21 Nisan 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Dansın Türkçesi

Beyhan Murphy’nin koreografisinde gerçekleştirilen "Rondo a la Turca", "Doruk" ve "Temas" adlı üç ayrı eserden oluşan "Görüntüler" ile İzmirli sanat severleri coşturuyor.

     ŞİMŞEK YÜKSEK

     Perde açılır açılmaz sahnede tanık olduğumuz keşmekeş ve garipliklerle dolu atmosfer, "Rondo a la Turca" hakkında daha en baştan belirgin ipuçları veriyordu. Başlarında platin renginde peruk olan bir grup müzisyen, ayaklarında postallar ile sağa sola dolanan şaşkın balerinler, bellerinde genelde provalarda kullanılan tütüler ve kolları kıvrılmış beyaz, külhanbeyvari gömlekler; işte bütün bunların ‘gülmemek elde değil’ dercesine seyircileri etkisi altına aldığı apaçık ortadaydı. Başta Tolga Ergen’in inandırıcı katkısı olmak üzere dört balerinin (Koza İpek, Gamze Ertan, Burcu Sürmeli, Yasemin Altınel) sahip oldukları teknik mükemmeliyet, müzikalite duyarlılığı, uzun yıllar sonunda kazanılan deneyim ve üstün yeteneğin yoğrulması ile oluşan dans tutkusu seyircilerin hayallerini süsledi.
     İkinci eser "Doruk", bir başka şeyler söyletiyor bize: Sahnenin içbükey uzamında (mekân) delik ve kancalarla betonlaşmış, gri duvar daha baştan büyük bir sorunsala göndermeler yapıyor: Farklı olana yaşam hakkı tanımayan tahakküm mekanizmasının dişlilerine bir yenisinin daha eklenmesine ramak kaldığı bir durumla karşılaşıyor izleyici; grup dansçılarının kostümleri (Serdar Başbuğ) ve adımlarındaki tekdüzelik büsbütün doğruluyor bu olguyu - katı, ufku kısıtlı, yön düzeneğine karşı, statüko (mu?).
     Son eser "Temas", bir başka şekilde düşünmeye zorluyor izleyiciyi. Metalimsi düzenek, ortasında köpüklerle oluşturulmuş yapay bir kalbin varlığı ile yeraltı dünyası ve varoşların birlikteliğini simgeleyen boğucu, gözüpek aynı zamanda çağdaş bir sahne tasarımını (Adnan Öngün) ortaya koyuyor. Sahnenin sol içbükey alanında yarım bedenler, sağ dışbükey tarafında bütünü olmayan parçalarla varlığını korumaya çalışan garabetler diyarı, ortada herhangi bir amaç gütmeyen uzamsal bağlamda kendi ekseninde devinen bir figür, arzu ettikleri temastan (iletişim) başlangıçta hayli uzakta bulunuyor. Burada bedenlerde işlenen örüntü kendi içinde bir kapalı devre yörüngesinde, olmayan bir bütüne doğru ilerliyor. Koreograf Beyhan Murphy burada beden dilini geçerli kılmak üzere, gizli ya da açık süreğen kendi varlığını hissettiren bedenlerin ortak paydasında buluşturuyor seyircileri; bu yaklaşım Emin Araç’ın video - art çalışmasıyla daha da yetkin bir düzeye ulaşıyor. Eserin ancak yer yer sonuna doğru gerçekleşen ilişkilerle söz konusu iletişimden herkes payına düşeni alıyor.
     Tüm eserlerde Kıvanç Ekin, İldem Kocakuş ve İzmir Devlet Bale topluluğuna yeni katılan Zeynep Alev, Melisa Sungur, Sinem Çakmak’ın gösterdikleri performansı gözardı etmek mümkün değil.
     Bütün bunlar şu gerçeği bir kez daha doğruluyor: Son on yıl içindeki çalışmalarını yakından izlediğim İZDOB dansçıları, dans dünyasına sonsuz olanaklar sunuyor. Dolayısıyla bu sanatçıların nadir dans topluluklarından bir tanesi olduğunu itiraf etmek zorunda hissediyorum kendimi.
     Gidin, görün. Yaşanacak çok şey var.
     "Görüntüler", bugün ve 16, 18 ve 29 Nisan tarihlerinde, saat 20.30’da izlenebilir.
     
     İzmir Devlet Opera ve Balesi
     Sabancı Kültür Sarayı
     (0232)489 15 22
     
     
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Festivalde intifada
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Bak, gör, hisset!
İzmir ışık saçıyor
"Kadın yazarlar aşka uzak duruyor"
Polonyalı altı ressam
Tiyatro sahnesinde gerilim
Geleceği parlak
Moda tasarımı
Siparişle Rus gelin
"Onu bir şarkıya sattım"
Doğa sanatın üstadıdır
Dansın Türkçesi
Seherde bir bülbül
Gençlik, aşk ve dans
Önce ne vardı?
Habip Aydoğdu Avusturya’da
Yönetmenler kameranın önünde
"Mikado’nun Çöpleri" Hacettepe’de
Yo Yo Ma’nın müzikal sentezi
Zıp zıp yediler
Zoraki şovmen polisler
Her sinemaseverin başucunda durmalı!
Çağını aşan bir entelektüel!
Teknoloji ile sanat oyunları
Adana’da uluslararası şenlik
Andre Gide ile kısa bir tur
Müzik dünyasından kısa kısa...
Haftanın albümleri
Bu filmler kaçmaz!
Küs kız
Yar bize bir nebze duende, medet!
Kültürüne sahip çıkan Ege
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet