
|

Uçurtmayı 35 yıldır uçuruyor!
Seksenli yıllarda Türk sinemasının kalburüstü filmlerine imza atan Tunç Başaran, İstanbul Film Festivali’nin Ustalara Saygı bölümünde yer alıyor.
İstanbul Film Festivali açılışında Onur Ödülü alan Tunç Başaran, Türk sinemasının Yeni Kuşak yönetmenlerinden biri. 1960’ların ortalarında Fransız Yeni Dalga’sının da etkisiyle sinemaya başlayan gençlerden. Bugün 35 yıllık bir kariyere sahip olan Başaran’ın seksenli yıllarda imza attığı filmler Ustalara Saygı bölümünde gösteriliyor.
Yeni kuşağın hayatta kalan yönetmenleri arasında hala aktif biçimde sinema yapan tek kişinin Tunç Başaran olduğu düşünülürse İstanbul Film Festivali’nin Onur Ödülü’nü ona verme nedeni daha iyi anlaşılır.
Başaran, her türde film çekebilen eski ustalardan biri. 1938 doğumlu Sinemaya Memduh Ün’ün asistanı olarak şanslı bir giriş yapan Başaran, piyasa koşullarında istediği kariyeri yapma fırsatı bulamadı. İlk filmi "Hayat Kavgası" (1964) ve onu izleyen Orhan Kemal uyarlaması "Murtaza" (1965) ilgiyle karşılandı. Daha sonra art arda Yeşilçam ölçeğinde aksiyon ve edebiyat uyarlaması serüven filmleri çekti. Yetmişli yılların başında ise dönemin ilgi gören fantastik ve western türlerine yöneldi. 40 civarında film çeken Başaran, 1973’te sinemaya ara verip reklam sektörüne geçti.
Başaran, 1986 yılında "Biri ve Diğerleri" ile yeniden setlere döndü. Aytaç Arman ve Meral Oğuz’un bir gece bir barda karşılaşan, aşk arayışı içindeki iki bireyi canladırdığı film toplu gösteride yer alıyor.
Diğer filmlerden "Uçurtmayı Vurmasınlar" Başaran’ın başyapıtı. Feride Çiçekoğlu’nun senaryosunu yazdığı film, kadınlar hapishanesinde annesiyle birlikte yaşayan Barış adlı çocuğun bir siyasi mahkumla yakınlığı çerçevesinde özgürlük duygusunu anlatan film, binlerce izleyiciye gözyaşı döktürdü. 8. İstanbul Film Festivali’nde de En İyi Türk Filmi seçildi.
Kemal Demirel’in "Evimizin İnsanları" adlı öyküsünden Ümit Ünal’ın senaryolaştırdığı, İkinci Dünya Savaşı sırasında geçen "Piano Piano Bacaksızöda Başaran bir kez daha çocuk gözünden bir anlatımla izleyicileri yüreklerinden yakaladı.
Ayla Kutlu’nun aynı adlı romanından uyarladığı "Sen de Gitme", 1. Dünya Savaşı sırasında, Antakya’da yaşanan bir aşk öyküsünü anlatır. Rum ailenin güzel ama zihinsel engelli kızı Triandafilis’in önce bir Fransız sonra bir Türk askerine aşık olur...
Toplu gösterideki son film Ayşe Nil’in manik depresif bir kadının kocasıyla ilişkilerini anlattığı, otobiyografik nitelikli romanının uyarlaması "Kaçıklık Diploması".
KÜLTÜR & SANAT


Sansürlü festival
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Kuklalardan al haberi
Bağımsız kadınlar remix!
Herkesi yenen "Türk"
"Komiklik yapan bir komik değilim!"
Anadolu yollarında bir ‘dede’
Türk sinemasında şiddet
"Sömürenin cinsiyeti yok!"
Gerçeklik nerede başlıyor, hayal nerede?
Eski ama yepyeni...
Akdamar Kilisesi’nin çığlıkları
Keçileri kutsayan ressam
Irkçılık ve aşk
Mühim olan insanlık
Canavar A.Ş.
Porno yönetmeninin dramı
Üniversitede kütüphane komedyası
Tuvalde isyan
Sarayda aşk
Şiir bitti, fotoğraf sürüyor
Ağlaya ağlaya anlatıyor
Türünün tek örneği
Uçurtmayı 35 yıldır uçuruyor!
Bilgiye, İsfahan’a yolculuk
Siyasi kurullarda yeşil tehlike
Yaşamak şakaya gelmez
Haftanın albümleri
Geçen haftanın izleri...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|