21 Nisan 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Seherde bir bülbül

Arif Sağ’ın yeni albümü "Dost Yarası", Dertli Divanî, Muhlis Akarsu, Âşık Daimi, Âşık Ummani, Davut Sulari ile sanatçının kendi deyişleri ve geleneksel deyişlerden oluşuyor.

     NAİM DİLMENER

     Tek bir ses, suyun sesi. Su altta pervanelere vurur. Pervanenin dönerken çıkardığı ses ve bir de iki taşın birbirine sürtmesinin sesi birbirine karışır. O sesi değiştiren tek yabancı unsur vardır. O da kocaman, şakşak denen ağaçtır. Ağacın üzerine nal çakarlar. Taş döndükçe ona sürter, ara sıra taşın çakılları değer, şangır şungur sesler çıkarır. Yani düz sesi bir ritimle, değişik seslerle bozar. Değirmende bu sesleri sürekli dinlemek zorundasınız. Taşlar devamlı döner ve şakşak dediğimiz ağacın üstündeki o nalların sesi değirmen taşına müzikte duyduğun ritmi verir. Ve orada hayal kurarsın, rüya görürsün... Orkestralar yönetirdim orda kendimce. Müziği ben oradan hatırlıyorum. Müziğe kafamı taktığım, müzikle diyaloğu kurduğum yıllar o yıllardır..."
     Arif Sağ, kendi adını taşıyan Internet sitesinde, müziğe gönül vermesine neden olan çocukluk günlerini böyle anlatıyor. 1945 yılında, Erzurum’un Aşkale ilçesinin Dağlı köyünde doğan sanatçı, bir değirmendeki ses ve ritm uyumunun aklını çelmesi üzerine, çok erken yaşlarda müziğe bağlanıp kalacak; önce kaval, sonra gramofon ve taş plaklarla tanışacak, ardından da Âşık Daimi, Davut Sulari, Ali Ekber Çiçek ve Âşık Beyhani gibi isimlerin de yetişmesinde büyük katkısı olan Kumaş Dede’nin dükkânında bağlama ile karşı karşıya gelecekti. Henüz 7 yaşındaydı. Bağlama ile tanışılan o gün, âşık geleneğinin bir parçası olmaya doğru gidecek sürecin de ilk günüydü.
     Arif Sağ, 14 yaşına kadar Aşkale’de kaldı. Sonra İstanbul’a gelerek Nida Tüfekçi’nin öğrencisi oldu. İşin bundan sonrası zorlu bir mücadeleydi. Koca bir ömür, yalnızca müziğe adanmakla kalmadı aynı zamanda, hem birey hem de toplum olarak özgürleşmemizin önündeki her türlü engele direnmek, karşı çıkmak, onları bir bir devirmek için verilmiş çok onurlu bir kavgayla geçti. Hiçbir çizme sesi, hiçbir kelepçe, Arif Sağ’ı yolundan alıkoyamadı. Marmarisli ressam ve şürekâsı herkesin ensesinde boza pişirirken bile sözünü sakınmadı, türkülerini söylemeye devam etti. 1982 yılında, Şan Tiyatrosu’nda verdiği resital, dönemin şartları gereği, çoğu insan için bir resitalden çok daha fazla şey ifade etti. Kendisini muhalif olarak konumlayan herkes, o gece, orada bulunmayı, bir tür kendini ifade ediş biçimi olarak kabul etti ve gişenin önünde (cuntacıları belki korkutmayan ama muhtemelen ‘hiçbir zaman başarılı olamayacaksızın’ hissini verdiği için çok kızdıran) uzun kuyruklara yol açtı.
     Yüzlerce plak, albüm yapmış, binlerce türkü seslendirmiş Arif Sağ’ın yeni albümü "Dost Yarası" adını taşıyor. Dertli Divanî, Muhlis Akarsu, Âşık Daimi, Âşık Ummani, Davut Sulari ve bizzat sanatçının kendi deyişlerine geleneksel deyişler ilave edilerek oluşturulmuş 14 türkülük eşşiz bir albüm bu. Albümün hazırlık çalışmaları sırasında Fuat Güner ve Özkan Uğur ile işbirliğine gidecek, deyişlerini seslendirirken, arkasına; Erdem Sökmen (klasik - akustik - elektrik gitar), Levent Altındağ (saksafon), Şenova Ülker (trompet) ve Aydın Teztel (trombon)’i alacak kadar da çağdaş biri Arif Sağ.
     "O Kaş O Göz" adlı türküde; "Yanaram, ağlaram on üç, on dört çağında" diyor Arif Sağ. "Seherde bir bülbül" misali, Arif Sağ, doğru bildiklerini söylemekten hiçbir zaman vazgeçmedi. Üstelik, aslolanın değişim olduğunu bilerek, zamanın üzerinden geçip gittiği kuralların, dar kalıpların içine kendini hapsetmeyerek yaptı bunu. Hâlâ da öyle.
     
     Arif Sağ
     Dost Yarası
     Bay Müzik
     
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Festivalde intifada
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Bak, gör, hisset!
İzmir ışık saçıyor
"Kadın yazarlar aşka uzak duruyor"
Polonyalı altı ressam
Tiyatro sahnesinde gerilim
Geleceği parlak
Moda tasarımı
Siparişle Rus gelin
"Onu bir şarkıya sattım"
Doğa sanatın üstadıdır
Dansın Türkçesi
Seherde bir bülbül
Gençlik, aşk ve dans
Önce ne vardı?
Habip Aydoğdu Avusturya’da
Yönetmenler kameranın önünde
"Mikado’nun Çöpleri" Hacettepe’de
Yo Yo Ma’nın müzikal sentezi
Zıp zıp yediler
Zoraki şovmen polisler
Her sinemaseverin başucunda durmalı!
Çağını aşan bir entelektüel!
Teknoloji ile sanat oyunları
Adana’da uluslararası şenlik
Andre Gide ile kısa bir tur
Müzik dünyasından kısa kısa...
Haftanın albümleri
Bu filmler kaçmaz!
Küs kız
Yar bize bir nebze duende, medet!
Kültürüne sahip çıkan Ege
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet