
|

Sarayda aşk
Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde ilk kez 1959’da sahnelenen, Wolfgang Amadeus Mozart’ın "Saraydan Kız Kaçırma" operası, yeniden izleyici karşısında.
TÜREL EZİCİ
Wolfgang Amadeus Mozart... Müziğin evrensel tarihinde tüm zamanların ötesine taşan bir dahi... Kapitalizmin kurumlaşma çalkantıları içindeki 18. yy.’da, akıl - duygu dengesini kollamaya çalışan, kendini ifade etmekte zorlanan küçük burjuva aydının müzikteki temsilcisi... Voltaire, Rousseau, Beumarchais, Diderot ve diğerleriyle birlikte insanlığın önünde açılan bu "yeni" çağın belirsizliğini genç yüreğinde duyan Mozart, krallara, prenslere, yeni zenginlere müzik yazar. Hepsinde ortak olan hayat acısı, yaralanan insan özünün başkaldırısı, yapıtlarına şiirsel coşku, öznellik, dinamizm, ironi, hüzün olarak yansır ve Romantizm’i önceler. Mozart çağının tüm gerilimini, müziğinde kolayca seçilen Dionisoscu nükteye, coşkuya, başkaldırıya, derinden derine Apolloncu bir ölçü getirerek yansıtır. Belki de Mozart’ın Türk müziğinin güçlü vurma çalgılarında, özellikle mehter davulunda, zillerinde bulduğu tınılar, Osmanlı fetihlerinden kalma bir Türkomainin etkisinden çok, çağının başkaldırı ruhuna, özgürlük özlemine uygun olanı keşfedişindendir. "K.219" no’lu keman konçertosundaki ("Türk Konçertosu") marşın incelikli bir rondo ile dengelenmesi, "La Majör Piyano Sonatı"nın son bölümündeki marş, "Alla Turca"nın coşkuyu ve inceliği buluşturan bireşimini, sadece 18.yy. Batı müziğindeki Türk modasının psikolojik-egzotik-estetik yansıması olarak değerlendirebilir miyiz?
Mozart, "Sarayda Kıskançlık" balesi, "Zaide", "Saraydan Kız Kaçırma" ve "Kahire Kızı" komik operalarının (opera buffa) müziğini, yakın doğu, genellikle Türk geleneksel yaşayışı üzerine kurar. "Saraydan Kız Kaçırma" (Die Entführung aus dem Serail) ya da diğer adıyla "Belmonte ve Constanze"yi, 27 yaşında, yaşamının en hareketli döneminde yazar. Operanın ilk sahnelenişinden (1782) hemen sonra, babasının tepkisine rağmen, eski sevgilisi Aloysia’nın kızkardeşi Constanze Weber ile evlenir. "Belmonte ile Constanze"nin öyküsü, bir bakıma Mozart ile Constanze’nin engellere karşın mutlu sonla noktalanan aşk öyküsüne benzer. Uzam, bir Osmanlı Paşası’nın yalısıdır. Dolantılı aşk öyküsü üzerine kurulu oyun, Selim Paşa ve Haremağası Osmin’in (Osman) tutsak İspanyol aşıkların önünden çekilişiyle mutlu sona ulaşır. Böylece kapitalist Avrupa’da günlük yaşamın acı üreten çelişkisine, sanat aracılığıyla çare arayan 18. yy. dramlarında rastladığımız "acıma estetiği"ne uyulmuş, estetik adalet gerçekleşmiş, "bireysel vicdan" yüceltilmiş olur.
Operanın Christoph Friedrich Bretzner’in Alman dilinde yazdığı ilk librettosu, Gottlieb Stephanie tarafından daha sonra yeniden düzenlendi.
Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde ilk kez 1959’da sahnelenen "Saraydan Kız Kaçırma"nın prömiyer gecesi ilk temsilin sanatçılarının ödül töreni ile duygulu anlara sahne oldu. Tören sonrası sahne alan genç sanatçıların üç perde boyunca sergiledikleri teknik - artistik performans, Türk şanındaki gelişimin Batı ölçülerini aratmayan bir düzeye ulaştığının kanıtıydı. Başrolleri değişik kastlarla çalışan, koro bölümlerinde budamalar yapan İtalyan rejisör V. Grisostomi Travaglini, özellikle sahne değişimlerinde boşluklara yol açan, zaman zaman oyunun gereksindiği dinamik ritmin gerisine düşen klasik sahneleme yönteminde ve sahne tasarımında karar kılmıştı. Winfried Müller yönetimindeki orkestra ile solistler, toplu solistler ve koro arasındaki güçlü uyum çok etkileyiciydi. Şarkıların rahat - güzel söylenişi, solistlerin ses renkleri ve kıvraklıklarıyla zenginleşen müzikalitesinin yanı sıra, "Saraydan Kız Kaçırma", dansları ve görsel atmosferiyle de seyircinin coşkulu alkışlarını hak ediyordu.
Ankara Devlet Opera ve Balesi
(0312) 324 22 10
"Saraydan Kız Kaçırma"
Müzik: W.A. Mozart Orkestra Şefi: Winfried Müller Rejisör: Vincenzo Grisostomi Travaglini Dekor - Kostüm: Savaş Camgöz Koro Şefi: Sunay Muratov Koreografi: Deniz Çığ Işık: Stefano Pirandello, Fuat Gök Başroller: Okan Şenozan, Feryal Türkoğlu, Hülya Kazan, Donald George, Haser Tek, Tuncay Kurtoğlu.
KÜLTÜR & SANAT


Sansürlü festival
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Kuklalardan al haberi
Bağımsız kadınlar remix!
Herkesi yenen "Türk"
"Komiklik yapan bir komik değilim!"
Anadolu yollarında bir ‘dede’
Türk sinemasında şiddet
"Sömürenin cinsiyeti yok!"
Gerçeklik nerede başlıyor, hayal nerede?
Eski ama yepyeni...
Akdamar Kilisesi’nin çığlıkları
Keçileri kutsayan ressam
Irkçılık ve aşk
Mühim olan insanlık
Canavar A.Ş.
Porno yönetmeninin dramı
Üniversitede kütüphane komedyası
Tuvalde isyan
Sarayda aşk
Şiir bitti, fotoğraf sürüyor
Ağlaya ağlaya anlatıyor
Türünün tek örneği
Uçurtmayı 35 yıldır uçuruyor!
Bilgiye, İsfahan’a yolculuk
Siyasi kurullarda yeşil tehlike
Yaşamak şakaya gelmez
Haftanın albümleri
Geçen haftanın izleri...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|