
|



Çin Başbakanı ile iş yemeği
Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi DEİK Başkanı Rona Yırcalı imzasıyla gelen daveti görünce dayanamadım. Diş ağrıma ve şiş yüzüme aldırmadan Çırağan Sarayı'nın yolunu tuttum. Haklı olarak 3 ayrı yerde sıkı güvenlik kontrolünden geçirildikten sonra Balo Salonu'nda yerlerimizi alıp Çin Başbakanı Zhu Rongji'yi beklemeye başladık.
Programa göre biz en geç 11.00'de salonda hazır bulunacaktık. Çin Başbakanı 11.45'te gelecekti. Aynen öyle oldu, dakika sekmedi.
Çin'i dünyaya açan adam olarak tarihe geçecek olan Başbakan Rongji sempatik, karizmatik, hazırcevap, esprili. Asya krizi sırasında ekonomiyle ilgili basiretli kararları sayesinde Çin, krizi fırsata dönüştürmeyi başarabildi. Artık tüm dünyanın dilinde Çin var. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları, Çin'e oluk oluk akarken, diğer gelişmekte olan ülkelere artık pek rağbet etmiyor, gelişmiş ülkelere kayıyor.
Çin bir istisna. 2001 yılı itibarıyla 1 milyar 300 milyona ulaşan nüfusuyla toplam dünya nüfusunun beşte birine sahip bir dev. Ve Rongji'nin deyimiyle "sosyalist piyasa ekonomisi"ni benimsemeleriyle birlikte görünen o ki, küreselleşen yeni dünyanın politikasına da ağırlık koyma yönünde ilerliyorlar. Çin Başbakanı'nın Türkiye ziyaretini bu bağlamda değerlendirmek gerek.
Çin hükümetinin, Türkiye'yi Çinli turistler için resmi güzergah seçmesi de çok önemliymiş. Zira Çin her ne kadar dünyaya açılıyor olsa da, Çinlilerin bizler gibi yurtdışında istedikleri ülkeye gitmeleri mümkün değilmiş. Ancak hükümetin izin verdiği ülkelere seyahat edilebiliyormuş.
Çırağan'daki çalışma yemeğinin ayrıntıları dünkü gazetelerde geniş olarak yer aldı. Ben farklı bir noktaya değinmek istiyorum.
Başbakan Rongji, 2 ülke dış ticaretini geliştirmenin önemine değinirken, son yıllardaki ticaret dengesinde Çin lehine 950 milyon dolarlık fazla bulunduğunu, 2001 yılında Çin hükümetinin de "büyük gayretleriyle" bu fazlanın 443 milyon dolara düştüğünü söyledi. Rongji'yi dinlerken, Çin'le dış ticaret dengemizdeki düzelmenin onların gayretinden çok, bizim ağır ekonomik krizimizin sonucu olduğunu düşünmüştüm. Yanılmamışım. Gazeteye döndükten sonra Çin'le son 10 yıllık dış ticaret rakamlarını buldum. (Bakınız yandaki tablo) Bizim ihracatın artar gibi durduğu yıllar, Demirel hükümetinin demir-çeliğe ne amaçla verdiği belli olmayan yoğun teşvik sayesinde oralara giden demir-çelik ürünleri nedeniyle. Kızı Çiller de Başbakan olunca o anlaşılmaz teşvikler bir süre daha devam etmiş. Sonra da eski tas, eski hamam!
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|