29 Nisan 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Yaşamak şakaya gelmez

Ankara, Nâzım’ı anmaya devam ediyor. "Yaşamaya Dair", müzik, şiir ve tiyatronun renkli bir birlikteliği.

     Yani nasıl ve nerde olursak olalım / hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak..." diye kutsar Nâzım Hikmet, hayata olan sevdasının ve kavgasına denk inancının kudretini. ‘Nâzım Yılı’nın soluk soluğa kutlanma telaşına düşüldüğü gösteri sanatlarımızda boy veren Nâzım projelerine bu kez Ankara’dan bir yenisi eklendi. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nde sahnelenen "Yaşamaya Dair" başlıklı eser müzik, şiir ve tiyatronun renkli bir birlikteliğine evsahipliği yapıyor. Eseri, kurgulayan, sahneye koyan ve yorumlayan Tamer Levent. Türk müzikleri, otantik caz motifleri ve digital tınılarla harmanlanmış ezgilerin eşliğinde gelişen "Yaşamaya Dair"in müziklerini ise Ali Aykaç hazırlamış.
     10 kişilik bir ekip eşliğinde yorumlanan eserin bir diğer özeliği orkestrada Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Remzi Buharalı’nın bulunması. Buharalı bu proje için iki yıl aradan sonra, epeydir uzak kaldığı eline dahi alma fırsatını bulamadığı trombonuyla yeniden sahneye dönüyor. Remzi Buharalı projenin oluşum aşamasında genel müdürlük odasına kapanıp saatlerce prova yapmış!
     Nâzım Hikmet şiirinin belirgin izlekleri "başkaldırı", "direnme", "umut" ve "sevda" kavramlarından yola çıkan "Yaşamaya Dair"in kurgusunu Tamer Levent şöyle özetliyor: "Yaşamaya Dair’in şiirleri, bir insanın direnme, başkalarını örgütlenmeye çağırma, birlikte olmanın çoşkusunu paylaşma, kişisel sorunların mücadeleye engel olamaması konularını işliyor. Ellisinde, daha demirkapıların açılmasına 18 yıl varken bile yaşamla bağını koparmayan, yetmişinde insanlara zeytin ağacı dikmeyi öneren bir kurguya sahip. Bu, insanın kendini tanıma, kendisini başkalarına ifade etme, ‘bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine’ demokrat olma serüveninin, özeleştiri yapmanın, sadece şiirlerle anlatıldığı, bir yapı."
     "Yaşamaya Dair", Nâzım Hikmet’in şiirleri aracılığıyla ozanın otobiyografik portresini çizmeye yönelik bir çalışma değil. Levent buna rağmen Nâzım’ın bütün şiirlerinde yaşadığı olayların yorumu, ve kendisi üzerinde yarattığı etkilerin ifade edilmesinin hakim olduğunu düşünüyor: "Bu doğrultuda şiirler art arda sıralandığında, kendiliğinden bir otobiyografi de çıkabiliyor. Ancak, projenin esasını Nâzım’ın felsefesi ve direnme gücü oluşuyor."
     
     Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü
     (0312) 324 22 10
     
     
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Sansürlü festival
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Kuklalardan al haberi
Bağımsız kadınlar remix!
Herkesi yenen "Türk"
"Komiklik yapan bir komik değilim!"
Anadolu yollarında bir ‘dede’
Türk sinemasında şiddet
"Sömürenin cinsiyeti yok!"
Gerçeklik nerede başlıyor, hayal nerede?
Eski ama yepyeni...
Akdamar Kilisesi’nin çığlıkları
Keçileri kutsayan ressam
Irkçılık ve aşk
Mühim olan insanlık
Canavar A.Ş.
Porno yönetmeninin dramı
Üniversitede kütüphane komedyası
Tuvalde isyan
Sarayda aşk
Şiir bitti, fotoğraf sürüyor
Ağlaya ağlaya anlatıyor
Türünün tek örneği
Uçurtmayı 35 yıldır uçuruyor!
Bilgiye, İsfahan’a yolculuk
Siyasi kurullarda yeşil tehlike
Yaşamak şakaya gelmez
Haftanın albümleri
Geçen haftanın izleri...
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet