30 Nisan 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Bu ne biçim devlet idaresi?

     Adalet Bakanı Türk, Cumhurbaşkanı Sezer'i eleştiriyor, gazetelerin dolduruşuna geldiği iddiasıyla...
     Cumhurbaşkanı Sezer, Adalet Bakanı Türk'ü eleştiriyor, vetosunun gerekçesini okumadan konuştuğu iddiasıyla...
     Başbakan Ecevit, çıkan yasayı içine sindiremediğini söylüyor, altında birinci imzanın kendisine ait olduğunu unutarak...
     Cumhurbaşkanı Sezer yasa için 330 oyun gerekli olduğunu savunurken, Adalet Bakanı Türk tam tersi diyor.
     Yürütme'nin havası başka.
     Yasama'nınki başka.
     Yargı'nınki başka.
     Cumhurbaşkanı'nki başka...
     Herkes ayrı telden çalıyor.
     Devleti oluşturan organlar halkın gözü önünde birbirine ters düşüyor. Birbirine giriyor.
     Devlet büyükleri halkın gözü önünde sanki bir tiyatro sahnesindeler. Oyun oynuyorlar. Bir devletin nasıl yönetilmemesi gerektiğini anlatan bir oyun...
     Olacak şey değil.
     Tam bir arapsaçı!
     Anlayan beri gelsin.
     Bu arada toplumun adalet duygusu yaralanıyor. Katillere, Ağca'lara, Kırcı'lara gün doğuyor.
     Böyle devlet idaresi olur mu?
     Siyaset kurumunun, adalet kurumunun saygınlığı, güvenilirliği kalır mı böyle?
     Bu ne biçim iş?
     Tımarhane!
     Ne acı, ne yazık.
     Neresinden tutacaksın ki?
     Oturup neresinden yazacaksın ki?
     Bir af konusu nasıl bu kadar ele yüze bulaştırılır? İnsanların adalet duygusu nasıl bu kadar ayaklar altına alınır?
     Ne zaman vazgeçilecek bu kötü alışkanlıktan, af uygulamalarından? Af bu ülkede çok ender rastlanabilecek binde birlik istinalar dışında gündemden kaldırılmayacak mı? Ciddi hukuk devleti anlayışı bizdeki af uygulamalarından vazgeçilmesini gerektirmiyor mu?
     Böyle zırt pırt af çıkan bir ülkede yasalara güven mi kalır?
     Devlete güven mi kalır?
     Adalete güven mi kalır?
     Herkes, her önüne gelen yasaları delik deşik eder böyle bir devlet düzeninde. Nasıl olsa günü gelir bir afla yakayı sıyırırım düşüncesinin egemen olduğu bir toplumda, orman kanunları geçerli olmaya başlar.
     Yapanın yanına nasıl olsa kar kalıyor duygusunun damgasını vurduğu ortamda, hukuk değil hukuksuzluk kural haline gelir.
     Yargıyla yasamanın, yürütmenin alanları birbirinin içine girer. Demokrasileri yaşatan kuvvetler ayrılığı yok olur.
     Akıl alır gibi değil.
     Devlet organları arasında uyum nerede? Bir iç diyalog olmaz mı? Neyin nasıl yapılacağı konusunda fikir alış verişinden bu kadar yoksun biçimde hangi devlet yönetilebilir?
     Başbakan içine sindiremiyormuş!
     İyi güzel.
     Ama parlamentoya gönderilen tasarının altında, en başta kendi imzası yok mu?
     Basın suçlanıyor.
     Suçlanmadan önce oturup insan böylesine duyarlı bir yasa tasarısını kamuoyuna anlatmaz mı? İkna etmeye çalışmaz mı? Kaygılar konusunda gerekli bilgilendirmeyi yapamaz mı? Barolardan, hukuk fakültelerinden görüş alamaz mı?
     Bu ne biçim iş, lütfen söyleyin. Böylesine bir karmaşa olur mu devlet idaresinde?
     Adalet duygusu paramparça ediliyor.
     Devlet idaresi güme gidiyor.
     Yazık!
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Tütünden üniversiteye

Melih AŞIK
Hiç umulmayan

Fikret BİLA
‘Bizi iki turlu kurtarır!’

Hasan CEMAL
Bu ne biçim devlet idaresi?

Güneri CIVAOĞLU
Bir başyapıt: GS

Can DÜNDAR
Bu fotoğraf nasıl değişir?

Abbas GÜÇLÜ
İzmir'de esen bilim rüzgarı

Sami KOHEN
Arafat'ın (yeniden) dönüşü

Mehmet Y. YILMAZ
Koltuk sevdasına bağlı sindirim bozukluğu

Tuncay ÖZKAN
Af denilen deli gömleği

Derya SAZAK
TBMM albümünden Canver'li anılar

Meral TAMER
10’a mal olmuş fabrikanı 5’e satacaksın!

Güngör URAS
Halkın vergisi Merkez Bankası’nın kârı oldu

Serpil YILMAZ
Bu Meclis’i alkışlayın!

M. Ali BİRAND
Siyaset yapmanın koşulları...

© 2002 Milliyet