının her türlü ihtiyacı da düşünülmüş. Odanıza getirilen özel sekreterlik servisi yanında kendi sekreteri olmayı tercih edenler için bilgisayar, printer, scanner, faks ve daktilo getirtebilirler. Faks makinesi her odada bulunuyor zaten. Büyük çaptaki iş görüşmelerini Ritz’de yapmak da mümkün. 20 kişiye kadar görüşmeler için Green Park’a bakan Trafalgar suiti ideal. Daha büyük olan Marie Antoinette Suiti’nin klasik ve ağır görünümü şirketinizin gücünü sergilemek için biçilmiş kaftan. Resepsiyon için 100, konferans için 60, idare heyeti toplantıları için de 30 kişiyi ağırlayabiliyor. Aynalı duvarlarında yansıyan altın kaplama klasik eşyaların yarattığı ihtişam ile "en lüks"ün simgesi haline gelen bu salon, Versay Sarayı’nın muhteşem salonunun kopyası.
     Ritz’deki yatak odaları ve süitler her türlü konforu temin edecek şekilde düzenlenmiş. Renkler pastel ama ağır dokumalar, 24 karat altın kaplama metal eşyalar, en iyi biçimde onarılmış XV. Louis stili antikalar kullanılmış. Her misafir başına iki personel düşüyor.
     Ritz’in restoranında yemek yiyenler bu deneyimi hayatları boyunca unutamadıklarını söyler durur. Klasik mutfak anlayışını modern çeşnilerle uyumlamayı bir güzel sanat haline getiren bir mönüye sahip Ritz.
     Ritz’in Palm Court’unda servis edilen akşam üstü çayı İngilizler arasında kurumlaşmış bir olay. Zarif sandviçler, nefis pastalar, kaymak ve reçelle birlikte servis yapılan bu millete özgü "scone"lar (bir çeşit küçük ekmek), 7 değişik çay çeşidinin değişmez partnerleri. Her gün 1.30-3.30 ve 5.30 olmak üzere üç servis var, yine de 6 hafta evvelinden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Şimdilik ücreti iki kişi için 60 sterlin. "Hayatta her şeyi mutlaka bir kere denemek lazım" derler.
     Odaların fiyatlarını yazarak keyfinizi kaçırmayacağım. Ama özel bir arkadaşınıza doğum günü hediyesi vermek istiyorsanız ve de bol paranız varsa bundan güzeli olamaz. Odada bulacağı bir şişe Ritz şampanyası meyve ve çiçekler, mükemmel bir İngiliz sabah kahvaltısı içeren iki kişilik bir oda size 375 sterline mal olacak. Bir o kadara mal olacak akşam yemeğinden sonra kendinizi o odaya kabul ettirmek de size düşecek tabii.
     
     Yazara e-mail
     



 PAZAR


"20 yıldır adı geçen çapkınlardanım"
İnternetten gelen Rus gelin
Hem Bruno hem Burhan
İşte Gamze Cosmopolitan
Çok sesli, çok meslekli koro
Şarabın başkenti Bordo
Maçka’daki Viyana
Sessiz filme canlı müzik!
Homo homini pezevenkus
Ortaköy’ün Neşesi
Akıllanmayan ördek mektubu
Harikalar diyarı Ritz
Kudüs, ah Kudüs!
Aşure olduuummm!
Mahsun Kırmızıgül sosyetede, yazar Demir Özlü defilede
Mavinin altındakini bile bile kırmızıyı seçmek
Kilisede cinsel devrim


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet