
|


Krizle değişen tüketim alışkanlığımız
Bir grup meslektaşımla birlikte önceki gün Vaillant'ın yetkililerini dinledik. Boyner Holding Murahhas Üyesi Cem Boyner, Sabancı Holding Perakende Grubu Başkanı Demir Sabancı ve Koç Holding Tüketim Grubu Başkanı Hasan Yılmaz ise dün perakendecilik seminerinde konuştular.
İki toplantıdan bende kalan ortak noktalar şunlar:
* Krizle birlikte Türkiye'deki şımarık tüketime de nokta konmuş oldu.
* Para harcama kültürümüzde önemli değişiklikler meydana geldi.
* Tüketici hızlı bir bilinçlenme süreci yaşadı.
* Geçmiş enflasyona göre fiyatlandırma alışkanlığından vazgeçmeyen perakendeci, malını satamayacağını yavaş da olsa anlamaya başladı.
* Cebinde parası olan tüketici kaliteye ve güvenli markaya daha fazla yöneldi, ama doğru fiyatı ve hizmeti ısrarla talep etmeyi de ihmal etmedi.
* Krizin ağır darbe vurduğu yaygın halk kitleleri ise mecburen en ucuza kayınca, işporta ve pazarlarda işler arttı.
* Krizde en ağır darbeyi orta kalite ve fiyattaki üretici ve satıcı grubu yedi, müşterilerini ya markalara ya da ucuzculara kaptırdı. (Bakınız alttaki yazılar)
Boyner: "Tüketici bize 2 önemli ders verdi" Koç Topluluğu Tüketim Grubu Başkanı Hasan Yılmaz, perakendecilik seminerinde sektör adına özeleştiri yapmaktan kaçınmadı:
"Krize kadar sektördeki hızlı büyüme havası, aslında büyümeden çok şişmeydi. Verimli çalışmak yerine, vadeli alıp peşin satarak perakendeciliği hoş bir para kazanma biçimi ve moda olarak gören zihniyet, krizle birlikte mecburen terk edildi ve hayırlı oldu."
Boyner Grubu Murahhas Üyesi Cem Boyner de özeleştiride Yılmaz'dan geri kalmadı:
"Geçmiş enflasyonu esas alıp, gelecek sezonun etiketlerini hazırlıyorduk. Enflasyonla beraber kendi verimsizliğimiz varsa, onu da aynen tüketiciye yansıtıyorduk. Geçen ekimden beri tüketici bizlere "senin dikte ettiğin fiyattan değil, benim istediğim fiyattan verirsen alırım" dedi. Değeri 100 olan mala 101 ödemeyi reddetti. Beni, cep telefonu faturama da, ofiste içtiğim kahveye de dikkat etmeye yöneltti. Özetle tüketim artacak, ama fiyatlar artmayacak. Çünkü enflasyonlu yılların başlangıcından bu yana Türkiye'de ilk kez hayat normale dönüyor."
Vaillant: Tüketici daha talepkar Kombi, kat kaloriferi ve elektrikli ısıtıcı üreticisi Vaillant'ın Almanya'daki merkezinden gelen uluslararası pazarlar direktörü Dieter Müller, Türkiye pazarının geleceği için bizlerden daha umutlu.
Vaillant Türkiye'nin Genel Müdürü Christopher Grosser ise daha ilk cümlesinde mükemmel Türkçesiyle "Bizim için kriz çok güzel oldu" diyerek bizi şaşırtıyor. Vaillant 1992'de Türkiye'ye ilk geldiğinde ofiste 3 kişiymişler ve ilk yıl sadece 300 adet cihaz satmışlar. Şimdiyse ofisteki 145 kişiye ilave olarak 110 bayi, 240 alt bayi ile 3 bin kişilik bir aile olmuşlar. Bugüne kadar 300 bine yakın tüketiciye cihaz satmışlar ve satış sonrası servis hizmetleri nedeniyle çoğuyla haberleşiyorlarmış.
Grosser diyor ki:
"Hızlı büyüme yıllarımızda evimizin içiyle yeterince ilgilenemiyorduk. Kriz bize yeniden yapılanmamız, sayıları hızla artan ekibimizi tüketicinin yeni taleplerine göre yeniden eğitmemiz için fırsat yarattı. Şimdi yatırım ve eğitim zamanı. Bu süreyi kim iyi değerlendirirse, gelecek 10 yılın stratejisini kim iyi yaparsa, o başarılı olacak. Kriz, tüketiciyi daha talepkar ve ısrarcı yaptı. Güvendiği firmadan tek bir ürünü değil, ürünün yanında birçok hizmeti de talep ediyor. Bize daha fazla iş yaptırmak istiyor. Bedelini ödemeye hazır olsa da, ödediği paranın hakkını alma konusunda, kriz öncesine göre daha duyarlı."
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|