
|


Baykal'lı CHP'nin iktidar şansı...
Yıl 1999 Nisan ayı. 18 Nisan'da genel seçimler yapılmış, yüzde 10 barajına takılan CHP de parlamento dışında kalmış...
O tarihte bu köşede yer alan yazımdan bazı satırlar:
"CHP tam dört yıldır muhalefetteydi. Çetelere bulaşmadı. Pisliğe, yolsuzluğa bulaşmadı. Ama yine de oyunu artıramadı. Üstelik baraja takıldı. Yani oyları yüzde 10'un altında kaldı. Niye? CHP yeniden doğabilir mi? Yükselişe geçebilir mi? Yoksa bundan sonra tabela partisi olarak tarihin arşivine mi kaldırılır?"
Bu soru hala geçerli mi?
Geçerli olmadığı gönül rahatlığıyla söylenebilir mi?
Sanmıyorum.
Birçok seçim araştırmasına göre, CHP bir süredir yüzde 10 barajının az üstünde seyrediyor. Şimdilik baraj sıkıntısı yok gibi.
Ama bununla birlikte iktidar rüzgarları CHP'nin yelkenlerini doldurmuş değil. Ya da iktidar yürüyüşüne çıkacak kuvvetli bir rüzgar yakaladığı söylenemez CHP'nin.
Niye öyle?
CHP, yukarıda belirttiğim gibi, 1995 - 99 arasında dört yıl muhalefette kalmasına rağmen seçim sandığında büyümedi, küçüldü.
CHP 1999 Nisan ayından beri yine muhalefette. Üstelik, bir sosyal demokrat parti açısından muhalefet yapmak için ideal bir ortama sahip.
Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizine düşmüş.
Ekonomisi yüzde 10 küçülmüş.
Muazzam yoksullaşmış.
Ülkede işsizlik patlamış.
Ülkenin parası pul olmuş!
Boğazına kadar eşitsizliğe, adaletsizliğe batmış.
Üstelik rakipleri, koalisyon ortağı partiler seçim araştırmalarında dökülüyor.
Bir sosyal demokrat parti daha ne ister? Muhalefet yapmak ve kitleleri peşine takmak için bundan daha uygun koşullar bulunabilir mi?
Elbette hayır.
Ancak, CHP'nin böylesi koşullardan bugüne kadar yararlandığını söylemek güç. Kabaran bir iktidar dalgasının üstüne hala oturabilmiş değil CHP. Seçim araştırmalarında zar zor barajın üstünde seyretmesi, hala bıçak sırtında olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Niye böyle?
Yıl 1995, 11 Eylül.
SHP ile CHP, CHP tabelası altında birleşir. Deniz Baykal genel başkanlık koltuğuna oturur.
O tarihteki satırlarım:
"Baykal deyince akla hırçınlık gelir. Baykal deyince akla hizipçilik gelir. Baykal deyince, dışa kapalı çalışma tarzı gelir akla. Yani akademik dünyadan, entelektüel dünyadan kopuk siyaset tarzı gelir. Baykal deyince, kişisel karizmaya çok fazla bel bağlamak gelir akla.
Baykal bunları aşabilecek mi?
Kurultay konuşmasında dediği gibi CHP'yi 'kriz değil çözüm partisi' yapabilecek mi?"
Baykal bunları yapamadı.
Yapamadığını dört yıl sonraki 1999 seçimleri gösterdi. CHP 1999'da şans, kader, kısmetten dolayı değil, Baykal inandırıcı olamadığı, geniş kitlelere güven veremediği için baraja takıldı.
Baykal bugün inandırıcı mı?
Olabilse, CHP çoktan iktidar yürüyüşüne geçmiş olurdu. Siyaset sahnesinde yeni isim, yeni oluşum, yeni parti arayışlarına rastlanmazdı.
Ve CHP yelkenleri çoktan beri iktidar rüzgarıyla dolmuş olurdu.
Şimdilik bu yok.
Belki yarın olur.
Armut piş ağzıma düş bekleyişi, bakalım, daha ne kadar, nereye kadar sürecek CHP'de?
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|