29 Nisan 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




İtalyan stili ufak trajedi

Bir anda korkunç bir patlama duydum, sonra garip bir sessizlik... "Bomba... Bomba attılar!" dedik

     İtalya’da her şey küçüktür. Şehirler, parklar, yollar, restoranlar... Avrupa ve Amerika’nın büyük şehirleri ile karşılaştırıldığında sanki her şey insani boyutlara taşınılmaya çalışılırcasına küçültülmüştür; yalnızca katedraller ufacık meydanlarda tüm heybetleri ve içlerindeki kocaman mermer heykelleriyle şehirleri süslerler. Bir de yüzlerce yıl önce önemli sanatçıların yaptığı, sımsıcak renkleri ile sevinç, hüzün, acı, korku ve aşkın yansıdığı anlamlarıyla kiliseleri süsleyen tablolar, insanın gözüne sonsuz büyüklükte görünür.
     Biz İtalyanlar artık inanacak bir şey kalmadığını düşünsek bile katedrallerimizi severiz. Yüzlerce yıllık taşlarla yapılmış daracık sokaklarda yürürken her defasında bakmaya doyamadığımız ve varlıklarından gurur duyduğumuz sanat eserlerimizin, geçmişimizin etkisi ve günlük hayatımızın seyircisi olduğunu hatırlarız.
     Son aylarda bazı garip canlıların insan hayatını sanat eserleriyle bağdaştırarak eserlerimize saldırı düzenleyeceklerine dair aldığımız tehditler bizi, onların kamikazelerinin intihar girişimleri kadar korkutuyor. Ya bir gün bizi hedef alırlarsa? Ya fanatik bir pilot kendini Saint Pietro Katedrali’nin üstüne atıp Michelangelo’nun bütün eserlerini mahvederse? Ya da Floransa’da Giotto ve Leonardo eserlerini veya San Marco Meydanı’nı... Ve iğrenç bir patlamayla Cenova’nın çeşmesi ve heykelleri bin parçaya bölünürse?
     Doğduğum şehir olan Milano’yu sık sık ziyaret ederim. Ve o gün istasyonun arkasında kalan "Giardini" caddesinde ilkbaharın nasıl da o güzelim heykelleri renkli çiçekleri ile süslediğini izlemekle meşguldüm. Sonra yorgun bir halde taksi durdurup eve dönmeye karar verdim. Bir anda korkunç bir patlama duydum, sonra garip bir sessizlik... "Bomba... Bomba attılar" dedik taksiciyle birbirimize, FBI’ın yalnızca birkaç ay önce "dört büyük İtalyan şehrini
     27 Nisan’a kadar bombalayacakları" uyarısını hatırlayınca.
     Kafamızı şaşkınlıkla gökyüzüne doğru kaldırınca
     her yerin siyah toz ve uçuşan kağıtlarla dolu olduğunu gördük. Alarmlar tüm şehri sardığında kendimizi korkuyla ve kollarımızın yardımıyla korumaya çalışarak arabaya sığındık.
     Evet... İtalya’da her şey küçük... Ve o gökdelen de... Hatta öylesine az gökdelen var ki ülkemizde diğer dünya şehirleriyle karşılaştırıldığında insanın gülesi geliyor. Ama o gökdelen çalışan Milano’nun sembolüydü, büyümek, gelişmek isteyen Milano’nun... Sadece eskiyi seven bir ülkede modern tarz yapılmış gerçekten az sayıda olan binalardan biriydi... Olayın gerçek yüzünü hemen anladık. Hayır, herhangi bir Tanrı adına savaşan kamikaze terörist değildi bizim tek küçük gökdelenimize çarpan. Aksine, hayatını karışık işlerde başkalarının parasını kullanmaya adamış ve bir sansasyon yaratarak ölmeye karar vermiş bir İsviçre vatandaşıydı. Son derece garip bir kaza, kuleler trajedisinin "ucuz" bir tekrar denemesiydi. 26’ncı katta içinde kütüphane ve arşivi bulunduran "ufak" bir delikti. Küçük bir patlamayla "sadece" iki kadının ölümüne, kimilerinin yaralanmasına sebep oldu. Ve tabii ki korkuya...
     Yaşadığımız trajedileri düşününce çok da büyütülecek bir olay olmadığı izlenimini veriyor insana... Gerçekten ufak bir trajedi... Günlük hayatta yaşadıklarımızı düşünürsek, "maalesef" "ufacık" bir trajedi...
     
     Yazara e-mail
     



 PAZAR


Macera devam edecek mi?
"Miyop kadın gizemli olur"
Bilgisayar oyunu 40 yaşında
Laptop’lu kebapçı
Bavulda kitabevi
Hayatının kurtarışı
Carlo’nun yemekleri sanatla buluşuyor
Brando’dan oyunculuk dersleri
Aperitifi unuttuk
Müttefik faşizm
Otomobil manzaralı kafe
Yıllar sonra...
Sefirlerin sırları bu resimde mi gizli?
Tadı kaçan tatil
İtalyan stili ufak trajedi
Mehmet Ağar da popüler konsorsiyuma katıldı
"Pir Sultan Ölür Ölür Dirilir"


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet