
|


‘Mankenler dansözlerden çok daha açık’
Türkiye’nin en zengin ailelerinden Balkanerler’in gelini olarak geçirdiği 5 yılın ardından sahnelere dönen Sibel Barış: Kimse beni dışlamadı çünkü para her kapıyı açtı
BULUŞMALAR / AHMET TULGAR
Herkes sıradan bir ‘zengin çocuğu-sahne kadını’ ilişkisi sanırken, beş yıl boyunca ünlü dansöz Sibel Barış, dönemin en zengin ailelerinden Balkanerler’in oğlu Hakan’ın resmi karısı oldu. Bu beş yıl içinde Balkaner ailesi epey sarsıntı geçirdi. Genç kadının kayınpederi Ali Balkaner sahibi olduğu Yurtbank’taki hortum olayları soruşturması sırasında cezaevine girdi. Ailenin bu zor döneminde Sibel Barış onlarlaydı. Ali Balkaner serbest bırakıldıktan sonra Hakan Balkaner’den ayrıldı. Barış şimdi yeniden sahnelerde...
Özlemiş miydiniz dans etmeyi, sahneye çıkmayı? Tabii, ben sahneyi çok seviyorum, işimi çok seviyorum. Özlemiştim dans etmeyi. Ama evlendiğim için hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Hakan Balkaner bugün yine benim karşıma çıkmış olsaydı, yine sahneleri bırakırdım ve onunla evlenirdim. Çünkü çok güzel bir kız çocuğum oldu. Onu çok seviyorum. Ama işimi de seviyorum yani.
‘Evlenmeden reis oldu’
Niye kadınlar hep işiyle özel yaşamı arasında bir tercih yapmak zorunda kalıyor? Her ailede bu böyle. İster sanatçı, ister banka müdürü, sekreter olsun, çalıştırmayan reis, "Hayır, evin hanımı olacaksın" diyor. "Sen oturacaksın" diyor.
Ama Hakan Bey evlendiğinizde daha çok gençti. Hemen reis oldu mu? Daha evlenmeden reis oldu. "Sahneyi bırakmazsan ben gidiyorum" dedi. Bunları daha evlenmeden söyledi. "Seni sahnelerde görmeyi kabul edemiyorum" dedi.
Peki, tek bir kişinin sevgisi, ilgisi, sizin gibi hayranlık dolu bakışlara alışmış birini tatmin ediyor muydu? Sevgi, saygı oldu mu yetiyor tabii. Ben sahnelere dönmek için ayrılmadım zaten, bunun altını çizeyim. Dönmem gerekiyordu, çalışmam gerekiyordu, para biriktirememiştim. Bugün bir iş yeri açabilmek için bir 50 bin dolar, 100 bin dolar mutlaka gerekli. Benim böyle bir birikimim olmadığı için şimdilik dans ediyorum. Bu işi de iyi yapıyorum kendi çapımda.
Evliyken, birden bire dayanamayıp, kalkıp, takıp takıştırıp dans etmeye başladığınız olmadı mı? Hayır, ben evlendiğimde bütün kostümlerimi dağıttım, hiçbiri kalmadı, ne kostümlerim, ne kasetlerim, ne ayakkabılarım kaldı. Gazete küpürlerini bile ortadan kaldırdım. Çünkü geriye döneceğimi asla düşünmemiştim.
Balkanerler’in geliniyken size ayrımcılık uygulayan oldu mu zenginler sınıfında? Hayır, çünkü Balkaner ailesi, Pelin ve Ali Balkener zaten çevrelerinde çok sevilen insanlar. Bir de insan o konumda olunca, o kadar parası olunca, para her kapıyı açtığı için bana da onların gelinleri olarak herkes iyi davranıyordu. Hiçbir sıkıntım olmadı. Belki arkadan burun kıvıran olmuştur, "Gelinlerine bak, dansöz" diyen olmuştur ama zengin bir ailenin gelini olduğum için kimse yüzüme karşı bir şey söyleyemedi. Parası olan bir ailenin gelini olarak benimle aynı ortamı paylaşmak zorunda kaldılar. Bir de Balkaner ailesi anadan babadan zengin olduğu için kimse burun kıvıramadı beni gelin olarak kabul etmelerine.
‘Zor dönemlerinde yanlarındaydım’
Sevdiniz mi zenginler sınıfını? Ya, herkesin alıştığı bir yaşam biçimi oluyor. Ben çalışmaya alışmışım. Onların hayat tarzı da güzel ama ben böyle mutluyum.
Kayınpederiniz cezaevindeyken onların yanında mıydınız? Tabii, kayınpederim cezaevindeyken ben onlarla beraberdim. Ama Hakan’la ayrılmaya karar vermiştik, çünkü bizim kendi içimizde problemlerimiz oluşmuştu. Bu kararımıza rağmen o dönemde biz aile olarak kenetlendik. Ancak Hakan’ın babası cezaevinden çıktıktan sonra ayrıldık. Ancak o zaman annesine babasına söyleyebildik.
Eskiden sizlere hafif meşrep kadın olarak bakarlardı. Bu da değişiyor galiba. Evet, hele benim gibi belli bir konumdan sonra yine bu işi yapan kadınlar olunca, toplumun da bakışı değişiyor.
Bir dansözün manken olması ona sınıf atlattırır mı? Neden? Benim kostümlerimi Canan Yaka dikiyor. Asena zaten mankenlik eğitimi almış. Boyu da uygun. O yüzden o defileye çıktı. Defileye çıkmak terfi etmek olsaydı, bugün mankenler sahneye çıkmak için bu kadar çaba harcamazdı. Mankenler iki üç sene mankenlik yapıp çaptan düşüyorlar, çünkü 15-16 yaşında lolitalar geliyor. Asıl podyumdan sahneye geçmek terfi etmek bence. Gülben Ergen, Demet Akalın, Petek Dinçöz, hepsi mankenlikten sahneye terfi etti.
Ama dansözlük mankenlikten daha fazla cinsel imaları olan bir iş. Neden? Mankenler iç çamaşırıyla da çıkıyor. Bir don, bir sutyen. Benim şu kıyafetimde mesela belim dışın hiçbir yerim görünmüyor. Mankenlerde göğüsler tamamen fora podyumda yürürken.
‘Artık dans prim yapıyor’Evlilik bitti ve tekrar sahnelerdesiniz. Nasıl hissediyorsunuz şimdi kendinizi? Beş yıl aradan sonra yeniden sahnedeyim. Tuhaf bir duygu. Mutluluk, korku hepsi bir arada.
Dansözlere ilginin arttığını fark ettiniz mi? Artık mankenlerin medyadaki ağırlığı size kaymaya başladı; Asena, siz, Nez. Fakat Nez dansöz değil, bunu kabul etmiyorum. O şarkı söylüyor. Türkiye’de Shakira’dan bu yana oryantal dansçılara ilgi arttığı için o da dans ediyor ve prim yapıyor. Fatih Ürek de çok güzel şarkı söylüyor ama dansıyla prim yapıyor. Tarkan da öyle, dansıyla prim yapıyor. Tarkan da o dansıyla, egzotikliğiyle ön planda. İzel de öyle. Dans Türkiye’de inanılmaz prim yapmaya başladı.
MAGAZİN


‘Mankenler dansözlerden çok daha açık’
Adlı’nın bağışı rötar yaptı!
Mahsun, Postacı’nın Türk versiyonu gibi
Beyoğlu’nda eğlence sabaha kadar
SAYFA BAŞI

|
|

|