
|


Bilgisayar oyunu 40 yaşında
İlk bilgisayar oyunu Space War 1962 yılında üretildi. Mayıs ayında İngiltere’de 40’ıncı yıl şerefine bir sergi var. Haziranda da Türkiye ilk e-oyun fuarını gezecek. Peki, bilgisayar oyunu teknolojisinde nereden nereye gelindi? İşte Amiga’dan Play Station’a uzanan hikaye...
ŞÜKRAN PAKKAN
Bilgisayar oyunları bu yıl 40’ıncı yaşını kutluyor. Oyun tasarımcılarının paylaştığı doğum günü pastası giderek büyüyor, mumları üfleyenlerin dilekleri ise hep aynı: "Yarın bugünden daha hızlı ve yaratıcı olabilmek".
Bugün oyun sektörünün dünya çapında 18 milyon dolarlık bir iş hacmine sahip olduğu hesaplanıyor. Sektörün geçmişi ise 1960’lara dayanıyor. Tarihin ilk oyun programı, 1962 yılında bilgi teknolojisi yönetimi öğrencisi Steve Russell’ın tasarımı "Space War!" oldu. Ardından jeton ya da demir parayla çalışan ilk bilgisayar oyunu olan Computer Space geldi ama bu girişim başarısızlıkla sonuçlandı. Bunu Space Invaders ve Pac-Man takip etti. 1972 yılına rast gelen bu gelişim, bilgisayar oyunlarını toplumsal kültürün bir parçası haline getirdi.
Bilgisayar oyunları, kişisel bilgisayarların yaratılmasında da başrolü oynadı. 1976 yılında Apple’in kurulmasından birkaç yıl önce, kurucuları Steve Jobs ve Steve Wosniak bilgisayar oyunlarının öncüsü Atari firması için Breakout oyununu geliştirmişlerdi. 80’li yıllarda da bilgisayar oyunları bir çılgınlık halinde devam etti. Nintendo ve Super Mario 1985’ten itibaren birçok eve konuk oldu.
Türkiye’de oyun sektörü 90’larda altın çağını yaşadı. Ama ondan önceki 10-15 yıl gündüzleri atari salonlarında Kickoff turnuvaları düzenleyerek, akşamları Commodore 64’ün başında oyun kodları yazarak geçti.
32 yaşındaki Hikmet Karaüç 10 yaşından beri bilgisayar oyunu meraklısı. Şu anda multimedya şirketi DTM’de çalışıyor ve hem kariyeri hem özel hayatı bu konuyla içli dışlı. Amiga’lardan, Commodore 64’lerden bugünlere, Play Station 2’lere uzanan yolun tanığı.
"O dönemde bilgisayar dergilerinin arkasında sayfalarca oyun kodları olurdu. Bunları bütün gece oturup yazar ve böylece Commodore’a yüklerdik. Ama yaptığımız en ufak bir hata yüzünden oyunun sonunda kilitlenir kalırdık. Arkadaşlarla okuldan eve gelip futbolun başına oturduğumuz, bütün gece oynayıp uyumadan tekrar okula gittiğimiz sık olurdu" diyor.
Karaüç’ün şimdilerde en çok sevdiği oyun Counter Strike. Gruplar halinde ve internet üzerinden de oynanabilen bu oyun internet kafe müdavimlerinin son dönemdeki gözdelerinden.
Türkiye’de ilgi gören bilgisayar oyunlarının pek çoğu dünya ile paralellik gösteriyor. Örneğin Sim City 3000... Bir belediye başkanı olarak şehri yönetme konseptinden yola çıkan oyun, bir kentte yaşanan tüm sorunları hatta depremi bile içeriyordu. Oyunun Türkiye’de pazarlanmasına başlandıktan kısa bir süre sonra da 17 Ağustos depreminin yaşanması belki de kötü bir şanstı. Ancak, oyunun dünya çapındaki turnuvalarında ipi göğüsleyenler Türklerdi. Son beş yıl içerisinde Türkiye’de en çok sevilen oyunlar sıralamasında PC’de The Sims, Star Wars, Hereos of Might gibi oyunlar başı çekerken, Konsol’da NFL 2K, Pro Skater, Madden, Mario Tennis büyük rağbet gördü. Bilgisayar oyunları pazarında çağı değiştiren Play Station’lar oldu. Sony, yepyeni bir sektör yaratmakla kalmadı, 7’den 70’e herkese oyunları sevdirdi. Bilgisayar oyunları hızlı geçirdiği bu 40 yılın ardından modern dünyada galip gelmenin mesajlarını veriyor. n
"En çok FRP ve spor oyunları satılıyor" D&R’dan Yener Baykal, Türkiye’deki bilgisayar oyunu satışlarının tatillerde ve okullar kapanınca arttığını söylüyor:
Şu anda en çok satılan oyunlar Harry Potter ve FIFA 2002. Tür olarak ise en çok FRP ve spor oyunları satılıyor. Müşterilerimiz genellikle ortaokul ve lise çağındaki 15-23 yaş arası gençler. D&R’da orijinal oyunlar satıldığından pahalı oluyor. Bu yüzden satışları D&R bazında maksimum 1000’i geçmez. Piyasada da 5 bin-6 bin civarındadır. Dönemsel promosyonlar düzenliyoruz. Ama bunun dışında belirlenmiş bir satış tekniğimiz yok. Genellikle tatillerde, okulların kapandığı zamanlarda daha hareketleniyor. Diğer zamanlarda ise; durgun günler geçiriyor. Ülkede ekonomik kriz olmadan önce satışlar çok daha iyiydi. Fiyatlar da düşüktü, o yüzden satış grafikleri yüksek seyrediyordu. Şu anda; Türkiye şartları göz önünde tutulunca satışlar düşük.
PAZAR


Macera devam edecek mi?
"Miyop kadın gizemli olur"
Bilgisayar oyunu 40 yaşında
Laptop’lu kebapçı
Bavulda kitabevi
Hayatının kurtarışı
Carlo’nun yemekleri sanatla buluşuyor
Brando’dan oyunculuk dersleri
Aperitifi unuttuk
Müttefik faşizm
Otomobil manzaralı kafe
Yıllar sonra...
Sefirlerin sırları bu resimde mi gizli?
Tadı kaçan tatil
İtalyan stili ufak trajedi
Mehmet Ağar da popüler konsorsiyuma katıldı
"Pir Sultan Ölür Ölür Dirilir"
SAYFA BAŞI

|
|

|