18 Nisan 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Leylek leylek havada, yumurtası tavada...

     Biliyorsunuz, Türkiye’nin ekonomik durumu kulaklarına kadar protezli... Dışarıdan alınmış borçların hiç değilse faizlerini ödeyerek, yeniden borçlanabilme olanağını sürdürmek için; IMF ile Dünya Bankası’ndan rica edilen yardımlar...
     Onların ileri sürdüğü koşullar; bizim koşullara uyacağımız konusunda verdiğimiz sözler...
     Ve IMF’nin 1.1, Dünya Bankası’nın da 1.3 milyar dolarlık kredi dilimine onay vermesi...
     Ankara’nın da zil takıp oynaması...
     ***
     Norveç’te adam başına düşen yıllık ulusal gelir biriminin 37 bin dolara çıktığı, Türkiye’de ise 2300 dolara gerilediği, garip bir yamuklukla girdik 21. yüzyılın ikinci yılına da...
     Şimdi sıkı durun, 400 yıl geçmişe gidiyoruz...
     Yıl 1597...
     Osmanlı tahtında önce 19 kardeşini, sonra da oğlu Şehzade Mahmut’u boğdurtmuş olan III. Mehmet oturuyor.
     Bayrama birkaç gün kalmış; yeniçeriye "ulufe" dağıtmak gerek; ama Hazine tamtakır...
     III. Mehmet, hesap kitap işine bakan vezir Yemişçi Hasan Paşa’dan idam ettirdiği Tırnakçı Hasan Paşa ile Ali Ağa’nın elbiselerini satarak ve esnaftan borç toplayarak, derhal para bulmasını istiyor.
     ***
     Yemişçi Hasan Paşa’nın, III. Mehmet’e verdiği yanıtın özeti şöyle:
     "...Otuz yıldan ziyadedür ki ortalık bozulmaya yüz tutmuştur. Bezirgan da, halk da zor durumdadır. İşkencesiz kimseden ödünç akçe almaya imkan yoktur. Hasan Paşa ile Ali Ağa’nın kaba saba bazı esbapları vardır ama, bunların satılması zaman alacaktır. Üstelik de çok bir şey etmeyecekleri bellidir.
     Bayram ‘ulufe’si için taşradan 320 yük akça gelecekti. Celali eşkıyası yüzünden kimi Konya’da, kimi Tokat’ta, kimi de öteki kalelerde kaldığından yetişemedi. ‘Ulufe’yi zamanında dağıtmak gerek. Yeniçeri fitne ve fesat kapısını açmak için bahane arar..."
     (Osmanlı Tarihine Ait Belgeler - Telhisler "1597 - 1607" - Hazırlayan Cengiz Orhonlu)
     ***
     Neden Türkiye bir türlü gerçekleştiremiyor ekonomik bir şahlanmayı?
     Ulusal gelir dağılımındaki dengesizlikte, neden Tanzanya’nın da altındaki 5 en geri ülkeden biriyiz?
     Ve neden 1 yaşına kadar bebek ölümlerinde dünya şampiyonuyuz?
     Bizim Mehmet Altan’ın da fırsat buldukça gümgümlettiği gibi, her 10 dakikada, 1 çocuk ölüyor Türkiye’de...
     ***
     Bendenize sorarsanız, Türkiye’nin en büyük sıkıntısı; bir türlü "Türke Türk propagandası yapmaktan" kurtulamaması ve kendi tarihiyle yüz yüze gelmeyi göze alamaması, yani saydamlaşamaması...
     "Onlar - biz" ayrımlarına sığınarak, hızla değişen çağdaşlık parametrelerinden kopuk, hamasi bir sanallık içinde, ne kadar yapılabilir ki ekonomik bir şahlanma?
     ***
     Son 70 yıl içinde yasaklanmış kitap ve tiyatro oyunlarıyla, hayatları binbir eziyet içinde geçmiş kalemlere bir bakın...
     Ankara egemenlerini destekleyenler ihya, Türkiye’yi saydamlaştırmak isteyenler imha edildi...
     Sonuç, "yaşam kalitesi" açısından dünya sıralamasında 86. basamağa oturmak; Yunanistan ise 25. basamakta...
     Köylülüğü bir türlü aşamamış mesleksiz kitleler ortamında, şatafatlı yaşamanın tek yolu; ya siyasal egemenliği ele geçirmek, ya siyasal egemenlerle ortaklık etmek...
     O nedenle siyaset tutkusu, yaygın mı yaygın genç kuşaklarda bile...
     ***
     Türkiye’nin iç dinamikleri yeterince çalışmasa bile, artık "ulus - devlet" modelinin de hızla aşılmakta olduğu bir evrede, dış dinamikler, Türkiye’ye 21. yüzyılı da ıskalatmayacaklardır.
     2050’leri geçe, Nevşehir köyleriyle Londra banliyösü arasındaki yaşam koşulları, eşitlenmeye başlayacaktır. Gerek para birimi, gerek eğitim ve sağlık kurumlarının düzeyi, aynı olacaktır.
     Enseyi karartmayın.
     O zamana kadar ise...
     Ziyan zebil olmamak için ne yapılması gerektiğini, bendeniz de dahil, kimsecikler bilmiyor. Hele bir geçsin bakalım şu İstanbul depremi...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Toplumdan bakmak...

Çetin ALTAN
Leylek leylek havada, yumurtası tavada...

Melih AŞIK
Köyde Antigone

Fikret BİLA
Malzemeler kesildi ameliyatlar durdu!

Hasan CEMAL
Baykal'lı CHP'nin iktidar şansı...

Yılmaz ÇETİNER
Enflasyonun düşmesi iyi haber mi, kötü haber mi?

Güneri CIVAOĞLU
"Su, toprak" ve "çamur"

Can DÜNDAR
Bir eğitim mucizesi

Hurşit GÜNEŞ
Endekslerin önemi

Sami KOHEN
Süper güç - süz...

Tuncay ÖZKAN
Spor ekonomisi

Hasan PULUR
Biz, bize benzeriz...

Derya SAZAK
Fikret Ünlü'nün isyanı

Meral TAMER
Krizle değişen tüketim alışkanlığımız

Güngör URAS
Hewlett - Packard ile Compaq birleşiyor

Serpil YILMAZ
Kıvrıkoğlu operasyonu derinleşiyor

M. Ali BİRAND
AB toplantısında komik duruma düştük...

© 2002 Milliyet