02 Mayıs 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



İlk cam okulu

Sanatseverlerin, camın sunduğu sınırsız hareket alanında kendi fikirlerini uygulama imkânı bulabilecekleri Türkiye’nin ilk cam okulu açıldı. Okul binasındaki cam sergisi de görmeye değer.

     NİLGÜN BULUT

     Işıltı ve şeffaflığın sembolü cam, ona gönül verenlere sınırsız imkânlar sunan bir malzeme... Camı işlemek; eritme fırınının yüksek ısısına dayanmak, akışkan olan malzemeyi yerçekiminden korumak ve tüm bunları yaparken ona şekil vermek gibi uzun ve özveri isteyen bir süreç gerektiriyor. Bir sanat malzemesi olarak cam, Türk plastik sanatlarında hak ettiği yeri sonunda alacağa benziyor. Beykoz Öğümce’de açılan Cam Ocağı, geleneksel Türk cam sanatı ve tasarımlarına yeni bir soluk getiriyor. Yılmaz Yalçınkaya’nın kurucusu olduğu, bağımsız ve kar amacı gütmeyen kurum, cam ve güzel sanatlar eğitimi veriyor. Tasarımları, kullandığı teknoloji ve lüks konaklama koşullarıyla uluslararası düzeyde bir eğitim kurumu olan Cam Ocağı cama gönül veren herkesi aynı çatı altında toplamayı amaçlıyor. Cam Ocağı’nda, camın yanısıra resim, vitray ve seramik eğitiminin verileceği atölyeler de bulunuyor.
     Cam Ocağı, dünyanın dört bir yanından gelen cam ustaları, sıcak cam üfleme, mixed-media, füzyon ve kalıp ile cam şekillenderme gibi birçok alanda öğrencilerine eğitim veriyor. Türk camcılığını, dünya camcılığı ile buluşturmak ve bu sayede gerilemekte olan cam sanatına ivme kazandırmak kurumun önemli hedefleri arasında.
     Türkiye’nin ilk cam okulunu görmek ve sunduğu imkânlardan yararlanmak isteyenler kurumun tanıtımı kapsamında açılan cam sergisini de görebilirler. 29 Nisan’a kadar sürecek olan sergide Lale Andiç, Cenan Uyanusta ve tasarımcı Oya Şenocak Akman’ın yaptıkları cam işleri sergileniyor. Lale Andiç, üfleme döküm tekniğini kullandığı sancak motiflerinin yer aldığı ilginç tasarımlarıyla, Cenan Uyanusta ise cam tasarımlarının yanı sıra akrilik tekniğiyle yaptığı resimleriyle katılıyor sergiye. Bir diğer katılımcı Oya Şenocak Akman’ın, renkli camlardan yaptığı meyvalık ve bardaklar gibi sıradışı cam tasarımlarının arasında, tasarım ödülüne layık görülen "Tamek Şişesi" de yer alıyor. Sergide, camın doğasındaki sınırsızlığı keşfederek, cama yeni formlar kazandıran sanatçıların zorlu çalışmaları karşısında şaşırmamak olanaksızlaşıyor. Akışkan halde bulunan camın, ustaların elinde geçirdiği hızlı değişime soluğu kesilerek kapılıyor insan...
     
     Cam Ocağı Vakfı
     Tel: (0216) 433 36 93
     Bitiş tarihi: 29 Nisan 2002
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Truvalı ozanın 2. Ege çıkartması
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
İlk cam okulu
Dansın büyüsüne davet
Cinsiyet savaşına taktikler
Internet kahramanı Avni Lifij
"Canımın istediği şarkıları söylüyorum"
Kim kral kim soytarı?
"E hadi, yeter artık!"
Süsleme tasarımına farklı bakış
"Kendi masallarımı yazıyorum!"
Dalida ile duran zaman
Kendini sokan film
Moskova’da bir Amerikalı
Kamuoyu deyip geçmeyeceksin!
Maksi mini tadında Sabri Berkeller
Polonya güneşi
Cesur bir Wagner daha!
İntikamın romanı
Ankara’da plastik fuar
Yaşanmışlığın resimleri
Yalnızlık zor zenaat
‘Sinemacının enstrümanı vicdanı’
"İtiraf" Cannes’a gidiyor!
Jüriler, festivalde sansürü tartıştı
Enis Batur vizyonundan meseleler
Müzik dünyasından kısa kısa...
Haftanın albümleri
Kısa mesaj kaygısı
Buluşmak mı bulaşmak mı?
Mudanyalı çocuklar ve Mark Dubois
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet