
|

Büyük iş
Galatasaray, bu sezon teknik direktör Lucescu yönetiminde büyük bir başarıya imza attı. Şampiyonlar Ligi’nin ikinci turunda devlerin bulunduğu grupta çeyrek final şansını son maçta kaçırdı. Türkiye liginde ise bitime bir hafta kala şampiyonluk ipini göğüsledi.
Sezon öncesi çok önemli oyuncular transferde kaybedildi. Yeni gelenlerde ise flaş isimler yoktu. Sezon içinde de Popescu, Ümit Davala ve Hakan Ünsal ayrıldılar. Şampiyonlar Ligi’nde ön elemeler dahil toplam 16 zorlu karşılaşma oynandı. Bir de milli maçları eklersek, futbolcular çok ağır bir trafik yaşadılar. Bu şartlarda Türkiye ligini de lider bitirmek taktir edilmesi gereken bir olaydı.
Büyük başarıdaki başlıca etkenler sistem ve takım ruhuydu. Lucescu, Fatih Terim’in dört senede binbir emekle oturttuğu sistemi devam ettirdi. İdman ciddiyeti, motivasyon, bütün oyuncuları hazır tutmak, çağdaş model, ön liberolu dörtlü defans uygulaması Terim’le aynı felsefelerdi. Tabii ki Lucescu, yeni oyuncuların yapılarını göz önüne alarak, dar alan presiyle sahanın bütünün kullanıldığı kontrollü anlayışı birleştirdi. Takımın değişik görev bölgelerinde her türlü alternatifleri elinde tuttu. İlerlemiş yaşına rağmen Kaptan Bülent’le Emre’nin çizgi defans uygulamasındaki uyumları ve istikrarlı performanslarının, Avrupa’nın en güçlü takımlarındaki defans oyuncularıyla aynı ayarda olacağı kimsenin aklına gelmezdi. Bütün ekip, kolektif bir başarı sergiledi. Tabii ki ön plana çıkan isimler vardı. Ergün, üstün klası ve her geçen gün olgunlaşan oyun anlayışıyla Galatasaray’da beyin görevini tam randımanla yerine getirdi. Adam eksilten özellikleriyle Hasan Şaş lokomotifti. Ayrıca Taffarel’den boşalan kalede de Mondragon dev gibi büyüdü. Galatasaray’ın deplasman maçlarındaki puan kayıpları hiç düşünülmeden eleştirildi. Dar kadroyla Avrupa’nın geniş kadrolu güçlü takımlarının karşısında her hafta savaş vermek, zoru başarmak için mecburen sınırsız enerji harcamak, takımı fiziksel ve zihinsel hırpaladı. Bu da doğal olarak ligde deplasman maçlarına olumsuz yansıdı. Ama Şampiyonlar Ligi’nden elendikten sonra Galatasaray bütün deplasmanlarını oyuna sürekli hükmederek, gol yemeden kazandı.
Lucescu geçen sene de teknik adam başarısı sergiledi. UEFA Kupası kazanmış, dört sene büyük başarılara imza atmış Galatasaray’da Fatih Terim’in yerine teknik direktör oldu. Hakan Şükür gibi alternatifi olmayan çağdaş forvet İtalya’ya gitti. Kilit oyuncuların arka arkaya ciddi sakatlıkları gündeme geldi. Ligde ikincilikle yetinildi, ama Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynamak, Real Madrid gibi bir takımdan Süper Kupa’yı almak çok önemli olaylardı.
Sonuç olarak diyoruz ki, Lucescu, Galatasaray’da büyük iş başardı. Ayrıca, her zaman vurguladığımız gibi günümüz futbolunda sistemin ve kolektif uyumun ne kadar önem taşıdığının ülkemizdeki en canlı örneği Galatasaray’dır.
ourundul@milliyet.com.tr
SPOR


DOST ACI SÖYLER
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa'dan futbol
Renault virajı döndü
2. ve 3. Lig
Lakers yarı finale çıktı
Kraliçe Eczacı
Sergio itirafı
Yıldızlara seyahat
Üçlü koalisyon başardı
SÜMER’İN HESABI
O şimdi yüzbaşı
Nefes nefese yarış
Kara tahta
Basından seçmeler
Hüsnü Çil Milliyet’te
Bol şans Ataman
Yorgun savaşçılar
Yumruklar ıska geçti
Haber Turu
Büyük iş
SAYFA BAŞI

|
|
|