
|



Bu Meclis’i alkışlayın!
Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, "Bizi alkışlamanız gerekir" diyor. Niye? "Milletvekili seçildiğim Konya’nın yedi ilçesinde Halkbank şubesi kapatıldı. Gıkımız çıkmadı. Seçim bölgemiz diye eskiden olsa muhalefet ederdik."
Kamu bankaları 20 milyar dolar zarar etmiş, biz siyasetçiler artık şube kapatılmasına ses çıkarmıyor diye alkışlayacağız. Bu Meclis’i başka niye alkışlayacağız? Keçeciler devam ediyor: "THY, zarar edeceği kararları alamaz, işadamları kazanacak diye hat koyamaz. THY’yi özelleştiriyoruz. Milletvekilleri THY’de indirimli bilet uygulamasının kalkması için oy verdi." Bunu da alkışlamalıyız!..
Keçeciler açıklıyor: 2002 bütçe açığının 13 katrilyon 486 trilyonu iç borçlanma, 13 katrilyon 467 trilyonu dış borçlanmayla karşılanacak. 2001’de yüzde 9 küçülme oldu. 2002’de yüzde 3 büyüme bekleniyor. Halk işsizlik ve yoksullaşmaya itilmiş. Ancak 2004’te, 2000 düzeyini yakalayacağız. Milletvekilleri artık seçim yatırımı yapmıyor, ucuz bilet peşinde koşmuyor diye Meclis’i alkışlayacağız...
DİSK: Kötü reçete Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası’nın (TTSİS) 21. semineri Marmaris Martı Otel’de düzenlendi. Keçeciler ile birlikte devlet bakanlarından Şevket Bülent Yahnici de konuşmacılar arasındaydı. Seminerin konusu "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı." Programı, işçi ve işveren sendikaları temsilcileri ile birlikte tartışan bakanlar umut dağıtırken, sanayiciler "üretimsiz güçlü ekonomi olmaz" diyor. DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ise "Böyle devam ederse, sosyal patlamayı önleyemezsiniz. Bize kötü reçete veriyor, uygulamamızı istiyorlar" diyerek milyonlarca işsize değiniyor. Toplantı sonunda işçi ve işveren kesimi üretim artışı beklentisinde buluşuyor.
Yahnici de kaba bir hesabı dile getiriyor. "Devlet 100 milyar dolar soyulmuş. 100 milyar dolar PKK ile mücadeleye gitmiş. 20 milyar dolar deprem götürmüş. Ekonomi 10 yılda 250 milyar dolar kayba uğramış. Alın bu yükü dediler. 57. Hükümet yükü üstlenmek zorunda kaldı. Cumhuriyet tarihinin en fazla risk alan hükümetiyiz. Alkışlayın gerçekten."
Soygun mu? Geçmiş olsun! Yahnici konuşmasının başında "Yolsuzluk paraları ödemek isteyen varsa, devlet bunlardan alsın. 6 - 8 ay yatıp, elini kolunu sallayıp, afiyetle paraları yemesinler" derken, "Soyguncunun peşine düşülürken, reel sektör zarar görüyor" diye bir endişe taşıyor. Peki bu yolsuzlukların üzerine nasıl gidilecek? Soruyu kendisine yönelttiğimde yanıtı "Geçmiş olsun!"
Panelin madorotörü Tevfik Altınok ile yolsuzlukları konuşuyorum. Kamu bankalarının başında olduğu dönemden verdiği örnekle, "Hortumlamanın tam rakamı çıkmadı" açıklamasını getiriyor. Niye çıkmıyor?
Peki sanayici ne desin? Vestel Grubu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu özetliyor. "Bir Halkbank kurtarılacak diye, sanayideki 30 Halkbank’ı yok ettiler." Çimento ve tekstil yatırımları bulunan Ahmet Eren de "Tütüne 5 fazla veririm diyenler, kapanan havalimanlarını törenlerle açanlar, eksik kapasite ile çalışan otoyollarını yaptıranlar, gelecek seçimlere yatırım yaptılar: Mazlum üreticiler!" diye sesleniyor.
TTİSS’nin geçen yılki seminerinde benzer görüşleri, Devlet Bakanı Kemal Derviş’ten dinlemiştik. Derviş, "Ekonomi ile siyaset birbirinden ayrılmalı" demişti. Bunun üzerine kürsüye çıkan Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan’ın yanıtı "Bizim gidecek ülkemiz yok" oluvermişti.
Kimse bir yere gitmedi. Aksine gelenler oluyor. Varan 2: Mehmet Ali Bayar...
Siyaset umut vermek zorunda.
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|