29 Nisan 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Tadı kaçan tatil

Son tatil ilanı bir skandal. Tüm programlar altüst oldu. Bu tatillerin ekonomide neye mal olduğunun; maliyetinin doğru hesaplandığına kani değilim

     Şabbat (cumartesi) tatili Tanrının dünyayı yaratırken dinlendiği gün diye ahd-i atikte yer alır (Tevrat). Şabbat tatilinin biçimi ve sıkı kuralları; bir yanı kölelerden, öbür yanı zengin olmasa bile yavaş ve rahat yaşayan insanlardan oluşan Eski Çağ toplumunda bir hiciv konusuydu doğrusu. Onun için Şabbat tatilini ahd-i atikle birlikte kabul eden Hıristiyanlık, bu sıkı dinlenme gününün sert kurallarını ortadan kaldırdı. Eski haham St. Paul, Yahudilik’in sertliklerini yumuşatıp sempatik bir Hıristiyanlık yaratmak gayretindeydi. Bu nedenle Şabbat günü ateş yakmama ve ticari işlem yapmama veya Karay Yahudileri gibi karanlıkta oturma zorunlulukları kaldırıldı.
     Doğrusu, İslamiyet’in tatil kuralı yoktur. Cuma günü Müslümanlar bir araya gelir; ibadet etmek ve politika yapmak için... Uzun tarih boyunca cuma günü çarşı kapatmak gibi uygulamalar yoktur; hatta şart olmamakla beraber cuma günü haftalık pazar için en uygunudur. Bir çok yerde pazar kurulur. Devlet-i Aliyye’ye gelince; Sadrazam paşa başkanlığında Divan-ı Humâyûn en önemli toplantısını ikindi divanı diye cuma öğleden sonra yapar. Bu temyiz divanıdır. Davalara son merci olarak bakılırdı.
     Cumanın resmi tatil olması Tanzimat döneminde hayatımıza giren bir yeniliktir. Böylece devlet kalemleri ve okullar cuma tatil edilirdi. Esnafın da isteyeni zamanla bu adete uydu. Dükkan kapatma zorunluluğu sadece cuma namazı saatine mahsustu. Cuma günü açık kahvehane ve dükkan bulunmasın diye çarşı denetlenirdi. Kilise de pazar ayini sırasında açık kalan Hıristiyan dükkanlarına ceza verirdi. Ceza ödenmezse Osmanlı kolluk kuvvetlerine başvurulacağı tabiiydi. Bugün dahi Kıbrıs’ta bu ananenin sonucu kilise yetkilileri pazar ayini sırasında açık kahvehane sahiplerine ceza yazıyorlar.
     Daha bir asır önce pazar günü tatil yapan Avrupa, diğer altı gün insanların canını çıkarırdı. D’Israeli gibi bir İngiliz başbakanın döneminde ancak aşırı mesai saatleri azaltıldı. Cumartesinin yarım gün tatil olması Birinci Cihan Savaşı sonunda gündeme geldi. İki günlük tatil, İkinci Cihan Harbi sonrası Sosyalist Avrupa’sının lüksüdür. Tatil yapmak kolay ama işçi sınıfına onu değerlendirecek eğitim vermezsen (ki maalesef hal böyledir) sadece içki tüketimi artar. Finlandiya-St. Petersburg arası hafta sonu ring seferi yapan Rus gemilerine vinçle yüklenen küfelik Finlileri hatırlarım. Bunlar St.Petersburg’a Ermitaj müzesini gezmeye değil ucuz votka tüketmeye gidiyorlardı.
     Türkiye’de hafta sonu tatilinin pazar gününe kaydırılması, dünyayla ilişkilerimizin çok sınırlı olduğu bir dönemde bir gereklilikten çok kültürel bir meydan okumaydı. Hafta tatili bir buçuk gündü. Bizde de 1974’te cumartesinin tamamı tatil yapıldığında, İsrail gibi sanayi ülkelerinde hafta tatili bir buçuk gündü. Şimdi ise iş o dereceye geldi ki; Roma’nın Lucullus günlerine geçtik. On günlük dini bayram tatilleri; (laiklerin de sayfiyeye koşmak hoşuna gittiğinden ses çıkarttıkları yok) yetmez, fırsat buldukça artırılan resmi tatiller; üstelik bunların ihdası kanun mevzuu da değil... Hükümet bir-iki gün öncesinden ilan ediveriyor. Son tatil ilanı bir skandaldır. Resmi, gayri resmi programlar altüst oldu. Bizim üniversitede ara imtihanlar nasıl yapıldı bir biz biliriz. Bu tatillerin ulusal ekonomiye neye mal olduğuna; getirisinin götürüsünün doğru hesaplandığına kani değilim. Hangi sektörler ne kazanıyor, hangileri ne kaybediyor; tarih, coğrafya kitabı yayınlatacaklarına TÜSİAD’cılar önce bu işlerin hesabını yaptırsalar da biz de öğrensek... Türkiye bu uzun tatillerle artan trafik kazalarında kaybettiği evlatları dışında, hangi birikimini yiyor doğrusu çok merak ediyorum.
     



 PAZAR


Macera devam edecek mi?
"Miyop kadın gizemli olur"
Bilgisayar oyunu 40 yaşında
Laptop’lu kebapçı
Bavulda kitabevi
Hayatının kurtarışı
Carlo’nun yemekleri sanatla buluşuyor
Brando’dan oyunculuk dersleri
Aperitifi unuttuk
Müttefik faşizm
Otomobil manzaralı kafe
Yıllar sonra...
Sefirlerin sırları bu resimde mi gizli?
Tadı kaçan tatil
İtalyan stili ufak trajedi
Mehmet Ağar da popüler konsorsiyuma katıldı
"Pir Sultan Ölür Ölür Dirilir"


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet