
|


Sibirya güzeli
"İlk Şovalye" ve "İhtiras Rüzgarları" ile tanınan İngiliz yıldız Julia Ormond uzun süre sonra "Sibirya Berberi" ile sinemalarda. Eleştirmenler film için "Rus Titanik’i" diyorlar
Tam adı Julia Karin Ormond olan 37 yaşındaki aktris Londra’nın güney batısında Epsom adlı bir kasabada büyüdü. Burası Epsom Derby’si adlı ünlü at yarışlarının yapıldığı yer. Ormond ve dört kardeşi devlet okuluna gittiler. Ama aslında borsada broker olan babası 30 yaşında milyoner olmuştu. Babası ve laboratuvar teknisyeni olan annesi Julia küçükken ayrıldılar. Ve o da kız kardeşleri ve annesi ile birlikte 20 odalı köşklerinden taşınmak zorunda kaldı. Okul yıllarında tiyatroya merak salan Ormond, Londra’daki Webber-Douglas Dramatik Sanatlar Akademisi’ne girdi. İş hayatına garsonluk yaparak atıldı. İlk kez bir televizyonda yayınlanacak bir peynir reklamı için kamera karşısına geçti. Daha sonra televizyon film ve dizileri geldi. Eski kocası aktör Rory Edwards’la o sıralarda tanıştı.
"Masum kadın"
Julia Ormond’ın ilk önemli filmi şaşırtıcı İngiliz yönetmen Peter Greenaway’in 1993 tarihli filmi "Macon Bebeği" oldu. Ardından Tchecky Karyo ile başrol oynadığı "Nostradamus" geldi. Ama bu filmler onun İngiltere’de tanınmasını sağladı. Türkiye’deki gibi ABD’de de tanınması ise Brad Pitt, Anthony Hopkins ve Aidan Quinn’le birlikte rol aldığı "İhtiras Rüzgarları / Legends of the Fall" ile oldu. Usta yönetmen Edward Zwick’in bu güzel filmi ile aynı zamanlarda Richard Gere ve Sean Connery ile de "İlk Şovalye / The First Knightöta oynadı. İki filmde de tüm erkek karakterleri kendisine aşık edip birbirine düşüren masum güzeldi. O sırada Hollywood’da Audrey Hepburn klasiği olan "Sabrina" filminin yeniden çevrimi için Winona Ryder ve Juliette Binoche’u geride bırakarak rolü kaptı. En yanlış kararı bu oldu. Hepburn’le karşılaştırıldı ve oyunculuğu yerden yere vuruldu.
Yine de Holywood’da fırtına gibi estiği için herkes onun yeni bir Julia Roberts ya da Meg Ryan olacağına inandı. Ama o daha sakin ve ihtişamsız olan yolu seçti. Bir sonraki adımı ağır film olan "Smilla ve Karlar" oldu.
Son filmi de yine bir Hollywood yapımı: "The Prime Gig". Ayrıca Indican adında bir prodüksiyon şirketi var. Şu sıralar "Calling the Ghosts" adında bir belgesel çekiyorlar. Film Sırp toplama kampında hayatta kalma savaşı veren iki Boşnak kadının hikayesini anlatıyor.
9 yıl sonra ilk kez Londra’da sahnede
Ormond gösterimdeki üç saatlik Rus filmi "Sibirya Berberi"ni (altta) 1998’de çekti. "Güneş Yanığı" filmi ile 1995’te En İyi Yabancı Film Oscar’ını alan Nikita Mikhalkov’un filminde yine beğenildi. Şimdi, dokuz yıl sonra ilk kez Londra’da bir tiyatro oyununda rol alıyor. "My Zinc Bed" adlı bu oyunla da iyi eleştiriler aldı.
CUMARTESİ


‘Dizinin seti türbeye döndü’
İlk ziyarette aşk
‘Takı ile giysi uymasa da olur’
Sibirya güzeli
Avrupa’yı oynatan Bodrumlu öğretmen
Kayıp kuşağın son kaybı
Haftanın Buluşma Noktaları
Ne var, ne yok?
Hayatımın "Gönülçelenler"i
Bina yansın, dekor kalsın
SAYFA BAŞI

|
|

|