18 Nisan 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Kıvrıkoğlu operasyonu derinleşiyor

     Genelkurmay son iki yıl içinde, üçüncü büyük yolsuzluk operasyonunu sürdürüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) için alımlar yapan Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Teftiş Kurulu Başkanlığı’nı harekete geçirerek, son 5 yılı mercek altına aldı. İstanbul’da MSB’ye bağlı Kimyaevi’ni 17 yıl yöneten Kalite Kontrol Daire Başkanı Albay Cengiz Seçkin’in 2002 yılı başında içeri alınmasıyla başlayan operasyonda, iki de işadamının adı geçti.
     İki As, B - Teks, A - Teks firmaları sahibi İrfan Aydın’ın, yapılan soruşturmalarda kişisel mal varlığı 10 trilyon lira olarak saptanan Seçkin ile ortak olduğu iddia edildi. Bu iddialar üzerine içeri alınan Aydın’ın, Kayseri’deki praşüt alımlarında ihale şartlarına uygun mal vermediği saptandı.
     TSK’ya, emniyet teşkilatına özellikli giysi satan Timpateks’in sahibi Yılmaz Tümer de sürdürülen operasyonların ulaştığı ikinci işadamı oldu. Tümer, askeriyeye verdiği soğuk iklim giysilerinde şartnameye uygun üretim yapmadığı ve alımlara hile karıştığı iddiası ile tutuklandı.
     Sümer Holding vasıtasıyla yapılan alımlarda, son üç aydır Maliye Bakanlığı’na yapılan ihbarlar da değerlendiriliyor.
     Sümer Holding’e bağlı tasfiye edilen Sümer Tekstil ile Ankara firması Yakupoğlu’nun işbirliği içinde olduğu iddialarını araştıran Maliye, askeri giysi ve ihtiyaç maddeleri alımlarını yakın takibe aldı.
     Yakupoğlu dosyasında Sümer Tekstil’in firmaya, ihalesiz 50 trilyon liralık sipariş vermesi olayına yer verildi.
     İhale yöntemi ve alış şartnameleri üzerinde teknik çalışma da yürüten TSK; Kimyaevi’nde usulsüz verilen raporlar üzerinde duruyor. Aranılan şartlar oluşmadığı halde, verilen raporlarla ihalelerin adresi belirli firmalara gittiği iddiları araştırılıyor.
     Askeri ihalelere giren firmaların yakından izlediği bu operasyonlarla ilgili bilgisine başvurduğum resmi kaynaklardan, yolsuzluğun boyutuna ulaşamadım. Edindiğim bilgiler, operasyonun genişleyerek sürdüğü yolunda...
     
     Diğer iki operasyon
     Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu döneminde çay - tütün karşlığı, Doğu Bloku ülkelerinden 350 milyon dolarlık silah alımında yolsuzluk yapıldığı saptanmıştı. Yine Kıvrıkoğlu döneminde; NATO altyapısını oluşturan inşaatlara ihale veren daire başkanlığı da dağıtılarak, başka bir birime verilmişti.
     Askeri alımlarda ihale şartlarını ve şartnamaleri gözden geçiren birimler, yolsuzluğa yol açan uygulamaları masaya yatırıyor.
     Askeriye sürdürdüğü yolsuzluk operasyonunu tef çalarak duyurmuyor. Ancak isteğim, piyasada söylenti olarak yayılan bu gelişmelerin, aslında kararlı bir iradenin çabası olduğunun bilinmesi, izlenmesi... İş dünyasının da artık para kazanma yolunun, "açık kapı" bulmaktan geçmediğine inanması.
     
Okuyan’a, Kılıçdaroğlu’ndan yanıt
     Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın "SSK’da son 10 yılda 1 katrilyonluk yolsuzluk yapıldı" iddiasına, 1992 - 1999 dönemi SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yanıt geldi.
     Kılıçdaroğlu, "Sayın bakan kimi mahkemeye vermiş" diye soruyor.
     Okuyan’ın son üç yılda, göreve getirdiği 9 genel müdür yardımcısını değiştirmesinin bir rekor olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, "Kendisinin atadığı İzmir Sağlık Müdürü rüşvet alma suçundan hapishanede. Çalışma Genel Müdür Yardımıcısı rüşvet iddiası ile yargılandı. SSK’da mal varlığının hesabını veremeyen genel müdür Selahattin Kızıldere’yi danışman olarak aldı" örneklerini veriyor.
     Kılıçdaroğlu, "iyileştirici sarf malzemesi" olarak tanımlanan 50 - 60 bin kalemin bir protokole bağlı olarak satın alındığını, ancak Okuyan’ın protokolleri yenilemediğini de sözlerine ekledi. Dolayısıyla kalp kapakçığı gibi özellikli ürünlerde değişik fatura çıkma olayının önüne geçilememiş olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Okuyan SSK’yı çiftlik gibi yönetmek istiyor" diyor.
     Bu sözlerin üzerine bir şey diyemem. Yalnız önceki yazımda da belirttiğim gibi; iddialarda bulunmak bakana yakışmaz, bakanın görevi suçluların üzerine gitmektir. Örneğin daha önce ihbar ettiği tonlarca prinç olayından kimi mahkemeye verdi? 400 bin sahte emekli iddiasında, 1600 kişiden başka savcılığa verdiği kimse var mı?
     
     syilmaz@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Toplumdan bakmak...

Çetin ALTAN
Leylek leylek havada, yumurtası tavada...

Melih AŞIK
Köyde Antigone

Fikret BİLA
Malzemeler kesildi ameliyatlar durdu!

Hasan CEMAL
Baykal'lı CHP'nin iktidar şansı...

Yılmaz ÇETİNER
Enflasyonun düşmesi iyi haber mi, kötü haber mi?

Güneri CIVAOĞLU
"Su, toprak" ve "çamur"

Can DÜNDAR
Bir eğitim mucizesi

Hurşit GÜNEŞ
Endekslerin önemi

Sami KOHEN
Süper güç - süz...

Tuncay ÖZKAN
Spor ekonomisi

Hasan PULUR
Biz, bize benzeriz...

Derya SAZAK
Fikret Ünlü'nün isyanı

Meral TAMER
Krizle değişen tüketim alışkanlığımız

Güngör URAS
Hewlett - Packard ile Compaq birleşiyor

Serpil YILMAZ
Kıvrıkoğlu operasyonu derinleşiyor

M. Ali BİRAND
AB toplantısında komik duruma düştük...

© 2002 Milliyet