
|

"Sömürenin cinsiyeti yok!"
Eyüphan Erkul, ilk romanı "Haydi Düş Önüme Serçe"den sonra bir tiyatro kitabı ile karşımızda: "Erkek Oyunları". Kitap, Dario Fo’nun "Kadın Oyunları"na nazire niteliği taşıyor.
Erkek Oyunları", sözünü daha baştan söylüyor: "Ben erkeğim!" Bol küfür, kan, tükürük, geğirti ya da seks beklemeyin, "Dario Fo ve Franca Rame’ye güzelleme..." notuyla birlikte son derece ağırbaşlı metinlerden oluşuyor "Erkek Oyunları". Fakat denilebilir ki bu ağırbaşlılık da kendi başına bir iddia. Öfkenin, gerçek hayatta daha fazla yer aldığı bilgisinden hareketle, Erkul’un, hırçınlığa "yol verdiği"ni belirtmekle yetinelim. Efendi efendi söyleşimize geçelim:
Bir "ilk romanödan sonra tiyatro oyunları ile karşı karşıyayız.
Ankara Üniversitesi’nde tiyatro yazarlığı okudum. Yazılarımı malzemeye göre biçimlendiriyorum. Hayattan derlediğim malzeme kendisini söylüyor zaten. Bu kitapta anlatılan hikâyeler tiyatro metni olarak yazıldı. Öğrencilik yıllarımda şekillenen hikâyeler hepsi. Dario Fo’nun "Kadın Oyunları"nı sahneliyorduk üniversitedeyken. Dario Fo ile hayata bakışımız çok farklıydı. Yazdıklarım hem dramaturjik hem de ideolojik bir cevap içermeliydi. Bu, anarşizan bir oyun değil; haddini bilerek Dario Fo’ya verilmiş bir cevap.
Neden "Erkek Oyunları"?
Dario Fo, "Kadın Oyunları"nı yazmıştı. Ben sorunların bir bütün olduğunu düşünüyorum. Erkekler üzerinden bu bütünlüğü anlatmaya çalıştım. Son dönemde Türkiye’de de yaygın olan bir feminist anlayış var. Kadın yazarların sürekli kadınlar üzerine konuşmasından sıkılmıştım açıkçası. Bir kadın çıksın ve kadın sorunlarından bahsetmesin istiyordum. Sorunları, eşcinsellerin, kadınların ya da erkeklerin sorunları diye ayırmamız, bir bütünü parçalamamız, daha çok başka kimselerin işine yarar.
Kitapta aslında "öteki"ler ele alınmış. Erkekler derken de en alttaki erkekleri anlatıyorsunuz. Dario Fo ve Franca Rame’nin metinlerinde de "kadın" üzerinden yine "öteki" anlatılır.
Evet ama "öteki" ile hep kadınlar dile getirildi. Bir de "Erkek Oyunları", Dario Fo’nun külliyatına değil, "Kadın Oyunları"na verilmiş bir cevap. İthal edilmiş Dario Fo kültürü, Türkiye’de kadın sorunlarıyla ilgilenen kadın yazarlarla birleşince ortaya bir bütün kırılması çıkıyor. "Erkek Oyunları", erkeklerin de aynı sorunları paylaştığını, dolayısıyla sistem dışı muhalefetin yan yana olması gerektiğini satır aralarında vermeye çalışan metinlerden kurulu.
Metinler, kentteki erkeğin durumunu anlatıyor.
Son on - on beş yıldır yaşadıklarımız, yeni - ortaçağın, küreselleşmenin bize dayattıkları. Kesinlikle yeni - ortaçağın başlangıcındayız. Buradaki karakterlerden dört tanesi yeni - ortaçağın alıp yerden yere vurduğu karakterler. Küresel kapitalizmin sistemin dışına atıp tortulaştırdığı kişileri özellikle seçtim. Bu da en alttakiler ile anlatılabilirdi. Rüküş Laila kızları gibi süsleyip püsleyip, beyaz Türkler’in, yeni orta sınıfın benimsediği bir şekilde anlatılamazdı. Özelleştirmeden bahsediliyor mesela ama çok süslüce. Dram sanatının olanakları içinde işsiz kalmış bir adamın hikâyesi beni ilgilendiriyor. Bunun için en alttakileri anlattım.
"Erkek Oyunları" bir erkeğin kaleminden çıkınca daha argo, daha küfürlü olamaz mıydı?
Olabilirdi ama karakterler demlendikçe böyle bir sonuç çıktı. Bir de zaten yeterince hırçın olduğunu düşünüyorum metinlerin. Bu hırçınlık bir boşluğa gidebilirdi, dolayısıyla bu kadarı yeterli diye düşündüm.
Kitapta bir alıntı var: "Antep Canavarı".
Erkek karakterleri tararken "Antep Canavarı" ile rastlaştım. Ve benim için uygun bir malzeme olduğunu düşündüm. "Antep Canavarı" kendini o kadar iyi ifade etmişti ki, metin üzerinde sadece teğel geçmem yetti. Alışılmış bir durum değil tiyatro metinlerinde alıntı. Fakat ortada "Antep Canavarı" gibi Cumhuriyet tarihinin ilk seri katili olduğundan metni aynen aldım.
Metinler oldukça kısa. Bunu özellikle mi tercih ettiniz?
Evet. Eskiden hayat daha yavaştı, yolculuklar, aşklar, arkadaşlıklar uzun zamanlara yayılırdı. Oysa şimdi bir deli telaşı içinde yaşıyoruz. Sabrımız eski kuşaklar gibi geniş olmadığından üç perdelik oyunları izleyemiyoruz. İnsanlar iş çıkışı gelip bir saat benim oyunumu izlesinler, sonra da evlerine gidip çok sevdikleri Reha Muhtar’larına yetişebilsinler!
"Erkek Oyunları"nı yazarken, "Nedir bu erkeklerin çektikleri?" dediniz mi?
Bir süre sonra "yeter!" diyorsunuz. Ezenin, sömürenin cinsiyeti yok. Sadece yüzyıllardır iktidarlar erkeklerin elinde.
Erkek Oyunları
Eyüphan Erkul
Donkişot Yayınları
Tiyatro
59 s.
Fiyatı: 2.000.000 TL.
KÜLTÜR & SANAT


Sansürlü festival
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Kuklalardan al haberi
Bağımsız kadınlar remix!
Herkesi yenen "Türk"
"Komiklik yapan bir komik değilim!"
Anadolu yollarında bir ‘dede’
Türk sinemasında şiddet
"Sömürenin cinsiyeti yok!"
Gerçeklik nerede başlıyor, hayal nerede?
Eski ama yepyeni...
Akdamar Kilisesi’nin çığlıkları
Keçileri kutsayan ressam
Irkçılık ve aşk
Mühim olan insanlık
Canavar A.Ş.
Porno yönetmeninin dramı
Üniversitede kütüphane komedyası
Tuvalde isyan
Sarayda aşk
Şiir bitti, fotoğraf sürüyor
Ağlaya ağlaya anlatıyor
Türünün tek örneği
Uçurtmayı 35 yıldır uçuruyor!
Bilgiye, İsfahan’a yolculuk
Siyasi kurullarda yeşil tehlike
Yaşamak şakaya gelmez
Haftanın albümleri
Geçen haftanın izleri...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|