21 Nisan 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Teşbihte hata

Çocuğun içler acısı haline ağlayan okurlar oldu. Duyarsızlığa lanet okuyup çaresizliğe düşenler de. Köpek Çocuk başlığı da eleştirilerden payını aldı

     Ödemiş’in Orhangazi köyünde yaşayan küçük Tahir’in (12) durumu, okurun içini burkan türdendi. 10 Nisan tarihli Milliyet’in 5. sayfasında Sadece Köpekle Konuşabiliyor! başlığıyla verilen haber, doğuştan gözleri görmeyen, konuşamayan bir çocuğun iple kazığa bağlanarak yaşadığına ilişkin ayrıntıları gündeme getiriyordu.
     Haberin devamı, 11 Nisan tarihli gazetede ‘Köpek Çocuk’ Görebilecek başlığıyla verilmişti.
     Haberlere çok sayıda tepki geldi.
     Bunların bir kısmı, çocuğun bu muameleyi görmesine ilişkin protestolardı.
     Bir kısmı ise, haberin ön sayfadaki başlığıyla ("Köpek Çocuk!") ilgiliydi.
     Zeynep Er’in görüşü:
     "İnsanlık dışı yaşam sürdüren 12 yaşındaki çocuğun dramını ilgiyle okuyorum. Gazetenizin sadık bir okuru olarak, onunla ilgili olarak kullandığınız ‘Köpek Çocuk’ başlığı beni derinden üzdü. Her ne kadar okurun dikkatini çekmek için yapılmış dahi olsa, Milliyet gibi saygın bir yayın organının, her ne kadar göremese bile, o çocuğu ve sevenlerinin duygularını göz önüne almaması bence kabul edilemez bir hata."
     Hasan Yılgör’ün tepkisi:
     " Bugünkü ‘Köpek Çocuk’ başlığı bence kötü olmuş. Bu haber beni çok etkiledi. Daha hassas olunması gerekir sanırım."
     Ebru Kılınç da, 11 Nisan tarihli Milliyet’teki haberin devamındaki başlığı aynı gerekçeyle eleştiriyor. ‘Köpek çocuk’ Görebilecek başlıklı haberde, çocuğun durumuna Yardımseverler Derneği’nin müdahale ettiği kaydedilmekteydi. Milliyet’in haberinin olumlu bir sonuç getirmesini övgüyle anan Kılınç, "ancak, çocuğu böyle bir tanımlayarak başlığa taşımaktan kaçınmalıydınız" diye yazmış.
     Adil Kuru, kendisi ve eşi adına yazarken, "başlığınız çok ağırıma gitti" diye not düşmüş. "Haberin içeriğinde, tamam, her şeyi anlatmışsınız. Cehalet kurbanı bir çocuk. Ama böyle bir başlık kullanmamanız gerekirdi. Bizim de özürlü bir çocuğumuz var. Sabahleyin kahvaltıda eşim benden önce gazeteyi eline aldığında başladı ağlamaya. Sorduğumda, haberi gösterdi. Uyumakta olan çocuğumuzu aldı ve saatlerce ağladı. 5. sayfa başlığınız normal, ama baş sayfadaki iyi değil. "
     Yorum: DMG Meslek İlkeleri’nin 7. maddesi, "kişileri ve kuruluşları...küçük düşüren, aşağılayan ve iftira niteliği taşıyan ifadeler kullanılamaz" diyor. Haber, ayrıntılı ve dengeli. Çocuğun ebeveyni ve uzmanların görüşlerine de yer verilmiş. Ön sayfadaki başlık, çocuğun yaşantısındaki tek dostunun köpek olduğu, sadece onunla anlaşabildiği bilgisinden yola çıkılarak yazılmış, ama ifade ediliş biçimi ve bağlamı göz önüne alınınca okur tarafından "aşağılama" olarak algılanması doğal. Niyetle çelişen bir sonuç var ortada.
     Yazı işleri’nin notu: Başlık Amerikan basınının "Maymun Çocuk" nitelemesiyle tarihe geçirdiği ve herhangi bir tepkiye neden olmayan habere de gönderme içeriyordu.
     
     Ortadoğu kâbusu
     Ortadoğu’daki terör saldırıları, işgal ve katliamlarla yumaklanan şiddet sarmalını izleyen Milliyet’e hem övgü var, hem de eleştiri. Bazı okurlar haberlerin verilişinden memnun. Bazıları ise daha fazla yer ayrılmasını istiyor. Az sayıdaki bir kesim okur Filistin yanlısı yayın yapıldığı görüşünü öne sürüyor. Tersini düşünenler de var. Bu ayrışma haberlerde belirli bir denge olduğunun göstergesi.
     Ama, okurlar bilmeli ki, bölgeden haber akışında ciddi sorunlar yaşanıyor. İşgal edilen bölgelerde gazetecilerin birinci elden tanıklığına izin verilmiyor. Muhabirler operasyon bölgelerine giremeyince, birinci elden bilgi edinmek olanaksızlaşıyor. Bu durumda dünya acaba gerçeğin ne kadarını öğrenebiliyor?
     Dış Haberler Servisi Şefi Kadri Gürsel, her gün sağlıklı haber aktarabilme sıkıntısını yaşıyor:
     "Bir çatışmada taraflar arasında bariz bir güç dengesizliği varsa, o çatışmanın uluslararası medya tarafından izlenmesinde de şartları güçlü olan taraf belirliyor. Bu bir kural. Maalesef, İsrail’in Filistin topraklarında yürüttüğü operasyonda da geçerli oldu. İsrail’in onaylanması mümkün olmayan eylemlerde bulunduğunu bize ulaşan haberlerden biliyoruz. Bunların bir kısmı Filistin kaynakları tarafından haber veriliyor; bir kısmı da medya mensupları tarafından iletiliyor. Ancak, İsrail’in medyaya yönelik engellemeleri nedeniyle, öyle anlaşılıyor ki, neler olup bittiğinin gerçek boyutlarıyla öğrenilmesi zaman alacak. Bu süreçte bize düşen görev haberleri birden çok kaynaktan takip etmek; dengeli ve titiz olmak."
•  4 Nisan tarihli Milliyet’te Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Köşk’te onarım projesiyle ilgili iddialara yanıtı yer aldı. Haberin yanında Köşk’e 2 İthal Jakuzi başlığı altında sunulan kutuda, şöyle bir cümle vardı: "..marka jakuzilerin bir ütü kadar elektrik kullandığı, dijital kumandalı olduğu, özel esanslarıyla armonik terapi ve basınçlı su sıkarak bölgesel masaj yapabildiği kaydedildi."
     Ayhan Tüter’in uyarısı: ‘Armonik terapi değil, aromatik terapi olmalıydı."
     Ayrıca, jakuzi elektrik kullanmaz, tüketir.
•  Antalya’ya bağlı Serik’in Belediye Başkanı Mehmet Habalı’nın düzeltme notu:
     "Gazetenizin 6 Nisan tarihli nüshasının 17. sayfasında ‘Tutuklandı, İhraç Edildi’ başlıklı haberde, ‘Serik Belediye Başkanı Yusuf Mecek’in tutuklandığı’ şeklinde bir haber yer aldı. Yusuf Mecek, Belek Belediyesi’nin başkanıdır. Tutuklama ve ihraç ile Serik Belediye Başkanı’nın bir ilgisi yoktur."
•  Mehmet Erseyhan’ın sıkıntısı, Milliyet spor sayfasında her pazartesi yer alan Nasıl Oynadılar? bölümü ile ilgili. "Buraya alınan değerlendirmelerde üç büyüklerin 11 oyuncusu ile ilgili tek tek görüşleri okuyoruz. Ama öteki takımlar iki - üç oyuncuya ilişkin yorumlarla geçiştiriliyor. Oysa bunlarda da 11 futbolcu var! Bunun örnekleri Beşiktaş - Kocaeli ve Galatasaray - Göztepe maçları ile ilgili yazılarda var. Ben futbol fanatiği değilim, ama bunu öteki takımlara bir haksızlık olarak, sizin adınıza bir eksiklik olarak görüyorum" diyor Erseyhan.
     Spor Servisi Şefi Necil Ülgen, "Öncelikle ciddi bir yer darlığı sorunumuz var. Hal böyleyken, üç büyüklere ülkenin her yanındaki okurların yoğun ilgisini de dikkate almak zorundayız" diyor.
     




 SAYFA BAŞI 






Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir.
İnsan Hakları Evrensel bildirgesi Madde 19




Okur Temsilcisi, Milliyet gazetesinin içeriği (haber, yorum, fotoğraf, başlık, spot, sayfa düzeni, baskı, kağıt vs.) ile ilgili olarak okurlardan gelen şikayetleri ele alır; bunları basın etiği (doğruluk, denge, tarafsızlık, adil yaklaşım...) ve temel kalite ölçütleri açısından inceleyerek görüşlerini okurlarla paylaşır. Görüşleri kendisine aittir. Okur Temsilcisi, Milliyet'in gazete ve internet içeriği ile ilgili tüm şikayetlerinizi bekliyor. Tel: (90) 212 505 68 40 fax: (90) 212 505 68 09 posta: Yavuz Baydar, Milliyet, Doğan Medya Center, Mahmutbey, 34554 Istanbul

© 2002 Milliyet