29 Nisan 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Üniversitede kütüphane komedyası

İstanbul Üniversitesi’nde seminer kitaplıklarının kapatılması ile gündeme gelen tartışmalar ve öğretim görevlilerinin istifalarına yönelik belirsizlik bir kütüphane komedyası yarattı.

     SEMA ASLAN

     İstanbul Üniversitesi, seminer kitaplıklarının kapatılarak her fakültenin kendi genel kütüphanesinin tek başına hizmet vermesini öngören proje nedeniyle geçtiğimiz hafta tartışmalara sahne oldu. Tartışmaların önemli bir ayağını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taner Tarhan ve kimi öğretim görevlilerinin istifa ettiğine yönelik haberler oluşturuyor.
     Üniversitenin tüm fakültelerinde hummalı bir çalışma var. Koridorlar kitap kolileri, çerçeveler, kırık dolaplar ile dolu. Öğretim görevlileri, öğrenciler ve işçiler, kitaplıklar, koridorlar ve asansörler arasındaki hatta yoğunlaşmış. Özellikle sosyal bilimleri bünyesinde toplayan Edebiyat Fakültesi’nde tepkiye neden olan proje, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve İstanbul Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümü öğretim görevlilerinin ortak çalışmasıyla gündeme gelmiş. Merkezi uygulama fikri, seminer kitaplıklarının zaten atıl olduğu, çoğunun anahtarlarının yerinin bile bilinmediği ve güncelliklerini yitirdiği iddiaları ile temellendiriliyor.
     Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz İstanbul Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Nur Serter, seminer kitaplıklarının kullanılmaz halde olduğunu belirtiyor ve ekliyor: "1980’lerde başlatılan tasarruf tedbirlerinden sonra hemen hemen hiç kullanılamaz hale gelen seminer kitaplıklarına kütüphaneci tahsis etmek imkânsızdı. Buralara yeni yayın alabilme imkânı da yoktu. Çok büyük bir kısmı kapalıydı ve tozlanmaya terkedilmişti. Araştırmacının isteğine cevap verecek durumda değildi. Bu nedenle kütüphanecilik bölümü öğretim üyeleri ve kütüphanecilik uzmanları bu kütüphanelerin ya fakülte kütüphaneleriyle ya da İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ile birleştirilmesini önerdiler."
     Edebiyat Fakültesi’nde 16’sı seminer kitaplığı olmak üzere 17 kütüphane var. Fakültede bulunan toplam kitap sayısı 220 bin. Bunun yarısı genel kitaplıkta diğer yarısı da seminer kitaplıklarında. Fakülte öğrencileri ve öğretim görevlileri, ömürlerinin seminer kitaplıklarında geçtiğini söylüyorlar. Nedir seminer kitaplığı? İsimlerini vermek istemeyen fakat bizlerle bilgilerini paylaşan hocalar anlatıyor: "Sosyal bilimlerin bulunduğu her yerde mutlaka seminer kitaplıkları vardır. Seminer kitaplıkları olmadan sosyal bilimlerde bilim üretemezsiniz. Seminer kitaplıkları ana bilim dalları ya da kürsülerde olması gereken en acil kitapların bir arada bulunduğu ünitelerdir." İstanbul Üniversitesi Hititoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Dinçol, seminer kitaplıklarının özellikle edebiyat fakültelerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve bu kitaplıkların kapatılmasıyla bir devrin de noktalandığını belirtiyor: "1933’teki üniversite reformundan sonra kuruldu seminer kitaplıkları. Tamamen Avrupa sistemidir. Özellikle Almanya’da en geçerli çalışma ve araştırma unsurlarından bir tanesi."
     Sorunu "Kitaplıklara kaç adımda ulaşılabilir?"e indirgemeden, kitaplardaki bütünlüğe dikkat çeken öğretim görevlileri kendi çalışmaları açısından bu kitaplıkların önemli olduğunu söylüyorlar: "Bizim çalışmalarımız mozaik gibidir, mozayiği bozduğunuz zaman çalışma sekteye uğrar. Yazacağımız en basit makalede ulaşmamız gereken kitap sayısı 20 - 30’dur. Seminer kitaplıkları bu anlamda da çok önemli; kitabı kitaplıkta incelersiniz. Ama genel kütüphanedeki herhangi bir kitap bir başkası tarafından alınmış olabilir, bu durumda o kitaba ulaşmanız en iyi ihtimalle bir aydır."
     Seminer kitaplıklarını kullanan öğrenci / araştırmacı sayısının azlığı üzerine yapılan tartışmalar da, uzmanlık kitaplarının sadece ilgili alanlarda eğitim gören kişilerce okunduğu düşünülünce anlamsız kalıyor.
     Çalışmaların önemli ölçüde tamamlandığı "kütüphane operasyonu" ile ilgili bir diğer tepki de kitapların elverişsiz ortamdaki depoda muhafaza edildiği yönünde. Serter, "Elverişsiz ortamdaki depo diye bir şey yok. Kitaplar şu anda kütüphanenin ikinci alanı olarak kullanılacak bölüme götürülüyor," diyor, fakat bu "Şu anda neredeler?" sorusuna karşılık gelmiyor.
     İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taner Tarhan ve kimi öğretim görevlilerinin istifa ettiğine ilişkin bilgiye de yalanlıyor Serter: "Dekan istifa etmedi. Edebiyat fakültesinde tek bir kişi istifa etmedi." Serter’in yanından ayrılıp tekrar Edebiyat Fakültesi’ne dönüyoruz: Kimse istifa etmemiş? İstifa dilekçelerini akademik yılın sonundan itibaren geçerli olmak üzere Dekanlık’a verdiklerini belirten öğretim üyelerinden birinin yanıtı şaşırtıcı: "Şu anda karşınızda istifa etmiş hocalardan biri duruyor!"
     
     
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Sansürlü festival
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Kuklalardan al haberi
Bağımsız kadınlar remix!
Herkesi yenen "Türk"
"Komiklik yapan bir komik değilim!"
Anadolu yollarında bir ‘dede’
Türk sinemasında şiddet
"Sömürenin cinsiyeti yok!"
Gerçeklik nerede başlıyor, hayal nerede?
Eski ama yepyeni...
Akdamar Kilisesi’nin çığlıkları
Keçileri kutsayan ressam
Irkçılık ve aşk
Mühim olan insanlık
Canavar A.Ş.
Porno yönetmeninin dramı
Üniversitede kütüphane komedyası
Tuvalde isyan
Sarayda aşk
Şiir bitti, fotoğraf sürüyor
Ağlaya ağlaya anlatıyor
Türünün tek örneği
Uçurtmayı 35 yıldır uçuruyor!
Bilgiye, İsfahan’a yolculuk
Siyasi kurullarda yeşil tehlike
Yaşamak şakaya gelmez
Haftanın albümleri
Geçen haftanın izleri...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet